Bankalarda batık kredi patlaması
Kamu bankalarında takipteki kredilerde büyük artış gözleniyor.

Sektörün takipteki kredileri, 2009’un üçüncü çeyreğinden 2014’ün aynı dönemine gelene dek yüzde 61,67 artarken, kamu bankalarındaki artış, yüzde 131,1 oldu.


Ziraat, Halkbank ve Vakıfbank’ın takipteki kredilerinde büyük artış gözleniyor. Sektörün takipteki kredileri, Eylül 2009’dan 2014’ün aynı dönemine kadar yüzde 61,67 artarken, kamu bankalarındaki artış yüzde 131 oldu. Kamu bankalarının batık kredileri 4,42 milyardan 10,22 milyar TL’ye yükseldi.

Türkiye Bankalar Birliği verileri kapsamında kamu bankalarının takipteki kredileri incelendiğinde ise ilginç bir tablo ortaya çıktı. Ziraat Bankası, 2009 ve 2014 yıllarının en düşük takipteki kredi tutarına sahip banka. Ancak bu çok uzun sürmeyecek. 2009 Eylül ayından 2014 Eylül ayına gelene dek Halk Bankası ve Vakıfbank’ın takipteki kredileri sırasıyla yüzde 131,19 ve yüzde 93,49 artarken Ziraat’te bu artış oranı yüzde 223,94 oldu. Ziraat’in takipteki kredileri 5 yılda 1,83 milyar lira arttı. Bu artış tutarı Halk Bankası’nda 2,08 milyar lira, Vakıfbank’ta ise 1,89 milyar lira olarak istatistiklere yansıdı. Bu artışlar sonucunda takipteki kredilerin tutarı Ziraat’te 2,64 milyar liraya, Halk Bankası’nda 3,67 milyar liraya, Vakıfbank’ta 3,91 milyar liraya yükseldi.

‘Batıklar az gösteriliyor’

Turgut Özal Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ramazan Taş, kamu bankalarının birer KİT olduğuna işaret ederek, kamu ihalelerinin belli kesimlere verildiğini, onların finansmanının da kamu bankalarından sağlandığını kaydetti. Taş, “İhaleyi alan kişiler, kendi öz sermayelerini kullanmıyor veya dışarıdan borçlanmıyor, kamu bankalarından borçlanarak o ihaleleri finanse ediyorlar. Son dönemlerde kamu ihalelerinin sistematik bir şekilde belli kesimlere verilmesi, verimlilik, etkinlik değil de tamamen siyasi yandaşlığa göre verildiğini gösteriyor. Hem ihaleler yüksek fiyattan verildiği için kamu zararı oluşuyor hem de bu ihaleler kamu kaynaklarıyla, kamu bankasıyla finanse edildiği için ve geri dönmeme riski olduğu için çift taraflı bir olumsuzluk ortaya çıkıyor.” dedi. Taş, kamu bankalarında kredinin süresi dolmadan yeniden yapılandırma yapıldığına işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bunun anlamı şu: Vadesi gelip de ödenmeyen borçlar, yani batık krediler, yeniden yapılandırma sözleşmesiyle aklanmış oluyor. Kredi borcu normalde vadesi gelip ödenmesi gerekiyor. Ödenmediği zaman batık krediye dönüşüyor. Batık krediye dönüşünü göstermemek için yeniden yapılandırma sözleşmesi yapılıp 3-4 yıl daha erteleniyor. Böylece batık kredi, devletin üzerine yük olarak kalmış oluyor. Bütün maliyeti de devlet ödemiş oluyor.”

zaman


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211