Başbakan'ın Sözleri Samimi Bulunmadı
 

“Uzun tutukluluk ve askere yönelik operasyonların aniden farkına varılmış ve üzüntü duyulmuş” gibi yapılan açıklamalara hem ana muhalefetten hem de emekli askerler ve diplomatlardan böyle tepki geldi
 
Bir zamanlar ‘savcı’ydı, şimdi...
 
En sert tepkiyi CHP’li Mahmut Tanal verdi: Daha düne kadar “Ben bu davaların savcısıyım” diyen Başbakan’ın şimdi “TSK’ya ynelik tutuklamalarda belge yok, beni incitiyor” demesi; ne kadar tutarsız olduğunu, zamana ve zemine göre hareket ettiğinin göstergesi! Aynı zamanda ülkeyi yönetemediğini kanıtlıyor, acziyet durumu!
 
Taraflara şirin görünme çabası!
 
Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen de Erdoğan’ı samimi bulmadı: Başbakan sıkıştı, birdenbire dönüş yaptı. İmralı açılımının yürüyebilmesi için bazı tavizler verilmesi gerekiyor. Apo’nun durumu ve PKK’ya af pat diye olmaz. Hem askeri de hem teröristleri kapsayacak bir projeyle ortaya çıkıp tepkileri azaltmayı düşünüyorlar.
 
Şangay Beşlisi de nereden çıktı!
 
Emekli Büyükelçi Onur Öymen ise Başbakan’ın AB’yi gözden çıkarıp “Putin’e ‘Bizi Şangay Beşlisi’ne alın’dedim” açıklamasına tepki gösterdi: Klasik ‘tek adam’ yönetimi! Bir devletin 50 yıldır izlediği politika hiçbir yere danışılmadan, konuşulmadan, aklına estiği gibi değiştirilebilir mi? Son derece gayri ciddi bir tavır!
 
Erdoğan’ın sözleri samimi bulunmadı!
 
Tutuklamaları eleştirerek “Donanmaya gönderecek komutanımız kalmadı” diyen Erdoğan’ın 
açıklamalarını hem anamuhalefet hem de emekli asker ve diplomatlar inandırıcı bulmadı  
 
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, katıldığı bir televizyon programında yargıyı sert bir dille eleştirip tutuklamaların terörle mücadeleye zarar verdiğini kaydederek “Bizim neredeyse donanmaya gönderecek komutanımız kalmadı” sözlerini, anamuhalefet, emekli askerler ve diplomatlar samimi bulmadı. Erdoğan, Kanal 24’te Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) yönelik düzenlenen operasyonları eleştirdi. TSK’nın demokratik parlamenter sistemle uyumlu hale geldiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, askerlere yönelik operasyonların terörle mücadelede motivasyonu olumsuz etkilediğini ve mücadelede büyük bir darbe yenmesine neden olabileceğini belirtti. Erdoğan, tutuklama kararlarını da eleştirerek “Bakın bunların içinde karacısı var denizcisi var. Şimdi bizim bu kadar fırkateynlerimiz gemilerimiz vesaire. Yani neredeyse komuta kademesinde oralara gönderilecek subayımız kalmıyor, böyle şey olmaz” diye konuştu.

 
“TSK’ya saldırı var” 

 
Zaman zaman bazı medya organları TSK’ya çok haksız yere saldırının içerisine giriyor. Bakın şu anda içeride 400’e yakın emekli ve muvazzaf subay, astsubayımız var. Bunların hemen hemen ağırlıklı kısmı tutuklu. Ve mağdur veya şüpheli şeklinde zaman zaman çağrılanlar oluyor. Bir ara bir ajan meselesi çıktı. Şimdi hele hele çok daha ağır olanı, yani örgüt kurmaktan, örgüt elemanı olmaktan. Şimdi böyle bir şeyin delilleri kesinse ver hükmünü işi bitir. Ama elinde kesin hükümler yok da sen yüzlerce subayı, astsubayı örgüt elemanı olarak veya örgüt kuran olarak hele hele Genelkurmay Başkanı’nı kalkar da bu şekilde değerlendirirsen burası Silahlı Kuvvetler’in moral değerlerini alt üst eder. O zaman terörle nasıl mücadele edecek bu insanlar? 
 
“Acziyet durumu”

 
Erdoğan’ın bu açıklamalarının tutarsız olduğunu belirten CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, şunları söyledi: “Başbakan ‘Ben bu davanın savcısıyım’ diyordu. Düne kadar ’Ben bu davaların savcısıyım’ diyen bir başbakanın, bugün ‘TSK’ya yönelik tutuklamalarda belge yoktur, beni incitiyor’ şeklindeki cümleleri, ne kadar tutarsız olduğunu, ne kadar işi bilmeyen kişi olduğunu, zamana, mekana, ortama göre hareket ettiğinin açıkça bir göstergesi. Bu, ülkeyi yönetemediğini gösteriyor, acziyet durumudur. Başından itibaren askerleri, yazarları, avukatları, basın mensupları, siyasi partilerin genel başkanlarını, toplumun muhalif olan her kesimini tutukladılar. İleride herkese af istiyorum şeklinde bir noktaya getirdiler. Af söz konusu olursa hukuken hiçbir ayrım yapabilmeniz söz konusu olmaz. Ben A şahsını istiyorum, B şahsını istiyorum deme şansınız yok. Evrensel hukuk ilkeleri bunu söylüyor.”
 
Irkçılığın panzehiri ırkçılık olamaz
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ırkçılığın panzehirinin ırkçılık olamayacağını söyledi. Marmara Üniversitesi’nin 130. kuruluş yıl dönümü etkinliklerinde konuşan Erdoğan, insanların birbirine karşı kibirlenmesinin tehlikeli olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Bir ulusun diğerine üstünlüğünü savunması bu topraklara karşı saygısızlıktır, bu toprakların özüne ihanettir. Bakın parlamentoda milletvekili, sanıyorum akademik kariyeri de var, ulusla millet kavramını birbirine karıştırıyor. Kalkıyor birisi için ’millet’diyor, birisi için ’ulus’diyor. Veya birisi için ’ulus’, diğeri için ’millet’diyor. İçeriğinden haberi yok.” Geçmişte ayrımcılık fitnesi sebebiyle nice gencin hayatı ile oynandığını hatırlatan Erdoğan, “Gençler arasında zaman zaman revaç gören bu ayrımcılık senaryosu hiçbir şekilde millet nezdinde revaç görmedi. Bizim şehitlerimiz var. Onlar bu ülkede ayrımcılığın önündeki en büyük engeldir” dedi. Bu arada Erdoğan’a “Fahri doktora” unvanı verildi.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211