Gülerce'den Tarafa Tepki...
 
Hüseyin Gülerce'nin Zaman gazetesindeki "İftiralara cevaplar..." başlıklı (6 Aralık 2013) yazısı şöyle:

İftiralara cevaplar…

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’ndan, dün çok önemli açıklamalar geldi. Toplumsal uzlaşmayı tehdit eden gerilim üzerine yapılan açıklamalar, hükümet-cemaat meselesiyle ilgili olarak tansiyonu düşürücü yaklaşımıyla da dikkat çekici.

Hükümete, siyasî partilere, sivil topluma tavsiyeler yanında, Hizmet gönüllülerine de hitap edilerek; “Ayrıca meşru taleplerin gündeme getirilmesinde kullanılan üslup, rencide edici ve haksız duruma düşürücü olmamalıdır…” deniyor.

Vakfın açıklamalarında en çarpıcı bölümlerden biri, son günlerde giderek yoğunlaşan iddia ve iftiralara verilen cevaplardır. Hizmet hareketinin CHP’yi destekleyeceği, İstanbul’da -daha adaylığı kesinleşmediği halde- Mustafa Sarıgül için çalışılacağı iddiaları (bence iddiadan öte organize iftira) için şu deniyor: “Camia, gönüllülerine herhangi bir siyasi parti ya da aday yönlendirmesi yapmaz. Özellikle son günlerde hedef gösterici ve tercih belirleyici yaklaşımlar tamamen hayal ürünüdür.”

Son günlerin en insafsız, en vicdansız iftirası ise Hizmet hareketinin AK Parti ve Erdoğan aleyhine, dışarıdan tezgâhlanan komplolara iştirak ettiği yalanıdır. Bu yalana şu tepki veriliyor: “Dershanelerin kapatılmasına gösterilen sivil ve demokratik tepki ile Hizmet hareketinin; “Erdoğan’sız AK Parti”, “Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesini önleme”, “Parti kurup siyasete girme”, “yurtdışı güçlerle AK Parti’ye karşı komplo kurma” gibi siyasi projeler içinde olduğuna dair üretilen komplo teorileri mesnetsizdir, temelsizdir, apaçık iftira ve bühtandır…”

Beni en çok rahatsız eden konulardan biri de Taraf Gazetesi’nin, 2004 MGK kararlarını, günümüze taşıyan bir başlıkla haber yapıp, cemaat-hükümet meselesine malzeme taşımasıdır. Vakfın açıklamasında, dönemin vesayet tahakkümüne işaret edilerek, başka komplo teorileri geçersiz kılınmaktadır: “Kararın, o dönemin anti-demokratik şartlarında sivil iktidarın isteği ve iradesi dışında imzalandığı, bu kararın hükümetin daha sonraki demokratik uygulamalarıyla örtüşmediği görülmektedir.”

Bununla beraber, fişlemeler konusundaki kaygıların varlığına da dikkat çekilmektedir: “Dershanelerin yasaklanma teşebbüsünden kamudaki fişlemelere; medyada yer alan bürokrasideki tasfiyelere kadar, söz konusu MGK kararını çağrıştıran uygulamaların olması kaygı vericidir.”

Vakfın açıklamasında, elbette en dikkat çekici bölüm, geçen seçimlerde gündeme gelen ve özel hayatı ihlal eden kaset komplolarıyla ilgili uyarıdır. Maalesef siyaseti şekillendirme amaçlı servis edilen kasetler, belli mihraklar tarafından ya ima ile ya da doğrudan “cemaat”e mal edilmeye çalışıldı. Allah’tan korkan insanlara bundan daha ağır, bundan daha alçakça saldırı olamaz. Bu defa devletin istihbarat birimleri müteyakkız olsun…

Cemaat-hükümet meselesi üzerinden haftalardır süren tartışmalarda, üslup hataları yüzünden Anadolu insanı üzüldü, kırıldı. Yürekler kavruldu, zihinler bulandı. Artık gönül köprülerinin tamiri zamanıdır. “Sen hatalıydın, yok sen hatalıydın…” yaklaşımından sulha, kalp yumuşamasına kapı aralanamaz.

Açıklamada da ifade edildiği gibi; “Hizmet hareketi, Türkiye’nin gerçek bir demokrasiye, şeffaf ve dört başı mamur bir hukuk devletine kavuşmasını can-u gönülden arzu etmekte, milletin demokratik tercihlerine ve parlamentosuna saygı göstermektedir.” Seçilmiş iktidarlarla, kimsenin alıp veremediği olamaz. İktidarlar da herkesi kucaklamayı, adaleti ve hukukun üstünlüğünü esas alırlarsa, mesele kalmaz…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211