Taksim Dayanışması: Provakasyon girişimi olduğunun farkındayız
 Taksim Dayanışması, Gezi Parkı olayları ve sonrasında yaşanan yargı süreçlerine ilişkin hazırladıkları raporu basın mensupları ile paylaştı.

Grup üyeleri, Taksim ve Gezi Parkı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı stratejik planda yer almasını ‘siyasi iktidar tarafından hazırlanan açık bir provokasyon girişimi’ olarak niteledi. 
Türkiye'yi günlerce meşgul eden ve Gezi Parkı'nda başladıktan sonda sokak olayları şeklinde bütün Türkiye'ye yayılan olaylar ve sonuçları ile ilgili "Hal İhlalleri Raporu Kasım 2014" isimli rapor yayınlandı. Olaylar sonrası yaşanan yargı süreçleri, mağdur olan ailelerin yargı süreçlerinde yaşadıkları zorluklar gibi pek çok alt başlıkta incelenen olaylarla ilgili TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy binasında basın toplantısı düzenlendi. 

Gezi olayları kapsamında hayatlarını kaybedenlerin avukatları, Taksim Dayanışması Grubu üyeleri ve olaylarda yaralananların da katıldığı toplantıda grup adına basın metni okundu. Akif Burak Atalar tarafından okunan metinde, Gezi Parkı ile ilgili hukuki süreç ve son dönemde meydan ve parkla ilgili alınan karara atıfta bulunuldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2015-2019 yılını kapsayan stratejik planında ve 2015 yılı bütçesinde 'Taksim Meydanı Kentsel Tasarım ve Taksim Kışlası Restitüsyon Projesi'nin yer aldığı ve yeniden yapımının hedeflendiğinin öğrenildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

"Tüm dünya tarafından da bilindiği gibi ülkemiz tarihinde görülen en geniş katılımlı demokrasi, kent ve insan hakları mücadelesinin haklılığı yargı kararıyla ispatlanmış, Taksim Meydanı ve Gezi Parkının korunması yüksek yargı kararıyla da güvence altına alınmıştır...İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 19 Kasım 2014 tarihli açıklaması açıkça siyasi iktidarın yargıyı baskı ve kontrol altına alma girişimidir. Bu tür çabalara derhal son verilmelidir... Taksim başta olmak üzere, tüm meydanlar, sokaklar, kamusal alanlar hepimizin ortak değeri ve ortak yaşam alanıdır. Kültürümüz, tarihimiz, bir arada yaşayabilme umudumuzdur. Birkaç kişinin kafasındaki tertip ve düzene’ göre şekillendirilemez.

İBB tarafından yapılan bu hukuksuz ve yok hükmündeki hamlenin ve yargıyı etkilemeye yönelik açıklamanın yerel yönetim mekanizması içinde bir mesele olmaktan çok, siyasi iktidar tarafından hazırlanan açık bir provokasyon girişimi olduğunun bilincindeyiz... Bu nedenle ilgililere tekrar sesleniyoruz hukuksuz ve bilimdışı projelerinizi tekrar uygulamaya kalkmayı aklınızdan dahi geçirmeyin. Taksim Meydanı ve Gezi Parkı artık sadece İstanbul’un değil Türkiye’nin hatta tüm dünyanın koruması altındadır." 

Taksim Dayanışması Genel Sekreter Mücella Yapıcı da, yeni stratejik plan ve Gezi Parkı kenarına yapılmak istenen 'bugüne kadar gördüğümüz en akıl dışı durak uygulaması' ile karşılaştıklarını anlattı. Yapıcı, "Toplumsal duyarlılığımızın da ne kadar büyük safhada olduğunu da gece yarısı olmasına rağmen orada en küçük bir inşaat hareketini gören halkın bu akılsız, cahil inşaat girişimini, durak girişimini engellemesiyle sona erdi." dedi. 

SAMİ ELVAN: OĞLUMUN KATİLLERİ HALA SAKLANIYOR
Toplantıya Okmeydanı'nda meydana gelen olaylarda hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın anne ve babası Sami-Gülsüm Elvan da katıldı. Sami Elvan, oğluna ilişkin yargı sürecinde hiç yol alınamadığını ifade ederek "Sen hala 15 yaşındaki bir çocuğun arkasından kendi taraftarlarına yaranmak için Berkin'i bir terör militanı gibi göstererek hala dolaşıyorsun. Katilleri de hala saklıyorsun. Bizim tek talebimiz Berkin'in davasını tüm Türkiye'nin çocuklarının davası olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı. 

ALİ İSMAİL KORKMAZ’IN AVUKATI: TEK ÇEKİNCEMİZ; İKTİDARIN YARGIYA MÜDAHALESİDİR

Toplantıya Gezi olayları sürecinde farklı illerde hayatlarını kaybeden kişilerin avukatları da katıldı. Olaylarda hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz'ın avukatı Ayhan Erdoğan, Kayseri'de devam eden dava sürecine ilişkin bilgi verdi. Erdoğan, davaya ilişkin bütün görüntü kayıtların silindiğini, hatta görevli bilirkişiler hakkında da görüntüleri sildikleri gerekçesiyle dava açıldığını belirtti. Erdoğan, "Kasten adam öldürmek'ten dava açıldı. Bizim kanaatimiz kasten adam öldürmeyi nitelikli hale getirip… Çünkü eziyet ederek bir öldürme söz konusudur. Bizim Korkmaz davası ile ilgili tek çekincemiz; iktidarın yargıya olan müdahalesidir. Doysa üzerinde taleplerimizi gösterebilecek bütün deliller toplanmıştır." dedi. 

Ankara'daki olaylarda hayatını kaybeden Ethem Sarısülük'ün avukatı Kazım Bayraktar da, kasten adam öldürmeye olası kast denilerek ceza indirimi fırsatı oluşturması için gidildiğini savundu. Bayraktar, "Burada haksız tahrik uygulaması yaptılar. Polise haksız tahrik olur mu? Toplumsal olaylara müdahale görev verilmiş. O bir görev. Bu görev sırasında biraz itiş kakış biraz şiddet olur. Bu şiddete karşı kendisinin yasal şiddet uygulaması emri verilmiş de 'yok ben tahrik oldum' diyorsa polis, mahkeme de o tahrike gerçekten haksız tahrik diyorsa bu bir siyasal tahriktir." şeklinde konuştu.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211