AKP Suriye ile didişirken, Ege ve Akdeniz'i gasp ettiler
Türkiye suni Suriye 'krizi' ile meşgûl edilirken AB-Yunanistan-Rum kesimi şeytan üçgeninde Ege ve Akdeniz’in paylaşımı yapılıyor.
Sözümona dönem başkanlığını Rum kesimi yürüttüğü için AB ile ilişkilerimizi askıya aldık ya, 9 Ekim Salı günü AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barosso ile AB’nin Denizcilik ve Balıkçılıktan Sorumlu Komiseri Marya Damanaki de dahil, AB üyesi ülkelerin bakanları Lefkoşa ve Limasol’da denizcilikle ilgili bir toplantı yaptı. Toplantıda AB’nin Birleşik Denizcilik Politikası belirlendi ve bu kapsamda Limasol Deklarasyonu yayınlandı.
AB’nin 2020 denizcilik vizyonunu çizen uzun ve detaylı deklarasyonu kısaca özetleyelim:
Okyanuslarda ve denizlerde, BM Deniz Hukuku Anlaşması ve diğer ilgili uluslararası anlaşmalar esas alınacak...
AB çıkarlarını korumak için birleşik deniz gözetimi desteklenecek...
Üye ülkeler ve onların sınır ötesi bölgelerinde, birleşik kıyı bölge yönetimi planları geliştirilecek...
Bu teknik ifadelerin Türkiye açısından anlamı şu:
"Yunanistan’ın Ege’de karasularını 12 mile çıkarması, Rum kesiminin Doğu Akdeniz’i egemenlik alanı sayıp, deniz altındaki doğal zenginlikleri kendi malı ilân etmesi BM Deniz Sözleşmesi’nin gereğidir ve doğrudur. Türkiye’nin BM Deniz Sözleşmesi’ni tanımamasını tanımıyoruz..."
AB’nin bu gaspı, Limasol Deklarasyonu’yla sınırlı kalmadı. Geçtiğimiz hafta açıklanan Türkiye İlerleme Raporu ve Genişleme Strateji Belgesi’yle Türkiye’ye de resmen tebliğ edildi. İşte o satırlar:
"AB, AB üyesi devletlerin, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi dâhil, uluslararası hukuka ve AB müktesebatına uygun olarak ikili anlaşmalar yapma ve doğal kaynaklar arama ve bunlardan yararlanmayı da kapsayan tüm egemenlik haklarının altını çizmektedir..."
-O TABLONUN ÖNÜNDE-
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu o deklarasyonun yayınlanmasından bir gün sonra Suriye işlerini bırakıp, Atina’ya gitti.
Davutoğlu’nun ziyaretinden kısa bir süre önce Yunanistan Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopulos’un Meclis Dış İlişkiler Komisyonu’nda şunları söylüyordu:
"Yunanistan, Ege’de hiçbir gri bölge tanımıyor. Bize göre gri bölge yok. Bu konular kesinlikle açıktır. Tartışmaya ve yanlış yorumlamaya açık değillerdir... Münhasır Ekonomik Bölge’nin belirlenmesi ile ilgili olarak da Türkiye’ye net mesajlar verdik, siyasi ve hukuki olarak hazırlandık."
Davutoğlu - Avramopulos buluşmasında ilk dikkat çeken önünde oturdukları tabloydu. Hürriyet Gazetesi Atina Muhabiri Yorgo Kırbaki’nin bildirdiğine göre, 1912 Türk-Yunan Deniz Savaşı’nı konu alan "50 geminin deniz savaşı" isimli bu tablo, 13 yıl önce Yorgo Papandreu’nun Dışişleri Bakanlığı döneminde İsmail Cem’e jest olsun diye kaldırılmıştı. Avramopulos’ın göreve gelmesinden sonra yaptığı ilk iş ise bu tabloyu yeniden astırmak oldu.
Davutoğlu’nun ziyaretinden önce Avramopulos’ın yaptığı açıklama ortada, o tablo da. Buna rağmen görüşmeler "sıcak" geçti. Davutoğlu, "Farklılıklar olabilir, ama vizyonumuz ortak. Türkiye ile Yunanistan’ın elele yürüyebilecekleri ortak bir vizyonları var. İki ülkenin de tüm imkânlarını bir potada birleştirmek istiyoruz. Yunanistan, Türkiye’nin AB üyeliğinin önemini biliyor ve bizi destekliyor" gibi bir tablo çizdi.
Ege’deki anlaşmazlıkların çözümü için iki ülke dışişleri heyetleri arasındaki diyalogun (istikşafi görüşmeler) yeniden başlaması da kararlaştırıldı.
Ancak Davutoğlu’nun Atina’da Yunanlı gazetecilerle sohbetinde söyledikleri çok daha ilginç. İki ülkenin karasuları ve kıta sahanlığı meselelerini halletmesi gerektiğini, Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlarının sonra belirlenebileceğini vurgulayan Davutoğlu, "MEB ilânı için niye bu kadar acele ettiğinizi anlayamıyorum" demiş.
Atı alan Üsküdar’ı geçmiş, bakanımız anlamıyor!..
Suriye’yi bırakıp, Ege ve Akdeniz’de neler olduğuna bakacak, bunları Türk Milleti’ne anlatacak birileri yok mu acaba?
Silivri, Hasdal, Hadımöy ve Maltepe’ye kucak dolusu sevgiler...

Müyesser Yıldız/ODATV


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211