'TÜBİTAK, AKP döneminde yolsuzluklara destek veren yerdir'

Milliyetçi Hareket Partisi Milliyetvekili Özcan Yeniçeri; TÜBİTAK, AKP döneminde yolsuzluklara dolaylı olarak bilimsel destek veren kurum hâline getirilmiştir.” dedi.

'TÜBİTAK, AKP döneminde yolsuzluklara destek veren yerdir'
19 Aralık 2014 Cuma 11:43

Milliyetçi Hareket Partisi Milliyetvekili Özcan Yeniçeri; TÜBİTAK, AKP döneminde yolsuzluklara dolaylı olarak bilimsel destek veren kurum hâline getirilmiştir.” dedi.

MHP Milletvekili Özcan Yeniçeri, TÜBİTAK’ın 2008'den sonra hükûmete bağlanarak saygınlığını kaybettiğini belirterek, “TÜBİTAK'ın bugün geldiği yer ne Türkiye açısından ne de bilimsel faaliyetler yönünden kendisine yakışan bir yerdir. TÜBİTAK, AKP döneminde yolsuzluklara dolaylı olarak bilimsel destek veren kurum hâline getirilmiştir.” dedi.

2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı üzerindeki görüşmelerde konuşan Özcan Yeniçeri, gelinen noktada TÜBİTAK'ın bugün geldiği yerin, ne Türkiye açısından ne de bilimsel faaliyetler yönünden kendisine yakışan bir yer olduğuna işaret ederek, "TÜBİTAK, AKP döneminde yolsuzluklara dolaylı olarak bilimsel destek veren kurum hâline getirilmiştir. Cenab-ı Allah'ın bildiği, kulların da şahit olduğu yolsuzluklarla ilgili konuşma ve görüntüleri montaj, dublaj bağlamına sokmak için TÜBİTAK'ın kullanılmaya çalışılması, kurumun itibar ve güvenine büyük bir darbe vurmuştur. Bugün içi boşaltılmış bir TÜBİTAK'la biz karşı karşıyayız. TÜBİTAK, son zamanlarda yapılan tartışmalı atamalar ve yapılan müdahalelerle de gündeme gelmiştir. Bu durum, TÜBİTAK'ın saygınlığını ciddi bir biçimde rencide etmiştir.” diye konuştu.

Yeniçeri, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı’nın, bilginin, araştırmanın ve sorgulamanın egemen olduğu bir bakanlık olduğunu belirterek, bu bakanlık ve çalışmalarında hissin, duygunun ve hurafenin yeri olmadığını söyledi. Aklın, araştırmanın, incelemenin yerinin olduğunu fakat, hisse ve duyguya yer olmadığını vurgulayan Yeniçeri, “Sayın Bakan, rüşvet ve yolsuzlukla ilgili ses kayıtlarına yönelik olarak yaptığı açıklamada ‘Ben o kayıtları ilk dinlediğimde çok açık bir montaj olduğunu hissettim.’ diyor. Bu yaklaşım ön yargılı ve dogmatiktir. Bilim ve akıl dünyasında hissetmenin yerinin olmadığını biraz önce ifade ettim. Bakanın bu tavrı, ona bağlı olarak faaliyet gösteren TÜBİTAK'ı da etkilemiştir. TÜBİTAK da tamamen Bakanın hislerine uygun bir şekilde, bilimden uzak hissî bir rapor vererek, 'Evet, Bakanın söyledikleri doğrudur' anlamına gelen bir rapor ortaya koymuştur.” ifadelerin kullandı.

Adli Tıp Kurumu’nun da ses kayıtları ile ilgili tam da aksi yönde bir karar açıkladığını hatırlatan Yeniçeri, Adli Tıp'ın 2 bin 593 ayrı ses kaydında uygunluk incelemesi yaparak, Türkçe 2 bin 483 kaydın çözümünde, cümle eklemesi veya cümle çıkartması sonucu anlam bütünlüğünü bozacak değişikliğin tespit edilmediğini söyledi. Yeniçeri, şunları kaydetti:

“Yolsuzları yollu göstermeye TÜBİTAK'ı alet etmek, bu kuruma yapılan en büyük kötülüktür. Sayın Bakan diyor ki ‘Yolla yolsuzluk bir arada olmaz. Eğer bir yerde yolsuzluk yapılıyorsa yola kaynak bulunmaz. Eğer bir yerde yol varsa demek ki kaynaklar yolsuzluğa değil, yola gidiyor.’ Bu da tamamen yanlış kurgulanan bir Aristo mantığıdır. Tam tersi, sorun yola ya da yatırıma ayrılan paranın ne kadarının yola, ne kadarının birilerine aktarılarak yolsuzluğa kurban gittiği sorunudur. Bakanın söylediğinin tam tersine, bir yerde yol varsa orada yolsuzluk da var demektir. Yolsuzluklara, açık olan yollardan gidilir. Hiçbir şeyin olmadığı yerde yolsuzluk da olmaz. Yokta yolsuzluk olmaz, varda yolsuzluk olur. Türkiye'de her zaman yol, baraj, köprü, fabrika oldu ama yolsuzluk da oldu. Ancak, AKP döneminde yolsuzluk tavana vurdu. Bu anlamda, AKP iktidarı ahlaken meşruiyetini yitirmiştir. Bu iktidar siyaseti ahlakileştiremediği için ahlakını siyasileştirerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Yok, yok böyle bir şey! Sayın Bakanın ayrıca ‘Varsa ufak tefek hırsızlıkları falan onu da büyütüp şey yapmaya çalışıyorlar.’ sözleri de vahim ötesi vahimdir. Hırsızlığın küçüğü büyüğü değil, varlığı ya da yokluğu önemlidir. Bir bakan ‘Tamam da az çalıyorlar.’ diyerek hırsızlığa meşruiyet tayin edemez.” 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.