Zana'dan kabul edilemez teklifler

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, "Türkiye Cumhuriyeti Devletine diz çöktürmeyi amaçlayan bu talepler kabul edilemez. Bu tür görüşmeler özünde barışa, silahların susmasına değil ancak teröristleri cesaretlendirmeye yarar. Hiç kimsenin ki bu hiç kimsenin içine Başbakan Erdoğan da dâhildir Türkiye Cumhuriyeti devletine diz çöktürmeye gücü yetmeyecektir." dedi

Zana'dan kabul edilemez teklifler
03 Temmuz 2012 Salı 10:38

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, "Türkiye Cumhuriyeti Devletine diz çöktürmeyi amaçlayan bu talepler kabul edilemez. Bu tür görüşmeler özünde barışa, silahların susmasına değil ancak teröristleri cesaretlendirmeye yarar. Hiç kimsenin ki bu hiç kimsenin içine Başbakan Erdoğan da dâhildir Türkiye Cumhuriyeti devletine diz çöktürmeye gücü yetmeyecektir." dedi

MHP'li Yeniçeri, Basın Toplantısında şunları kaydetti:

Değerli Basın Mensupları

Başbakan Erdoğan’ın “Kürtçenin seçmeli ders olarak okullara konacağını” açıklaması üzerine Leyla Zana, “bu işi Erdoğan çözer” deyince AKP ve bölücü çevrelerinde büyük bir heyecan dalgası oluştu.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Leyla Zana’nın Başbakan için, “Bu işi çözeceğine inanıyorum” sözlerine Demirtaş, “Her kim Başbakan’dan umutluysa bu saflıktır, Ak Parti gibi düşünmektir” dedi.

Demirtaş ve Zana arasında gerçekte “iyi polis-kötü polis” oyunu oynanıyor.

Başbakan, Zana’nın sözlerine "BDP içinde tasfiye hissediyorum” söylemleriyle cevap verdi. Bu söylem aslında Zana’ya destek anlamına geliyordu.

Sonuçta Başbakan Erdoğan ve Leyla Zana önceki gün bir buçuk saat görüştü. Leyla Zana Başbakanla yaptığı görüşmelerde taleplerini şöyle sıraladı.

1.Silahlar susmalıdır.

2.Kürtçenin anadilde eğitimi sağlanmalıdır.

3.Devletin Kürtlerden özür dilemeleridir,

4.Öcalan’a ev hapsi imkanlarının sağlanmalıdır.

5.Oslo görüşmeleri yeniden başlanmalıdır.

Leyla Zana Başbakan Erdoğan’ın diyaloğa açık ve nazik bir tavır sergilediğini belirterek “Silahları bırakın operasyonlar biter gerçekçi olmayan bir taleptir”. Bunun özellikle altını çizdim, diyor.

Unutmamak gerekir ki Leyla Zana “Silah Kürtlerin sigortasıdır” diyen birisidir. Tavrından ve tutumunda herhangi bir değişiklik söz konusu olmadığını talepleri açıkça ortaya koymuştur.

Zana bu talepleriyle gerçekte Türkiye Cumhuriyeti Devletinin terör örgütü karşısında diz çökmesini istemiş olmaktadır.

Öcalan’ın Özgürlük sosyolojisi adlı kitabında ifade ettiği gibi “sınırları dokunmadan millet inşa etme” projesine Başbakan’dan istemiştir. Türk milletine karşı bir başka millet, Türk diline karşı bir başka dil, Türkçe eğitimine karşı bir başka dilde eğitim talep etmek özünde, Öcalan’ın ifade ettiği gibi “sınırlara dokunmadan millet inşa etmek” anlamına gelmektedir. Ana dilde eğitim talebinin amacı budur.

Zana’nın talepleri sonuç itibarıyla “devlet içinde devlet”, “millet içinde millet” ve “bayrak üstünde bayrak” yaratmaya yöneliktir.

Askerin eli kanlı terör mensuplarına karşı operasyon yapmamasını ve bunun sonucu olarak da teröristlere bulundukları yerlere hâkim konumunda bulunması talep edilmiş olmaktadır.

Değerli Basın Mensupları

Başbakan Erdoğan’ın bu bölücü talepler karşısında sessiz ve nazik bir biçimde dinlemede kalması da manidardır.

Zana, kendisini her şeye müsait bir Başbakan ve devlet karşısında bulmanın heyecanı içinde yüksek perdeden bölücü talepleri sıralamakta bir yanlışlık görmemiştir. Bu görüşmeler bölücülüğü cesaretlendirmiş ve ödüllendirmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Devletine diz çöktürmeyi amaçlayan bu talepler kabul edilemez. Bu tür görüşmeler özünde barışa, silahların susmasına değil ancak teröristleri cesaretlendirmeye yarar.

Hiç kimsenin -ki bu hiç kimsenin içine Başbakan Erdoğan da dahildir- Türkiye Cumhuriyeti devletine diz çöktürmeye gücü yetmeyecektir.

Türk milletine hiç kimse ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye kalkmamalıdır. Devleti yönetme makamında olanların bölücülerle el birliği yaparak ülkenin birliğine, bütünlüğüne, varlığına yönelik komplolara iştirak etmemelidir. Devleti temsil edenler görevlerinin gereğinin yaparak terörist unsurların Türkiye’yi tehdit etmelerini engellemelidirler. Bunun yolu da teröristlere teslim olarak değil teröristlerin umutlarını ve hayallerini kökünden yok etmekten geçmektedir.

Teröristlerin, bölücülerin ve yıkıcıların yumuşak yöntemlerle yıkmaya çalıştıkları devlet ve millet bütünlüğüne herkes sahip çıkmalıdır.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.