2025 yılı başında %30 zamla net 22.104 TL, brüt 26.005 TL olarak belirlenen asgari ücret, yükselen enflasyon karşısında çalışanların gelir kaybını telafi etmekte yetersiz kaldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ekim 2025 Enflasyon Raporu’na göre, yıl sonu enflasyonu %43,4 seviyesinde gerçekleşecek. Bu tablo, hane halkı bütçelerinde reel gelir kaybının sürdüğünü gösteriyor.
TÜİK’in 2025 ikinci çeyrek verilerine göre, işgücü maliyetleri bir önceki yıla göre %44,3 arttı.
İSO’nun Eylül 2025 İmalat PMI raporunda ise liradaki değer kaybının üretici maliyetlerini son üç ayın en yüksek seviyesine taşıdığı belirtildi.
KOBİ’ler için işveren maliyeti 2025’te çalışan başına 30.556 TL seviyesine yükselmişti. Bu rakamın, 2026’daki olası zamlarla birlikte 40 bin TL bandına yaklaşması bekleniyor.
Bu veriler, şirketlerin 2026 planlarında tasarruf ve verimlilik odaklı bir döneme gireceğine işaret ediyor.
Asgari Ücret 27.000 TL Olacak Mı?
Küresel enflasyon kademeli olarak gerilese de Türkiye’de ücret artış baskısının süreceği öngörülüyor.
Trading Economics modellemesine göre Türkiye’de 2026 yılı için brüt asgari ücretin yaklaşık 32.000 TL seviyesine yükselmesi bekleniyor.
Bu oran, mevcut brüt tutara kıyasla %23–25 civarında bir artış anlamına geliyor.
Benzer biçimde OECD 2025 Economic Outlook raporunda, Türkiye’de 2026 yılı ortalama fiyat artışının %21 civarında olacağı tahmin ediliyor. Bu tahmin dikkate alındığında, net asgari ücretin 27.000 TL civarında belirlenmesi güçlü bir olasılık olarak değerlendiriliyor.
Ancak ekonomistler, bu artışın bile çalışanların yaşam maliyetlerindeki reel kaybı tamamen karşılamayabileceğini ifade ediyor.
Uzmanlara göre 2026’da yeni asgari ücret yalnızca enflasyona endeksli değil, alım gücü temelli bir yaklaşımla belirlenmeli. Bu yaklaşım, özel sektördeki maaş politikalarının da yeniden şekilleneceğini gösteriyor. Özellikle giriş seviyesi pozisyonlarda beyaz yakalı ücretlerde yeniden dengeleme gündemde.
Ücret Politikalarında Yeniden Kalibrasyon Dönemi
İnsan Kaynakları danışmanlık firması Gilda & Partners Kurucusu Jilda Bal, 2026 yılına ilişkin ücret beklentilerini şu sözlerle değerlendirdi:
‘2026, ücret politikalarında yeniden kalibrasyon yılı olacak. Enflasyon düşse bile çalışanların alım gücü henüz toparlanmadı. Şirketler artık maaş artışlarını yalnızca piyasa ortalamasına göre değil, çalışan deneyimi ve sürdürülebilir motivasyona göre kurgulamak zorunda.’
Bal, kısa vadeli zamların çalışan bağlılığını korumada yetersiz kalacağını belirterek, ‘Önümüzdeki dönemde ücret şeffaflığı, yan hakların genişletilmesi ve performansa dayalı ödül sistemleri çok daha belirleyici hale gelecek. Kısa vadeli artışlar değil, uzun vadeli güven inşası çalışan bağlılığını güçlendirecek.’ dedi.
Haber: Nüket Aksoy
Yorumlar
Kalan Karakter: