Acıbadem Maslak Hastanesi’nde düzenlenen farkındalık söyleşisinde, akciğer kanserine karşı erken teşhisin hayati önemi bir kez daha vurgulandı. Göğüs cerrahisinden onkolojiye kadar farklı branşlardan uzmanlar, multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekti.
Her yıl 40 bin yeni vaka
Uzmanlara göre akciğer kanseri, hem dünyada hem de Türkiye’de en sık görülen ve en ölümcül kanser türleri arasında yer alıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 40 bin kişi bu hastalıkla tanışıyor. Hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerlemesi ise erken tanıyı daha kritik hale getiriyor.
En büyük risk: sigara
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, akciğer kanserinin en önemli nedeninin sigara ve tütün ürünleri olduğunu belirtti.
Vakaların yaklaşık yüzde 80’inin tütün kullanımına bağlı geliştiğini ifade eden Karan, elektronik sigara gibi alternatif ürünlerin de ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Risk grubunda yer alan bireylerin düzenli kontrol yaptırmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
Görüntüleme yöntemleri belirleyici
Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik, akciğer kanserinde PET-CT gibi gelişmiş görüntüleme yöntemlerinin hastalığın evresini belirlemede kritik rol oynadığını ifade etti.
Bu sayede tümörün yayılımı ve tedaviye yanıtının detaylı şekilde değerlendirilebildiğini belirten Çermik, gereksiz cerrahi müdahalelerin de önüne geçildiğini söyledi.
Erken evrede cerrahi başarı yüksek
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba ise erken teşhisin cerrahi başarıyı doğrudan etkilediğini belirterek, özellikle erken evrede yapılan müdahalelerin yüksek başarı sağladığını ifade etti.
Gelişen robotik cerrahi yöntemleri sayesinde daha küçük kesilerle ameliyat yapılabildiğini ve hastaların daha hızlı iyileştiğini vurguladı.
Kişiye özel tedavi dönemi
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, artık her hastaya aynı tedavinin uygulanmadığını belirterek, tümörün genetik yapısına göre kişiye özel tedavi planlarının oluşturulduğunu söyledi.
Hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapinin, hastaların yaşam süresi ve kalitesini artırdığını ifade etti.
Işın tedavisinde yeni teknoloji
Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar, gelişen radyoterapi teknikleri sayesinde daha hassas ve hedefe yönelik tedavi yapılabildiğini belirtti. Bu sayede yan etkilerin azaldığını ve tedavi başarısının arttığını vurguladı.

Umut veren mücadele hikâyesi
Etkinliğe katılan oyuncu Sevil Akı, hasta yakını olarak yaşadığı süreci paylaşarak kanserle mücadelenin sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir süreç olduğunu ifade etti.
Annesinin yıllardır süren tedavi sürecinde umudun en önemli güç olduğunu belirten Akı, “Tünelin ucunda hep bir ışık vardı” sözleriyle farkındalık çağrısı yaptı.
Yorumlar
Kalan Karakter: