Samsun Büyükşehir Belediyesi, dün şehrin en önemli simgelerinden biri olan Bandırma Vapuru’nu modern teknolojinin imkânlarını da kullanarak Tütün İskelesi’ne, yani Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastığı o tarihi noktaya karadan yürüterek taşıdı. Belediye, bu anlamlı organizasyonu "Gemileri karadan yürütmek bizim genlerimizde var." sloganıyla Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’un fethindeki o eşsiz dehasına selam göndererek paylaştı.
Buraya kadar her şey, milli hafızayı tazeleyen, göğüs kabartan ve bu toprakların evlatlarına yakışan bir gurur tablosuydu. Ta ki o malum nifak korosunun sesleri yükselene kadar...
Sosyal medyada klavye başına geçip "Mehter ne alaka?" sorusuyla, "Atatürk’ün gemisinde mehterin ne işi var?" manasında sığlaşan; sığ olduğu kadar da bu milletin ruh kökünden kopuk absürt sorularla tepki gösterenleri ibretle izledim.
Bu şuursuzca tepkilere karşı artık sessiz kalmak değil, tarihi gerçekleri ve milli duruşu sert bir şekilde haykırmak boynumuzun borcu olmuştur.
Tarih Bir Bütündür, Koparılamaz!
Kendini bu ülkenin aydını zanneden ama tarih bilinci ilkokul seviyesine bile ulaşamayan o zihniyete sormak gerek: Siz bu devletin gökten zembille falan mı indiğini sanıyorsunuz?
Fatih Sultan Mehmet Han, gemileri karadan yürüterek bir çağı kapatıp yeni bir çağı açan, bu toprakları bize ebedi vatan kılan cihan hükümdarıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkarak o ebedi vatanın üzerine çöken kara bulutları dağıtan, işgale son veren ve küllerimizden yeniden doğmamızı sağlayan başkomutandır.
Fatih’i Atatürk’ten, Atatürk’ü Fatih’ten ayırmaya çalışmak, bu milletin gövdesini ruhundan ayırmaya çalışmaktır. Bandırma Vapuru karadan yürütülürken Mehter Marşı’nın çalması, 1453’teki o sarsılmaz iradenin 1919’da Samsun’da yeniden şahlandığının ilanıdır. Mehter, bu milletin zafer çığlığıdır; dün Bizans surlarında çalıyordu, bugün Bandırma’nın rotasında yankılanıyor!
Anlamayanlar için tane tane anlatayım: Mustafa Kemal Atatürk, Osmanlı ordusunun bir subayı olarak yetişmiş, o kültürün ve Türk tarihinin bağrından çıkmıştır. Atatürk’ü Osmanlı’nın, ecdadın ve İslam coğrafyasının karşısına bir "antitez" gibi koymaya çalışmak, hem Atatürk’ün aziz hatırasına hakarettir hem de bu millete yapılabilecek en büyük kötülüktür.
Milletler Kültürleri ve Değerleriyle Yaşar
Bir millet, tarih sahnesinde sadece bugünüyle değil, köklerinin derinliğiyle ayakta kalır. Sizler hangi köksüz, dünü olmayan, hafızasını kaybetmiş bir kabilenin mensubusunuz onu bilemedim. Lakin biz; Selçuklu’nun da, Osmanlı’nın da, Türkiye Cumhuriyeti’nin de velhasıl binlerce yıllık şerefli Türk tarihinin sahipleriyiz.
Samsun’daki o yürüyüş; teknolojinin de katılımıyla, tarihin ruhunu ve milli bilinci birleştiren muazzam bir kültür manifestosudur. Orada çalan mehter, bu toprakların düşmana asla teslim edilmeyeceğini haykıran ortak hafızadır.
Bundan rahatsız olanlar, aslında bu milletin birliğinden, beraberliğinden ve tarihsel sürekliliğinden rahatsız olanlardır. Sorun olan şu ki; bu rahatsızlıklarını yapay ve köksüz bir milliyetçilik maskesiyle kaplayarak inandırıcılık kazanma peşindeler. Yıllardır bu milletin bağrında açmaya çalıştığınız o yapay uçurumlar, "ya o ya bu" diyerek dayattığınız o köhne mahalle kavgaları artık çok ucuz entrikalar haline geldi, bunu o dar kafanıza sokun! Ne Atatürk’ü sizin o bağnaz, millete tepeden bakan küstah anlayışınıza yediririz ne de Fatih’i ve şanlı Osmanlı tarihini sizin o çağ dışı ayrıştırıcılığınıza kurban ederiz.
Samsun’da Bandırma Vapuru karadan yürürken Mehter’in sesinden rahatsız olanlar, bu topraklara ait aidiyet duygusunu tamamen kaybetmiş, köksüzlük girdabında kaybolmuş zavallılardır. Kendi milletinin zafer marşından irkilen, ecdadının dehasıyla gururlanmayı beceremeyen bu güruh, ne Cumhuriyet’in vizyonunu anlamıştır ne de bu devletin hangi köklerden beslenerek ulu bir çınar olduğunun farkındadır. Sizin o sığ ideolojilerinizin, bu asil milletin binlerce yıllık harcını bozmaya çapı yetmez!
Haddinizi Bilin!
"Mehter ne alaka?" diyen siz ideolojik körlük malulleri; her fırsatta bu asil milletin değerlerini çarpıştırmaktan ve cumhuriyet ile Osmanlı’yı kavga ettirmeye çalışmaktan vazgeçin. Sizin o küçük, ufuksuz ve kompleksli dünyanız bu büyük milletin geniş tarih vizyonunu anlayamaz.
Bandırma Vapuru da bizimdir, Mehter de bizimdir.
Fatih Sultan Mehmet de bizimdir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bizimdir. Diyeceğim lakin sizin bu cümlenin büyüklüğünü anlayabilecek kapasitenizin olmadığını da çok net görebiliyorum.
Ama şunu çok iyi biliyorum: Bu değerleri birbirinden ayırmaya ne gücünüz yeter ne de haddiniz! Bu millet, kendi kültürünü ve tarihini en yüksek milli duygularla yaşamaya, gemilerini hem karadan hem denizden yürütmeye ebediyen devam edecektir.
Teşekkürler Samsun Büyükşehir Belediyesi, Teşekkürler Halit Doğan...
İşte tüm bu sığ tartışmaların ötesinde, bu topraklara ait olmanın ne demek olduğunu bizlere bir kez daha gururla hatırlatan muazzam bir iradeye şahit olduk.
Tarihi sadece kitap sayfalarında bırakanlara inat; şanlı ecdadımızın mirasını modern çağın imkânlarıyla sokaklara taşıyan, bu milletin tarihsel sürekliliğini böylesine muhteşem bir vizyonla gözler önüne seren Samsun Büyükşehir Belediyesi’ni ve bu asil projenin mimarı olan Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Halit Doğan’ı yürekten tebrik ediyorum.
Milli hafızamızı diri tutan, Fatih’in dehasıyla Atatürk’ün bağımsızlık meşalesini aynı ruhta buluşturan bu cesur ve vizyoner adım, Samsun’un tarihine altın harflerle yazılacaktır. Şehrimizin simgelerine ve bu milletin ruh köküne sahip çıktığınız için bu aziz millet adına sizlere teşekkür borçluyuz.
Sağlıcakla kalın.
Yorumlar
Kalan Karakter: