Kendini zaman zaman mutsuz hissetmek yaşamın doğal bir parçası olsa da, bu durumun her zaman depresyon olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Uzmanlara göre asıl belirleyici olan, mutsuzluğun ne kadar sürdüğü ve kişinin günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikoloğu Cumali Aydın, mutsuzluk ile depresyon arasındaki farklara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Mutsuzluk ile depresyon aynı şey değil
Klinik Psikolog Cumali Aydın, günlük hayatta yaşanan üzüntülerin normal olduğunu belirterek depresyonun ise çok daha farklı bir tablo olduğunu söyledi.
Aydın, "Üzgün hissetmek doğaldır. Ancak neredeyse her gün, günün büyük bölümünde devam eden ve en az iki hafta süren çökkünlük hali, yaşamdan keyif alamama, enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri gibi belirtiler eşlik ediyorsa profesyonel değerlendirme gerekir." dedi.
Sosyal medya gerçek hayatı yansıtmıyor
Sosyal medyada paylaşılan "kusursuz hayat" görüntülerinin birçok kişide yetersizlik hissini artırdığına dikkat çeken Aydın, insanların kendi gerçek yaşamlarını başkalarının seçilmiş mutlu anlarıyla kıyaslamasının ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti.
Uzmanlar, sosyal medyadaki paylaşımların çoğu zaman hayatın yalnızca olumlu yönlerini gösterdiğini, bunun da gereksiz kaygı ve değersizlik duygularını tetikleyebildiğini belirtiyor.
Uzun süren mutsuzluk risk oluşturabilir
Her uzun süreli mutsuzluğun depresyona dönüşmeyeceğini vurgulayan Aydın, sosyal destek, güçlü aile bağları, anlamlı uğraşlar ve psikolojik dayanıklılığın koruyucu rol oynadığını söyledi.
Kronik stresin depresyon riskini artırabileceğini belirten Aydın, bu sürecin doğru destek mekanizmalarıyla yönetilebileceğini dile getirdi.
Duygularla savaşmak yerine onları kabul edin
Uzmanlara göre mutsuzlukla baş etmenin ilk adımı, duyguları bastırmaya çalışmak yerine kabul etmek.
Cumali Aydın, kısa yürüyüşler yapmak, yakınlarla iletişim kurmak, düzenli hareket etmek ve her gün olumlu gelişmeleri not almak gibi küçük adımların ruh sağlığını desteklediğini belirtti.
Bu belirtiler varsa uzman desteği geciktirilmemeli
Uzmanlar, aşağıdaki durumlarda profesyonel destek alınmasının önemine dikkat çekiyor:
-
Günlük yaşamın ve işlevselliğin belirgin şekilde bozulması,
-
İşe, okula veya aile sorumluluklarına devam edememek,
-
Yaşamın anlamsız gelmeye başlaması,
-
Sürekli umutsuzluk hissi,
-
Ölüm düşüncelerinin sıklaşması veya "Uyusam ve hiç uyanmasam" gibi düşüncelerin ortaya çıkması.
Aydın, bu belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini belirterek, erken dönemde alınacak psikolojik desteğin iyileşme sürecini önemli ölçüde kolaylaştırabileceğini ifade etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: