Ramazan ayı Samsun’da yalnızca bir ibadet ve sabır zamanı değildir; aynı zamanda sokakların, fırınların ve insanların ortak hafızasının canlandığı özel bir dönemdir. İftara saatler kala fırınların önünde oluşan pide kuyrukları, bu şehrin Ramazan geleneğinin en canlı sahnelerinden biridir.
Fırından yeni çıkmış, dumanı üstünde tüten sıcak pidelerin kokusu sokaklara yayılırken, kuyruğa giren herkes aslında aynı duygunun etrafında toplanır: Paylaşmak. Eskiden daha çok mahalle tanışıklığının hâkim olduğu bu kuyruklar, bugün farklı hayatların kesiştiği bir buluşma noktasına dönüşmüştür. Tanıdık ya da yabancı fark etmez; o kısa bekleyiş, insanları aynı hikâyenin parçası yapar.
Pide kuyruğu, bir bakıma Samsun’un gündeminin de aynasıdır. Siyasetten ekonomiye, şehirdeki gelişmelerden gündelik hayatın küçük meselelerine kadar pek çok konu burada konuşulur. Ankara’daki gelişmeler de, mahalledeki yeni park da, pazardaki fiyatlar da aynı samimiyetle tartışılır. Herkesin bir fikri vardır ve çoğu zaman o fikirler, pidenin sıcaklığıyla yumuşar.
Elbette bu kuyruklar her zaman sakin bir sohbet ortamı sunmaz. İftar saati yaklaştıkça artan telaş, bazen gerginliğe de yol açabilir. “Sıra kimdeydi?”, “Pide bitti mi?” gibi serzenişler zaman zaman seslerin yükselmesine neden olur. Ancak Ramazan’ın getirdiği o ortak ruh, çoğu tartışmayı kısa sürede yatıştırır. Çünkü herkes bilir ki, mesele yalnızca bir pide değildir; mesele, birlikte yaşamanın verdiği o ortak hissiyattır.
Samsun’da pide kuyruğu, sadece bir ihtiyaç anının değil, aynı zamanda bir şehir kültürünün göstergesidir. O kuyruğun içinde sabır vardır, sohbet vardır, paylaşım vardır. Birlikte beklemenin, birlikte iftar etmenin ve aynı şehrin parçası olmanın verdiği güçlü bir aidiyet duygusu vardır.
Belki de bu yüzden Samsunlular, her Ramazan akşamı o kuyruğa girmeyi bir gelenek gibi sürdürür. Çünkü orada beklenen yalnızca sıcak bir pide değil; bir şehrin kalbi, bir mahallenin sesi ve Ramazan’ın bereketidir.
Hayırlı iftarlar Samsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: