Ortada sıradan bir ‘modernleşme’ tartışması yok.
Ortada açık bir kültürel kuşatma var.
Bize yıllardır ‘özgürlük’ diye sunulan birçok şey, aslında kimliğimizi aşındıran bir projeye dönüşmüş durumda. İnancımız, aile yapımız, mahremiyet anlayışımız ve çocuklarımızın masumiyeti; sistemli bir şekilde hedef alınıyor.
Bu bir abartı değil.
Bu bir tespittir.
İnsan Beden Değildir
Bugün moda sektörü, sınır tanımayan bir teşhir kültürünü cesaret diye pazarlıyor. Mahremiyet, geri kalmışlık gibi gösteriliyor. İnançla çatışan her unsur ‘özgürlük’ etiketiyle parlatılıyor.
Sinema ve dijital platformlar, aile bağlarını zayıflatan hayat tarzlarını normalleştiriyor. Evlilik sıradanlaştırılıyor, sadakat küçümseniyor, haz merkezli bir yaşam kutsanıyor.
İnsanın ruhu, aklı, vicdanı geri plana itiliyor.
Değer ölçüsü beden üzerinden belirleniyor.
Bu anlayışın adı ilerleme değil, yozlaşmadır.
Çocuklarımızın Üzerinden Gelecek Tasarlanıyor
En ağır bedeli çocuklar ödüyor.
Henüz dünyayı tanımayan bir çocuğun karşısına, yetişkin içerikleri çıkartılıyor. Ekranlar aracılığıyla erken yaşta cinselleştirme normalleştiriliyor. Tüketim kültürü, çocukları hedef kitle olarak görüyor.
Bir milletin geleceği, çocuklarının zihninde şekillenir.
O zihin kirletilirse, yarın temiz bir toplumdan söz edemezsiniz.
Masumiyet bir milletin en kıymetli hazinesidir.
Bu hazine hoyratça harcanıyor.
Mesele Yasak Değil, Kimlik Meselesidir
Kimse değişime karşı değil. Dünya değişir. Teknoloji gelişir. Ancak değişim adı altında kimliksizleşmeye razı olmak zorunda değiliz.
Kendi kültürüne güvenmeyen toplumlar, başkalarının kültürüne teslim olur.
Kendi değerlerini savunmayan milletler, başkalarının değerleriyle yönetilir.
Kültürünü kaybeden bir millet, hafızasını kaybetmiş bir insan gibidir. Yönünü şaşırır, her rüzgârın önünde savrulur.
Susmak Suça Ortak Olmaktır
Bugün açık konuşmak zorundayız.
Aileyi zayıflatan her içerik zararlıdır.
Çocuğun masumiyetini aşındıran her akım tehlikelidir.
İnancı hedef alan her dayatma kültürel bir saldırıdır.
Bu mesele ideolojik bir polemik değil; varoluş meselesidir.
Eğer bugün bu kuşatmaya karşı durmazsak, yarın savunacak bir aile yapımız, koruyacak bir değer dünyamız kalmayabilir.
Millet olmanın şartı, kültürüne sahip çıkmaktır.
Kimliğini koruyamayan toplum, bağımsızlığını da koruyamaz.
Tercih bizim.
Ya köklerimize sahip çıkacağız ya da savrulmayı kader kabul edeceğiz.
Ramazan Çağlar
Yorumlar
Kalan Karakter: