Bir Hayalin Peşinde: Terörsüz Türkiye Mümkün mü?
Türkiye, onlarca yılın yükünü sırtında taşıyor. Terör, sadece bir güvenlik meselesi değil; bu toprakların belleğine kazınmış bir acı. On binlerce hayat, gözü yaşlı anneler, yarım kalmış çocukluklar... Hepimizin ortak yarası.
Ama artık bu yorgun toplumun bir sorusu var:
Bu acı biter mi?
Evet, kulağa büyük bir hayal gibi geliyor: Terörsüz bir Türkiye.
Ama belki de tam bu yüzden, artık başka türlü düşünmenin zamanı gelmiştir. Ne dersiniz?
Mücadelenin Haritası Değişmeli
Yıllardır terörle mücadele deyince akla ilk gelen; dağlar, sınır boyları, operasyonlar oldu. Oysa terör sadece dağlarda doğmaz. Terör; bir gencin umutsuzluğunda, bir annenin çaresizliğinde, bir çocuğun yarım kalan eğitiminde büyür.
Bu yüzden çözüm sadece silahla değil; akılla, vicdanla ve sosyal politikayla da mümkün olabilir.
Eğitim politikalarından kültürel kapsayıcılığa, işsizlikle mücadeleden adalete kadar her alanda, toplumun her kesimini içine alan bir yaklaşıma ihtiyacımız var.
Silahların suskunluğundan doğacak olan sessizliği, sözcüklerle bozup iletişimi güçlendirmek gerekiyor.
Devletin Kararlılığı, Toplumun İradesi
Son yıllarda devletin güvenlik alanında gösterdiği kararlılık inkâr edilemez. Sınır ötesi operasyonlar, iç istihbaratın etkinliği, örgütlerin finans kaynaklarının kurutulması, artan askerî teknoloji... Hepsi bu mücadelenin önemli ayakları.
Ama şimdi asıl mesele şu:
Toplum da bu mücadeleye katılmalı.
Bir daha hiçbir çocuğun teröre malzeme olmaması için sadece güvenlik güçlerinin değil; öğretmenlerin, imamların, gazetecilerin, siyasetçilerin, sanatçıların ve kanaat önderlerinin de aynı hedefte birleşmesi adına politikalar geliştirmemiz gerekiyor.
Gerçekçilikten Uzaklaşmadan Umut Etmek
Kimi zaman, “Bu topraklarda terör bitmez.” denir.
Ama unutmayalım: Aynı topraklarda bir zamanlar köyler boşaltılıyor, şehirler çatışmalara sahne oluyordu. Bugün, o günlerden daha iyi bir yerde olduğumuz bir gerçektir.
Ve unutulmasın ki, eğer bugün daha iyi bir yerdeysek, yarın çok daha huzurlu bir Türkiye’ye ulaşmak mümkündür.
Terörsüz Türkiye bir ütopya değil.
Bu, bu ülkenin gençlerine olan borcudur.
Milletin ortak iradesiyle, farklılıklarıyla, acılarıyla ama aynı zamanda ortak geleceğe olan inancıyla gerçekleşebilecek bir hedeftir.
Son Söz
Barış, sadece silahların susması değildir.
Barış; birbirini anlayabilmek, birbirinin sevincini ve hüznünü paylaşabilmek, aynı sofraya oturabilmek, aynı türküde ortak hissiyatı yakalayabilmektir.
Bugün gelinen noktada “terörsüz Türkiye” demek belki de cesaret ister.
Ama bu cesareti göstermek zorundayız.
Çünkü bu sadece bir temenni değil,
Yüce Türk milletinin geleceğine verilmiş bir sözdür.
Yorumlar
Kalan Karakter: