İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı Öğr. Gör. Nebahat Şen, çocuklarda artan kaygının ebeveyn tutumlarıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Kaygının belirli düzeyde doğal ve gerekli olduğunu ifade etti.
Davranışlara yansıyan kaygı sinyalleri
Çocukların kaygıyı çoğu zaman sözle değil davranışla ifade ettiğini belirten Şen; öfke, içine kapanma, uyku sorunları ve fiziksel şikayetlerin önemli işaretler olduğunu söyledi.
Aşırı koruma risk oluşturuyor
Şen’e göre çocukları sürekli korumak kısa vadede güven sağlasa da uzun vadede baş etme becerilerini zayıflatıyor ve dünyayı daha tehlikeli algılamalarına neden oluyor.
Duygusal dayanıklılık öğrenilir
Dayanıklılığın doğuştan değil, öğrenilen bir beceri olduğunu vurgulayan Şen, çocukların kaygıyla baş etmeyi deneyimleyerek öğrendiğini ifade etti.
Sınırlar ve sorumluluk şart
Güven veren ama sınırları net bir ebeveynlik yaklaşımının önemine dikkat çeken Şen, sorumluluk verilmesinin ve hata yapmaya izin tanınmasının özgüveni artırdığını söyledi.
Kaygının kaynağı sadece aile değil
Çocuklardaki kaygının eğitim sistemi, medya ve toplumsal beklentilerle de ilişkili olduğunu belirten Şen, çözümün çocukları korumak değil hayata hazırlamak olduğunu vurguladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: