Atakum Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu, Samsun Atakum İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet İrfan YETİK ile kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdi. "Sabır" konulu bu röportaj, okulun Değerler Kulübü öğretmenleri Zekiye KOCATÜRK ve Fatma ŞAHİN öncülüğünde, ÇEDES Projesi kapsamında yapıldı.
Mehmet İrfan YETİK KİMDİR
Mehmet İrfan YETİK, 1974 Samsun doğumlu, eğitim hayatını Samsun'da tamamlamış, evli ve iki çocuk babası bir eğitimci. Yaklaşık beş buçuk yıldır Atakum İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yürütmekte olan YETİK, mesleğe öğretmen olarak başlamış ve yöneticilik kariyerine bu şekilde adım atmış.
Röportajda, YETİK mesleğini seçme sebeplerini, mesleğinin avantajları ve dezavantajları, sabrın tanımı ve mesleği ile ilgili sabırla ilgili yaşadığı deneyimler üzerine görüşlerini paylaştı. Özellikle "OMÜ METAL" okulunun açılması sürecinde gösterilen çaba ve sabır, başarının elde edilmesindeki önemli faktörlerden biri olarak öne çıktı.
Sabır, YETİK için her durumda ve koşulda karşısındaki kişiyi anlamak, onun sıkıntılarını içselleştirerek davranmaktır. Öğretmenlik ve yöneticilik mesleğinin sabır gerektiren bir görev olduğunun altını çizen YETİK, bu mesleğin aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve özveri gerektirdiğini vurguladı.
Röportajın sonunda, "Atakum, Eğitimde Lider İlçe" vizyonuyla yola çıktıklarını belirten YETİK, öğretmen ve öğrencilere desteğin önemine dikkat çekti ve Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu'nun öğretmen ve öğrencilerine sevgi ve selamlarını iletti.
ÇEDES Projesi kapsamında, "SABIR" konulu röportajı okuyabilirsiniz.
-
Sayın Müdürümüz, bize zaman ayırıp röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için size teşekkür ederiz. Bize kendinizden bahseder misiniz? Sizi tanıyabilir miyiz?
Öncelikle hepiniz hoş geldiniz. Ben Mehmet İrfan Yetik. 1974 Samsun doğumluyum. İlk, orta, lise ve üniversite öğrenimimi Samsun'da tamamladım. Evli ve iki çocuk babasıyım. Beş buçuk yıldır da Atakum İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmaktayım.
-
Mesleğinizi seçme sebeplerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Görev hayatıma öğretmen olarak başladım. Çocukları sevmem, bir insanın kalbine dokunmak istemem, karşımdakine yeni şeyler öğretme isteğim bu mesleği seçme sebeplerim arasında oldu. Daha sonra eğitim adına daha fazlasını yapmak, vatanıma, milletime daha fazla hizmet edebilmek adına yönetici olmaya karar verdim. Yaklaşık 15 yıldır da yönetici olarak görev yapmaktayım.
-
Mesleğinizin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Bizlerin bu bölge adına öncelikli görevi nüfusa yetebilecek okullar açmak, zamanında eğitim öğretimin başlamasını sağlamak, fiziki şartları tam anlamıyla sağlanmış okullarda öğrencilerin eğitim öğretim görmesi, öğretmen ihtiyaçlarının eksiksiz giderilmesi diyebiliriz. Bunların karşılığında da başarıya ulaşmış, gözleri ışık saçan öğrenciler görmek en büyük avantajım; aslında mutluluğumuz diyebiliriz.
Bizim sorumluluğumuz öğretmen ve öğrencilerimiz. Tek bir kişinin zarar görmemesi adına sürekli tetikte, hazır ve nazır olmamız gerekmekte. Herhangi bir doğal afet durumunda, ki bu yıl deprem ve sel felaketleri yaşandı, en hızlı ve doğru kararları almamız gerekiyor. Gündemi sürekli takip etmemiz, her şeyden haberimizin olması lazım. Bunlara mesleğimizin dezavantajları diyebiliriz ama biz işimizi severek yaptığımız için açıkçası bu durumları dezavantaj olarak görmüyorum.
-
Sayın Müdürümüz, sabrın sizdeki tanımı nedir?
Her durumda, her koşulda karşımızdakini anlayarak, onun sıkıntılarını içselleştirerek davranmak sabırdır bence. Mesela, sinirli bir veli geldiğinde onun sorununa empatik yaklaştığımızda, sakin davranışlar gösterdiğimizde sorunu daha çabuk çözüyoruz. Öğretmenlik gerçekten sabır mesleğidir ama yöneticilik misli misli fazla sabır gerektirir. Bizler bunun bilincinde hareket ediyoruz.
-
Çok istediğiniz, sabrettiğiniz ve sonunda amacınıza ulaştığınız bir durum oldu mu?
Görev sürecimde çok oldu diyebilirim. Yakın bir zamanda "OMÜ METAL" okulumuzu açtık. Bu okulun açılmasını çok istedik, çok uğraştık, sabırla bekledik, çok çalıştık ve sonunda da başardık diyebiliriz. Hayatta da böyledir: önce hedef koyarsınız, çok çalışırsınız, sabredersiniz ve karşılığını mutlaka alırsınız. "Ben küstüm, oynamıyorum" dediğiniz hiçbir şeyden karşılık alamazsınız.
-
Mesleğinizle ilgili olarak sabretmekte en çok zorlandığınız durumlar nelerdir?
Bencil, duyarsız, yetkilerimizi zorlamak isteyen insanlarla karşılaştığımız zaman ister istemez zorlanıyoruz ama tabii sabır göstererek, olması gerekeni anlatarak sorunları çözmeye çalışıyoruz.
-
Sabır gerektiren bir görevdesiniz. Peki, sabrınızın en çok sınandığını düşündüğünüz bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
Açıkçası bizim işimiz sabır üstüne kurulu zaten, şimdiye kadar tüm sorunları sevgiyle, saygıyla, sabırla çözdük.
-
Gerek öğretmenlik mesleği olsun gerek yöneticilik, yaptığınız işi bize tavsiye ediyor musunuz?
Tavsiye ediyorum tabii. Rahatını düşünen, "Oturduğum yerden iş yaparım" diyen birinin bu işe talip olmaması gerekir. Bu iş gerçekten hizmet işidir, özveriyle çalışma, dile getirdiğimiz gibi sabır, fedakarlık gerektiren bir meslek. Ufku geniş, pratik, hızlı düşünen, sorumluluk alabileceğine inanan bireylere gerek öğretmenlik mesleğini gerek yöneticiliği tavsiye ediyorum. Ama öğretmenseniz en iyisi siz olun, yönetici iseniz en iyisi siz olun, doktorsanız en iyisi siz olun
Haber: Oktay ZERRİN- Samsun
Yorumlar
Kalan Karakter: