Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Murat Yusuf Hüseyin, atipik depresyonun belirtileri ve tedavi yaklaşımlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Tepkisel Duygudurum Ayırt Edici Özellik
Dr. Hüseyin, atipik depresyonun majör depresyondan en önemli farkının, duygudurumun çevresel olaylara bağlı olarak geçici şekilde düzelebilmesi olduğunu belirtti. Olumlu bir gelişmeyle kısa süreli iyilik hali yaşanabildiğini, ancak bunun kalıcı olmadığını ifade etti.
Bu tabloda sıklıkla:
-
Aşırı uyuma
-
Artmış iştah ve özellikle karbonhidrat isteği
-
Kilo artışı
-
Kollar ve bacaklarda ‘kurşun ağırlığı’ hissi
-
Reddedilmeye belirgin duyarlılık
görüldüğünü kaydetti.
‘Kurşun Ağırlığı’ Hissi Nedir?
Halk arasında ‘kurşun paralizi’ olarak bilinen bu durumun, kişinin uzuvlarında gerçek bir ağırlık varmış gibi hissetmesi olduğunu aktaran Hüseyin, bunun hem biyolojik hem psikolojik boyutu bulunduğunu söyledi.
Beyindeki serotonin, dopamin ve noradrenalin düzeylerindeki değişimlerin yanı sıra stres hormonu dengesizliklerinin biyolojik zemini oluşturduğunu belirten Hüseyin, bu durumun ‘iradesizlik’ olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Günlük Yaşamı Zorlaştırıyor
Atipik depresyonda enerji düşüklüğü ve aşırı uyuma eğiliminin işe başlama ve sorumlulukları sürdürmeyi zorlaştırdığına dikkat çeken Hüseyin, zamanla erteleme, kaçınma ve sosyal geri çekilmenin artabileceğini söyledi.
Reddedilmeye hassasiyetin ilişkilerde belirgin sorunlara yol açabildiğini belirten Hüseyin, küçük bir eleştirinin bile yoğun değersizlik duygularını tetikleyebileceğini ifade etti.
Kadınlarda Daha Sık Görülüyor
Atipik depresyonun genellikle ergenlik sonu ve erken yetişkinlik döneminde başladığını kaydeden Hüseyin, kadınlarda daha sık görüldüğünü söyledi.
Ergenlerde ise tablo; alınganlık, öfke, anlaşılmadığını düşünme ve aile içi çatışmalarla daha belirgin hale gelebiliyor.
Tedavide Çok Yönlü Yaklaşım
Tedavide ilaç, psikoterapi ve yaşam tarzı düzenlemelerinin temel yaklaşım olduğunu belirten Hüseyin, özellikle reddedilme duyarlılığı ve ilişkisel kırılganlık üzerinde psikoterapide yoğun şekilde çalışıldığını aktardı.
Erken müdahalenin kronikleşme riskini azalttığını vurgulayan Hüseyin, iki haftadan uzun süren çökkünlük, aşırı uyuma, belirgin kilo değişimi, işlevsellik kaybı ve yoğun değersizlik duygularının ciddiye alınması gerektiğini belirterek, uzman desteğinin önemine dikkat çekti.
Yorumlar
Kalan Karakter: