Av. Sefer Gök’ün kaleme aldığı Bu Gece Tahran’da Öldüm başlıklı makale, savaşın stratejik dili ile insan gerçeği arasındaki çarpıcı farkı ortaya koyuyor. Bir sivilin gözünden yazılan metin, bombaların ve siyasi açıklamaların gölgesinde kaybolan hayatlara dikkat çekiyor.
Avukat Sefer Gök tarafından kaleme alınan ‘Bu Gece Tahran’da Öldüm’ başlıklı metin, savaş ve çatışma ortamlarında hayatını kaybeden sivillerin sesi olma iddiasıyla kamuoyunda yankı uyandırdı. Metin, bombaların ve siyasi açıklamaların gölgesinde kaybolan şahsın dramını merkeze alıyor.
Savaşın İçinden Birinci Tekil Anlatım
‘Bu gece Tahran’daydım. Sıradan bir insandım’ cümlesiyle başlayan metin, herhangi bir siyasi figürün değil, adı olmayan bir sivilin gözünden yazılmış.
Yazar, karar vericilerin dilindeki ‘operasyon’, ‘stratejik kazanım’, ‘özgürlük’ gibi kavramları sorgularken, enkaz altında kalan bir insanın sessizliğini okuyucuya hissettirmeyi amaçlıyor.
Stratejiye Karşı İnsan
Metinde en dikkat çeken vurgu, ‘Ben bir strateji değildim’ ifadesi oluyor.
Bombaların hedefi olarak haritada bir nokta gibi görülen insanın aslında bir aileye, bir hayata ve yarına dair umutlara sahip olduğunu anlatan metin; savaş söylemi ile insan gerçeği arasındaki çelişkiye dikkat çekiyor.
Vicdan ve Siyaset Arasında
Metin, herhangi bir devlet ya da aktörü doğrudan hedef almadan; savaşın doğurduğu insani sonuçları merkeze koyuyor.
‘Hiçbir bomba özgürlük taşımaz’ cümlesiyle sonlanan yazı, ideolojilerden bağımsız bir insanlık çağrısı niteliği taşıyor.
‘Bu Gece Tahran’da Öldüm’, güncel jeopolitik tartışmaların ortasında, kaybolan insan hikâyelerine dikkat çeken edebî bir metin olarak öne çıkıyor. Duygusal yoğunluğu yüksek olan yazı, özellikle sosyal medya kullanıcıları arasında geniş yankı bulmaya aday görünüyor.
Haber-Yorum/Garabey
Yorumlar
Kalan Karakter: