Bir Hayatın Son Dakikası
Bu gece Tahran’daydım.
Sıradan bir insandım.
Ne bir komutan, ne bir karar verici ne de bir manşet konusu.
Bir evim vardı. Belki akşam yemeğini yeni bitirmiştim.
Belki çocuğum uyuyordu.
Belki yarın işe gidecektim.
Belki annem sabah arayacaktı.
Belki yarın için plan yapıyordum.
Hayat, küçük şeylerden ibaretti.
Sonra bir ses geldi.
Gökyüzü yırtıldı.
Camlar patladı.
Yer titredi.
Ve o anda anladım:
Ben artık yokum.
Özgürlük Dedikleri Şey
Sonra birileri ekranlara çıktı.
‘Özgürlük yaklaşıyor.’
‘Sizi kurtarıyoruz.’
‘Rejim zayıflıyor.’
‘Yanınızdayız.’
Benim bedenim enkazın altında soğurken mi özgürlük geliyor?
Ölen insan özgürleşmez.
Ben özgürleşmedim.
Ben öldüm.
Ölüm, bu gece Tahran’da olmaktır sadece.
Ben Bir Strateji Değildim
Bu gece ölürken şunu hissettim:
Korku.
Ben bir mesaj değildim.
Ben bir pazarlık unsuru değildim.
Ben bir basın açıklamasının dipnotu değildim.
Ben dünyayı değiştirmek istemiyordum.
Ben savaşmak istemiyordum.
Ben sadece sabah uyanmak istiyordum.
Ama benim sabahım gelmedi.
Bombayı atan pilot beni tanımıyordu.
Kararı veren lider beni tanımıyordu.
Haritada bir noktaydım.
Ama o noktanın içinde bir kalp vardı.
Ve o kalp sustu.
Başarı Diye Yazacaklar
Yarın bir açıklama yapılacak.
‘Operasyon başarılı.’
‘Hedef etkisiz.’
‘Stratejik kazanım.’
Benim adım o cümlede olmayacak.
Sadece ‘etkili operasyon’ yazacak.
Benim çocuğumun ağlaması yazılmayacak.
Benim annemin çığlığı yazılmayacak.
Benim yarım kalan hayatım yazılmayacak.
Özgürlük Bu Mu?
Eğer bu özgürlükse, ben istemedim.
Eğer bu kurtuluşsa, ben talep etmedim.
Eğer bu güvenlikse, benim güvenliğim neden yoktu?
Benim evim yıkıldı.
Benim hayatım bitti.
Ve benim ölümüm hiçbir yerde yok…
Şimdi siz yaşıyorsunuz.
Ben yaşamıyorum.
Benim adıma konuşmayın.
Benim ölümümü gerekçelendirmeyin.
Benim yok oluşumu bir stratejiye dönüştürmeyin.
Ben sadece bir insandım.
Ve bu gece ben öldüm.
Enkazın Altındaki Sessizlik
Siyaset konuşabilir.
Devletler konuşabilir.
Generaller konuşabilir.
Ama enkazın altında kalan konuşamaz.
Siz şimdi bu satırları okurken,
bir an durun.
Gözlerinizi kapatın.
Karanlık bir odadasınız.
Toz var.
Nefes almak zor.
Üzerinizde beton var.
Telefonunuz çekmiyor.
Bir ses duymaya çalışıyorsunuz.
Ve anlıyorsunuz ki sabah olmayacak.
İşte o an bütün ideolojiler susar.
Bütün haritalar anlamsızlaşır.
Bütün büyük laflar çöker.
Çünkü siz bir ülke değilsiniz.
Bir strateji değilsiniz.
Bir cephe değilsiniz.
Siz bir insansınız.
Ve ölüyorsunuz.
Son Söz
Hiçbir bomba özgürlük taşımaz.
Hiçbir patlama demokrasi getirmez.
Bu gece ben öldüm.
Adım yok.
Sadece bir sayı oldum.
Bu gece ben öldüm.
Dünya…
Av. Sefer Gök
NOT: Yazar bu makaleyi 28.02.2026 gecesi kaleme almıştır. Yazı, Ayetullah’ın öldürüldüğüne dair açıklama yapılmadan önce yazılmaya başlanmış; metin tamamlanmadan önce söz konusu ölüm haberi kamuoyuna yansımıştır.
Yorumlar 3
Kalan Karakter: