Psikoloji uzmanı Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu, insanların belirsiz ve güvensiz duygular içinde geleceğe yönelik emin olamamalarının, alkol ve sigara gibi bağımlılık yapıcı maddelere yönelimini artırdığını vurguladı.
Bu süreçte, en düşük fiyatlı sigaranın 50 lira olmasına rağmen, Türkiye'nin 28% ile dünya üzerinde en yüksek sigara kullanım oranına sahip ülke olduğu ortaya çıktı.
Prof. Elbeyoğlu, yüksek fiyatların ve vergilerin bu alışkanlıkları kırmada yetersiz kalmasının altında, insanların derinlerde hissettikleri eksiklikler ve engellenmişlik durumları yatmakta olduğunu belirtti. Bu duygusal boşlukların, sürekli bir hazzı ve rahatlamayı arzulama ihtiyacı doğurduğunu ifade etti.
Elbeyoğlu, sigara ve alkolün beyinde bağımlılık yaratan merkezleri uyardığını ve oral doyum gibi psikolojik ihtiyaçları karşıladığını belirterek, bu maddelerin insanları kendilerini ifade etme, ait olma ve güvenlik hissi ile bağlantılı olarak etkilediğini açıkladı. Alkolün özellikle kişiyi rahatlattığını, sinirlerini yatıştırdığını ve gerçeklerden uzaklaştırarak unutma hissi verdiğini, bu yüzden alkol tüketiminin bireyler için cazip bir kaçış yolu olduğunu sözlerine ekledi. Bu bağımlılıkların salt fiziksel yönlerinin ötesinde, insanların duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.
Sigara oral doyum sağlıyor
Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu'nun değerlendirmelerine göre, yüksek fiyatlar ve vergilerin tüketici davranışlarını değiştirme konusunda etkisiz kalmasının nedeni, daha derin psikolojik faktörlerde yatmaktadır. Ekonomik baskılara rağmen, insanlar hala bu maddeleri tüketmeye meyilli çünkü bu, onlara geçici bir kaçış sunuyor ve yaşadıkları stres ve baskıdan uzaklaşma fırsatı veriyor.
Sigaranın sağladığı 'oral doyum' hissi, Prof. Elbeyoğlu'na göre, sigaranın sürekli kullanımını teşvik eden faktörlerden biridir. İnsanlar sigarayı içerken bir tatmin duygusu yaşarlar, bu da onları günlük hayatlarının streslerinden uzaklaştırır ve bir rahatlama hissi verir. Bu doyumun, aynı zamanda, bireylerin kendilerini daha güvende ve kabul edilmiş hissetmelerine de katkı sağladığı düşünülmektedir.
Alkol ise, özellikle zor zamanlarda insanların gerçeklerden kaçmasına ve sorunlarını unutmalarına yardımcı olan bir başka bağımlılık yapıcı madde olarak öne çıkıyor. Elbeyoğlu'nun belirttiği gibi alkol, tüketildiğinde, bireyi sakinleştirir ve anlık bir hafifleme sağlar. Bu, özellikle zorlayıcı sosyal ve ekonomik koşullarda yaşayan bireyler için, gerçeklikten geçici bir sığınak haline gelebilir.
Bu bağlamda, Elbeyoğlu'nun vurguladığı gibi, bağımlılıkla mücadelede sadece maliyeti artırmak yeterli olmayabilir. Bireylerin duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarına yanıt veren, onlara destek sağlayan ve sağlıklı alternatifler sunan çok yönlü stratejiler geliştirmek gerekebilir. Bu, toplumun genel sağlığını iyileştirmek ve bağımlılık oranlarını düşürmek için kritik öneme sahiptir. Sigara ve alkol bağımlılığına müdahalede ekonomik önlemlerin yanı sıra sosyal ve psikolojik desteklerin entegre edilmesi, daha etkili sonuçlar doğurabilir.
Kaynak: Elipshaber
Yorumlar
Kalan Karakter: