Boynun ön kısmında yer alan ve metabolizmanın düzenlenmesinde önemli rol üstlenen tiroit bezinde gelişen kanserler, erken dönemde çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebiliyor. Ancak uzmanlar, boyunda fark edilen ağrısız bir şişlik, ses kısıklığı veya yutma güçlüğü gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiği konusunda uyarıyor.
Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İldem Deveci, tiroit kanserlerinde erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirterek, risk grubundaki kişilerin düzenli sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini söyledi.
Görülme Sıklığı Artıyor
Tiroit kanseri, dünya genelinde görülme sıklığı en hızlı artan kanser türleri arasında yer alıyor. Her yıl yaklaşık 600 bin kişiye tiroit kanseri tanısı konulurken, Türkiye’de bu rakamın 30 bine yaklaştığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu artışın önemli nedenlerinden biri, ultrason ve diğer görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte henüz belirti vermeyen küçük tümörlerin daha erken dönemde tespit edilebilmesi.
Kadınlarda Daha Fazla Görülüyor
Tiroit kanserleri en sık 20 ile 60 yaş arasında görülüyor. Hastalığın kadınlarda erkeklere göre yaklaşık dört kat daha fazla rastlandığına dikkat çekiliyor. Bunun temel nedenlerinden biri olarak östrojen hormonunun tiroit dokusu üzerindeki etkileri gösteriliyor.
Ağrısız Şişlik İlk Belirti Olabiliyor
Tiroit kanserlerinin büyük bölümü başlangıç aşamasında herhangi bir belirti vermiyor. Ancak tümör büyüdükçe boyunda ele gelen veya dışarıdan fark edilen sert ve ağrısız şişlikler oluşabiliyor.
İleri dönemlerde ise ses kısıklığı, yutma güçlüğü, boğaz ağrısı ve boynun yan taraflarında lenf bezlerinin büyümesine bağlı şişlikler görülebiliyor.
Kimler Risk Altında?
Uzmanlar özellikle şu grupların düzenli kontrollerini yaptırmasını öneriyor:
-
Ailesinde tiroit hastalığı bulunanlar
-
Otoimmün hastalık geçmişi olanlar
-
Baş ve boyun bölgesine radyoterapi uygulanmış kişiler
-
Hamileler
-
İyot eksikliğinin yaygın olduğu bölgelerde yaşayanlar
-
35 yaş üzerindeki kadınlar
Şüpheli Nodüllerde Biyopsi Yapılıyor
Tiroit kanseri tanısında ilk aşamayı fizik muayene ve ultrason incelemesi oluşturuyor. Şüpheli görülen nodüllerde ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılarak kesin tanıya ulaşılabiliyor.
Gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme ve genetik testlerden de yararlanılıyor.
Erken Tanı Tedaviyi Kolaylaştırıyor
Erken evrede yakalanan tiroit kanserlerinde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken uzmanlar, bazı hastalarda tiroit bezinin tamamını almak yerine yalnızca kanserli bölümün çıkarılmasının yeterli olabildiğini belirtiyor.
Bu sayede hastalar ömür boyu hormon ilacı kullanmak zorunda kalmayabiliyor. Ayrıca erken evre vakalarda radyoaktif iyot tedavisi ya da kemoterapi gibi ek tedavilere çoğu zaman ihtiyaç duyulmuyor.
Temel Tedavi Yöntemi Cerrahi
Tiroit kanserinde temel tedavi yöntemi cerrahi olarak öne çıkıyor. Hastalığın yayılım durumuna göre yalnızca kanserli bölüm veya tiroit bezinin tamamı alınabiliyor. Lenf bezlerine yayılım görülmesi halinde ilgili dokular da aynı operasyon sırasında temizleniyor.
Uzmanlar, erken teşhis edilen hastaların büyük bölümünün ameliyattan kısa süre sonra günlük yaşamlarına dönebildiğini ve yaşam kalitelerinin korunabildiğini vurguluyor.
GARABEY
Yorumlar
Kalan Karakter: