18 Mart 1915'te başlayan ve 18 Mart 1916'da kazanılan büyük şanlı zafer, Türk topraklarını işgal altına almak isteyen düşmana karşı verilen unutulmaz bir zaferdir. Binlerce şehidin verildiği bu savaş, büyük fedakarlık ve bizler için bir vefa borcudur. Türk milletinin vatan sevgisi ve bayrak, bağımsızlık tutkusunun en önemli göstergesidir.
Bu yıl 109. yıl dönümü kutlanacak olan bu zaferde hayatını, canını hiçe sayan düşmanla vatanı için gözünü kırpmadan savaşan başta Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi Rahmet ve Saygıyla, minnetle anıyoruz. Unutmayalım ki onlara verecek baki bir vefa borcumuz vardır.
18 Mart 1915'te Neler Olmuştu?
Osmanlı İmparatorluğu, 18 Mart 1915'te İtilaf Devletleri'nin donanmasını püskürtmüştür. Bundan bir ay sonra, 25 Nisan 1915'te ise Gelibolu Yarımadası kıyısına İngiliz, Avustralya, Yeni Zelanda ve Fransız güçleri çıkarma yapmıştır. Türk devletinin tek amacı savunma iken, İtilaf Devletleri için Türk topraklarına sahip olma bilinciydi. Her iki tarafta da savaş, İtilaf Devletleri'nin başarısızlığı ile son bulmuştur.
Çanakkale Geçilmez
Donanma için büyük bir öneme sahip olan Nusret Mayın Gemisi'nin batırılması ile düşman bozguna uğramıştır. Deniz saldırısından vazgeçmek zorunda kalan İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915'te Gelibolu Yarımadası'nda kara harekatı ile saldırıya devam etmişlerdir. Ancak Osmanlı ordusu ve Türk milletinin büyük mücadelesi sonucu büyük mağlubiyete uğramışlardır. İşte bu yüzden zorlu bir savaş olan Çanakkale Savaşı Türk tarihinin destanıdır.
Türk Milleti Bayrak Aşığıdır
Türk milleti bayrağını, vatanını her daim canından çok sevmiş ve milli mücadelede ve zaferlerde bu uğurda birlik olmayı bir vefa borcu olarak görmüştür ve görmektedir.
"Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum." - Mustafa Kemal Atatürk
Yazar: Amine Çalışkan
Yorumlar
Kalan Karakter: