Anahtar Parti Erzincan İl Başkanı Ahmet Korkmaz, Türkiye–Avrupa Birliği ilişkilerine dair yaptığı kapsamlı değerlendirmede, Gümrük Birliği’nin günümüz koşullarında Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflattığını vurguladı.
‘Türkiye Kural Koyan Değil, Kural İthal Eden Konumda’
Korkmaz, Türkiye’nin Gümrük Birliği’ne taraf olmasına rağmen AB’nin ortak ticaret politikasını belirleyen karar mekanizmalarında yer almadığını hatırlatarak, bu durumun yapısal bir adaletsizlik yarattığını söyledi.
“Türkiye kural koyucu değil, kural ithal eden bir ülke konumuna itilmiştir. Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle yaptığı Serbest Ticaret Anlaşmaları, Türkiye’ye ticaret saptırıcı etki olarak dönmektedir. Davul Türkiye’nin sırtında, tokmak AB’nin elindedir” ifadelerini kullandı.
‘Dar Kapsam, Katma Değer Üretimini Sınırlıyor’
Gümrük Birliği’nin yalnızca sanayi ürünleri ve sınırlı işlenmiş tarımı kapsamasının çağın gerisinde kaldığını belirten Korkmaz, hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ekonominin dışarıda bırakılmasının Türkiye’nin yüksek katma değer üretme potansiyelini törpülediğini dile getirdi.
“Dünya ticareti artık hizmetler ve dijital ekonomi ekseninde şekilleniyor. Güncellenmeyen yapı, uzun vadeli kazanımların önünde ciddi bir engel oluşturuyor” dedi.
Ticaret Hacmi Artıyor, Denge Türkiye Aleyhine
AB ile ticaret hacminin büyüdüğünü ancak ihracatın ithalatı karşılama oranının gerilediğini kaydeden Korkmaz, dış ticaret dengesinin Türkiye aleyhine aşındığını belirtti. Mevcut Gümrük Birliği yapısının Türkiye’nin lehine işlemediğini vurguladı.
‘Vize ve Hizmet Engelleri Sürecin Ruhuna Aykırı’
Mal serbestisi sağlanırken emek ve hizmet dolaşımının dışlanmasının ciddi maliyetler doğurduğunu söyleyen Korkmaz, vize uygulamaları ve hizmet sunumuna getirilen kısıtların firmalara zaman ve finans yükü getirdiğini ifade etti.
Yeşil Mutabakat Uyarısı
AB’nin karbon düzenlemeleri ve yeşil dönüşüm standartlarının Türk firmalarına ek maliyet yarattığını belirten Korkmaz, bu sürecin tek taraflı dayatmalarla değil, adil yük paylaşımı ve ortak finansman mekanizmalarıyla yürütülmesi gerektiğini söyledi.
‘Türkiye Stratejik Konumunu Güçlü Kullanmalı’
Brexit ve Rusya–Ukrayna savaşı sonrası AB’nin güvenlik merkezli bir sıkışma yaşadığını ifade eden Korkmaz, Türkiye’nin artan stratejik önemini doğru değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi için daha güçlü diplomatik adımlar atılması çağrısında bulundu.
Anahtar Parti’nin Çözüm Çerçevesi
Ahmet Korkmaz, Anahtar Parti’nin yaklaşımını şu başlıklarla özetledi:
-
Türkiye’nin AB ticaret politikası süreçlerine kurumsal şekilde dahil edilmesi
-
AB Serbest Ticaret Anlaşmalarına Türkiye’nin eş zamanlı taraf olması
-
Gümrük Birliği’nin hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ticareti kapsayacak şekilde güncellenmesi
-
Teknoloji transferi ve katma değeri önceleyen entegrasyon modeli
-
Vize serbestisi ve profesyonel dolaşımın ekonomik entegrasyonun parçası haline getirilmesi
-
Sürecin teknik ve ekonomik zemine çekilmesi
-
Yeşil dönüşümde adil yük paylaşımı
-
Yatırım ortamı için hukuki öngörülebilirlik
Korkmaz, Türkiye’nin ekonomik, hukuki ve demokratik standartlarını yükselten politikalarla Avrupa standartlarına ulaşması gerektiğini vurgulayarak, ‘Anahtar Parti olarak kararımız nettir. Hizmette rekabet, dengeleme siyasetine evet’ dedi.

Yorumlar
Kalan Karakter: