İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarını araştırmak üzere bağımsız bir girişim olarak kurulan Gazze Mahkemesi’nin İstanbul’daki nihai oturumu, soykırımın farklı yönlerini ortaya koydu.
İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen oturumda, Gazze’de görev yapan sağlık çalışanları, kasdi hastane saldırılarını, ilaçsız ve anestezisiz ameliyatları, doğumlardaki trajedileri ve yaşanan insanlık dışı koşulları anlattı.
“Her 6 Saatte 1 Sağlık Çalışanı Öldürülüyor”
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Uluslararası Başkanı Dr. Javid Abdelmoneim, Gazze’de hastanelerin özellikle hedef alındığını söyledi:
“Malzemeler kesildi, sağlık çalışanları öldürüldü veya gözaltına alındı. Su ve sanitasyon sistemi tamamen çöktü.
Ekim 2023’ten bu yana 1.700’den fazla sağlık çalışanı öldürüldü. MSF’de 15 meslektaşımız, İsrail güçleri tarafından Gazze’de katledildi.” dedi.
Dr. Abdelmoneim, sistematik saldırıların uluslararası hukuk açısından açık bir savaş suçu olduğunu belirterek, sağlık altyapısının bilinçli şekilde yok edildiğini vurguladı.
“Ameliyat Olacak İki Çocuktan Birini Seçmek Zorunda Kaldım”
Gazze’de görev yapmış Türk doktor Taner Kamacı, yaşanan tıbbi imkânsızlıkları ve çaresizliği şu sözlerle anlattı:
“Anestezisiz ameliyatlar ve doğumlar yapmak zorunda kaldık. Çocuklar eşek arabalarıyla hastanelere taşınıyor, koridorlarda insanlar ölüyor.
Ameliyathane kalmadı, ilaç yok. Bir gün iki çocuk geldi; biri karaciğerinden yaralı, diğeri bağırsak delinmesi geçirmişti ama sadece bir ameliyathane vardı. Birini seçmek zorunda kaldım. Bu, hayatımın en zor kararıydı.”
Kamacı, ‘İsrail orada sadece Hamas’la değil, kadınlarla ve çocuklarla savaşıyor’ diyerek, hastanelerin bombalanmasının yaralılara ulaşımı da engellediğini söyledi.
Katılımcılar, Kamacı’nın anlattıkları karşısında gözyaşlarını tutamadı.
“Öldürülen Her 4 Kişiden 3’ü Kadın ve Çocuk”
Gazze’de onlarca yıldır çalışan Norveçli acil servis doktoru Dr. Mads Gilbert, ölü sayısının 100 bini aştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Her 4 kişiden 3’ü kadın ve çocuk, yüzde 80 ila 90’ı sivil.
En az 1.700 sağlık çalışanı öldürüldü, 301’i gözaltına alındı, birçoğu işkence gördü.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre sadece son iki yılda Gazze’de 2.853 sağlık çalışanı ve hasta öldürüldü veya yaralandı — her 6 saatte bir.
Bu saldırılar rastlantı değil, sistematik ve stratejik. 1.000–2.000 çocuk ampute durumda; yeniden yürüyebilmeleri için 10 ila 20 ameliyat geçirmeleri gerekiyor. Bu bir savaş değil, bilinçli bir yok etme kampanyasıdır.”
“Her Ailenin En Az 1 Çocuğu Öldürüldü”
Gazze Mahkemesi oturumlarında konuşan Türk ve Filistinli sağlık çalışanları, yaşadıkları trajedileri anlattı.
Dr. Ömer Faruk Aydoğan, Dr. Yılmaz Mertsoy, Dr. Taner Kamacı, Prof. Dr. İbrahim Uygun, Filistinli hemşire İman Uygun ve Dr. Fadya Malhis, bombalanmış hastanelerde üstü açık ameliyathanelerde çalıştıklarını söyledi.
Doktorlar, doğumhanelerde yaşanan büyük trajedilerden, yaralı hamile kadınların zorlukla doğum yapmasından ve doğar doğmaz ölen bebeklerden söz etti.
“Filistin’de hayatta kalmak bir mucize,” diyen sağlık çalışanları, ‘Her ailenin en az bir çocuğu öldürüldü’ ifadesiyle salondaki herkesi derinden etkiledi.
“Bu Acı, Görünenin Yüzde Biri Bile Değil”
Taner Kamacı, Gazze’de yaşananların medyaya yansıyan kısmının gerçeğin yalnızca çok küçük bir bölümünü oluşturduğunu belirtti:
“Biz burada videolarda yaralı çocukları, yıkılmış evleri görüyoruz. Etkileniyoruz ama sonra hayatımıza devam ediyoruz.
Oysa orada bu acı bitmiyor; bacağı kopan çocuk o acıyı aylarca çekiyor.
Bizim gördüğümüzün belki yüz katı orada yaşanıyor.”
Gazze’de görev yapan sağlık çalışanlarının tanıklıkları, İsrail’in sağlık tesislerini ve sivilleri kasıtlı olarak hedef aldığına dair en güçlü delillerden biri olarak kayıtlara geçti.

Haber: Garabey
Yorumlar
Kalan Karakter: