Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile Engelsiz Yaşam Destek Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenlenen “Parmak Uçlarındaki Okyanus” sergisi, sanatseverlerle buluştu. Üniversitenin Çarşı Yerleşkesi’nde açılan sergi, görme duyusunun ötesine geçen deneyimsel yapısıyla dikkat çekti.
Görmeden değil, hissederek sanat
Görme engelli Sosyal Hizmetler Programı öğrencisi Serra Kargaoğlu tarafından hazırlanan sergide, ipliklerle oluşturulan eserler yer aldı. Ziyaretçiler, yalnızca görmeye değil, dokunmaya ve hissetmeye dayalı farklı bir sanat deneyimi yaşadı.
Toplam 36 eserin bulunduğu sergi, sanatın duyularla nasıl yeniden yorumlanabileceğini ortaya koydu.
Tarhan: “Beynin görme merkezini kullanmayı başarmış”
Sergiyi ziyaret eden Nevzat Tarhan, Kargaoğlu’nun ortaya koyduğu eserlerin yalnızca sanatsal değil, bilimsel açıdan da önemli olduğunu vurguladı.
Tarhan, “Parmaklarıyla beyninin görme merkezini kullanmayı başarmış. Bu durum nörobilim açısından incelenmesi gereken bir örneklik taşıyor” ifadelerini kullandı.
Tarhan ayrıca, bu başarının engellerin doğru yaklaşımla aşılabileceğini gösterdiğini belirtti.
“Anlam katılırsa engeller aşılır”
Nevzat Tarhan, bireyin hayatına anlam katmasının önemine dikkat çekerek, “Anlam katılırsa engeller aşılıyor. Serra’nın başarısı, doğru destekle nelerin mümkün olabileceğini gösteriyor” dedi.
Aile ve eğitimcilerin desteğinin bu süreçte belirleyici rol oynadığı vurgulandı.
Akademisyenlerden destek vurgusu
Rektör Danışmanı Mehmet Zelka, serginin azim ve emeğin bir sonucu olduğunu belirterek, “Burada büyük bir sabır ve inancın karşılığını görüyoruz” dedi.
ENMER Müdürü Melek Çaylak ise serginin ortaya çıkış sürecine değinerek, Serra Kargaoğlu’nun üretkenliği ve hayal gücünün bu projeyi mümkün kıldığını ifade etti.
“Görmekten çok hissettirmek istedim”
Serginin sahibi Serra Kargaoğlu, çalışmalarının temel amacını şu sözlerle anlattı:
“İnsanların bu sergide görmekten çok hissetmelerini istiyorum. Belki göremiyoruz ama hissedebiliyoruz. Ben de bunu yansıtmak istedim.”
Denizaltı temasıyla hazırlanan eserlerde, ses, ritim ve dokunun bir araya geldiği özgün bir anlatım dili kullanıldı.
Deneyimsel sanat yaklaşımı öne çıktı
Serginin küratörlüğünü üstlenen Funda Sevim, ziyaretçilerin eserleri anlamak için kendilerini sanatçının yerine koymaları gerektiğini belirtti.
Sergide ayrıca sanatçının çocukluk dönemine ait çalışmaların yer aldığı özel bir bölüm de oluşturuldu.
Sergi 3 Nisan’a kadar açık
Yoğun ilgi gören sergi, 3 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek. Etkinlik, sanatın engel tanımayan evrensel gücünü ortaya koyarken, farkındalık oluşturmayı da hedefliyor.
Öne çıkan başlıklar
-
Görme engelli sanatçıdan dikkat çeken sergi
-
36 eser dokunma temelli deneyim sunuyor
-
Nevzat Tarhan’dan nörobilim vurgusu
-
Akademisyenlerden destek mesajı
-
Sergi 3 Nisan’a kadar açık
GARABEY
Yorumlar
Kalan Karakter: