Guatr, toplumda genellikle tek bir hastalık gibi algılansa da, aslında tiroit bezini etkileyen çok çeşitli sorunların ortak adı olarak kullanılıyor. Uzmanlar, guatrın nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri konusunda yanlış bilinenlerin düzeltilmesi gerektiğini belirtiyor.
Guatr şemsiyesi altında çok sayıda hastalık yer alıyor
Liv Hospital Samsun Endokrinoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Gülçin Ecemiş, halk arasında guatrın tek bir hastalık olarak bilindiğini, ancak tiroit bezinin aşırı çalışmasından yetersiz çalışmasına, büyümesinden nodül oluşumuna kadar çok sayıda hastalığı kapsadığını söyledi. Tiroit bezinin her türlü hastalığı guatr olarak adlandırılıyor.
Hipotiroidi ve belirtileri
Dr. Ecemiş’e göre, hipotiroidizm tiroit bezi hormonlarının yeterince üretilememesiyle ortaya çıkıyor. Halsizlik, güçsüzlük, baş ağrısı, kilo alma, üşüme, adet düzensizlikleri, saç dökülmesi, cilt kuruluğu, kabızlık gibi birçok belirtiyle kendini gösterebiliyor. Hafif seyreden vakalarda ise çoğu zaman şikâyetler belirgin olmayabiliyor.
Hipertiroidi ve tirotoksikozun özellikleri
Hipertiroidi, tiroit bezinin fazla çalışıp hormonların fazla salgılanmasıyla oluşuyor. Sinirlilik, aşırı heyecan, kilo kaybı, sıcağa tahammülsüzlük, titreme ve çarpıntı gibi belirtiler görülüyor. Tirotoksikoz ise fazla miktarda tiroit hormonu alınması veya bazı tiroiditlerde hormonların kana hızla karışmasıyla ortaya çıkan klinik tabloya verilen isim. Her iki durumda da hastalarda benzer belirtiler gözleniyor.
Nodüllerin ve nodüler guatrın önemi
Bezinde yumru oluşmasına ‘nodül’ deniyor. Bez hem iri hem nodüllü ise ‘nodüler guatr’, birden çok yumru varsa ‘multi nodüler guatr’ olarak adlandırılıyor. Nodüllerin kanser olup olmaması, başına buyruk çalışarak fazla hormon üretip üretmemesi ve nefes borusuna baskı yapıp yapmadığı, hasta açısından büyük önem taşıyor. Tüm bu durumlar değerlendirildikten sonra tedavi planı belirleniyor.
Tanı ve tedavi süreci nasıl ilerliyor?
Guatr şüphesiyle doktora başvuran hastalar önce fizik muayeneden geçiriliyor. Ardından ultrasonografiyle tiroit bezi inceleniyor ve gerekirse hormon tetkikleriyle tanı kesinleştiriliyor. Tanı sonrası hipotiroidide eksik hormonlar ilaçla tamamlanırken, hipertiroidide tiroit hormonlarını baskılayan ilaçlar kullanılıyor. Nodül saptanırsa, boyutu ve fonksiyonuna göre biyopsi, sintigrafi veya operasyon gündeme gelebiliyor. Tedavide, bazı hastalarda cerrahi müdahale veya radyoaktif iyot gibi yöntemler de tercih edilebiliyor.
Ameliyat gerektiren durumlar neler?
Ameliyat, genellikle iri nodüller, kanser riski veya nefes borusuna baskı gibi durumlarda öneriliyor. Ameliyat sonrası hastaların ömür boyu hormon ilacı kullanması ve düzenli takip edilmesi gerekiyor. Estetik kaygı taşıyanlar için ise modern cerrahi tekniklerle yara izinin neredeyse görünmez hale geldiği belirtiliyor.
Bunları da okuyun:
Yorumlar
Kalan Karakter: