Halistin Kukul, İstiklal Marşımız 100 Yaşında

Halistin Kukul, İstiklâl Marşı’mız; dini, milli, tarihi, kültürel ve sosyal manada, Türk milletinin mayasını, ana yapısını, kimyasını, cevherini ortaya koyan üstün estetikle donanımlı bir destan olduğunu söyledi.

Güncel 09.03.2021, 15:09 10.03.2021, 23:06
Halistin Kukul, İstiklal Marşımız 100 Yaşında

İstiklâl Marşı’nın dini, milli, tarihi, kültürel ve sosyal manada, Türk milletinin mayasını, ana yapısını, kimyasını, cevherini ortaya koyan üstün estetikle donanımlı bir destan olduğunu belirten Yazarımız Halistin Kukul, "Başka milletlerin marşlarında, ondaki bu üstün mânalı ve üstün âhenkli yapıyı bulmamız mümkün değildir." dedi.

Balkan faciası, Çanakkale ve Kafkas cephesindeki kayıplarımızın yanında, bütün Anadolu’yu saran büyük ateşin söndürülmesi için, 19 Mayıs 1919 târihinde Samsun’a çıkarak Millî Mücâdele’yi başlatan Başkomutan Mustafa Kemal’in yeni Türk Devleti’nin ilk işâretlerini verdiği zamanlarda, milletin azmini yükseltecek bir İstiklâl Marşı yazılmasına karar verildiğini belirten Kukul, bu marşın bundan yüz sene evvel 12 Mart 1921 târihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildiğini belirtti.

Bunun sonrasına dikkat çeken Halistin Kukul, Başkomutan tarafından verilen iki büyük ve ihtişamlı emir çok önemli olduğunu belirterek, "İlki, 26 Ağustos 1921 târihlidir: “Hattı müdafa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanı ile ıslanmadıkça terk edilemez." İkincisi ise, 1 Eylül 1922 târihli olup, son karardır: “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”dir. Yâni; Anadolu, boydan boya, savaş meydanıdır. On sekizlik hattâ on beşlik delikanlılar, kadınlar ve ihtiyarlar el eledir ve vatanımızı işgal eden alçaklarla başabaş, boğaz boğaza ölüm kalım mücâdelesi vermektedirler." dedi.

Türk milleti; karşısındaki acımasız düşmana karşı bütün varlığını ortaya koyarak yeniden diriliş harekâtı başlattığını ve bunu başardığını yazan Kukul, "Bütün hıristiyan câmianın, bütün Avrupa devletlerinin/milletlerinin, Türk adını silmek ve Türk vatanını parçalayıp bölüşmek için olanca güçleriyle saldırdıkları zamandır. Bütün bunları ve umûmî Türk târihini düşündüğümüzde, Mehmet Âkif Ersoy tarafından yazılan Türk İstiklâl Marşı’nın bir ‘edebî şaheser’ olduğunu söylemek, bir hakkın teslimidir. İstiklâl Marşı’mız; dînî, millî, târihî, kültürel ve sosyal mânâda, Türk milletinin mayasını/ana yapısını/kimyâsını/cevherini ortaya koyan üstün estetikle donanımlı bir destan’dır." diyerek, Başka milletlerin marşlarında, ondaki bu üstün mânalı ve üstün âhenkli yapıyı bulmamız mümkün olmadığını belirtti. YAZININ DEVAMI

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
banner442