banner424

banner425

banner423



Türk Eğitim Sen, İstiklal Marşımızın 100'üncü Yılını Kutluyor

Türk Eğitim Sen Genel Merkezi, İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 100. Yılını üç anlamlı etkinlikle kutluyor.

Güncel 11.03.2021, 09:52 11.03.2021, 11:01
Türk Eğitim Sen, İstiklal Marşımızın 100'üncü Yılını Kutluyor

Türk Eğitim Sen Genel Merkezi, İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 100. Yılını üç anlamlı etkinlikle kutluyor. Türk Eğitim - Sen 12 Mart 2021 tarihinde “İstiklalden İstikbale İstiklal Marşımız ve Mehmet Akif Ersoy” Paneli düzenleyecek. Panele üniversitelerin akademisyenleri katkı sunacak.

“100. Yılında İstiklâl Marşımızı ve Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u Anlamak” kitabının tanıtım töreni yapılacak.

İstiklal Marşı’nın Kabul Edilişinin 100. Yılında Mehmet Akif Ersoy Anısına “İstiklalden İstikbale” adıyla düzenlenen şiir yazma yarışmasının ödülleri de sahiplerini bulacak.

Etkinliğin açılış konuşmasını Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan yapacak.

YER: Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezi

Erzurum Mah. Talatpaşa Bulvarı No:160 1. Kat Cebeci/ANKARA

TARİH: 12.03.2021 Cuma

SAAT:10.30

İSTİKLAL MARŞI NEDİR?

İstiklâl Marşı, Anadolu'da Millî Mücadele'nin devam ettiği sırada Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alındı. Şairin Kurtuluş Savaşı'nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, Hakk'a, yurduna ve dinine bağlılığını dile getirir.

Şiir, 12 Mart 1921'de Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklâl Marşı olarak kabul edildi. Bestesi Osman Zeki Üngör'e ait olan istiklal marşımızın Orkestrasyonu Edgar Manas tarafından yapıldı.

İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.


Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!


Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.


Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?


Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettigi günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.


Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.


Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.


O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arsa değer belki başım.


Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)