İSTANBUL – Dünyanın "iflas etmiş ideolojisi" olarak nitelendirilen komünizmin son kalelerinden Küba’daki rejim, İstanbul’da düzenlenen bir etkinlikle parlatılmaya çalışıldı. José Martí Küba Dostluk Derneği (JMKDD) ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) organizasyonuyla Şişli’de yapılan toplantıda, Küba halkının yaşadığı derin yoksulluk ve rejim baskısı görmezden gelinerek, eski diktatör Fidel Castro için övgüler dizildi.
BECERİKSİZLİĞİN ADI YİNE 'ABLUKA' OLDU
Etkinlikte konuşan JMKDD Başkanı Nahide Özkan, Küba halkının en temel ihtiyaç maddelerine dahi ulaşamamasını itiraf etmek zorunda kalsa da, bu durumu ekonomik kötü yönetim yerine klasik "ABD ablukası" söylemine bağladı.
Özkan, 60 yılı aşkın süredir devam eden rejimin ekonomik başarısızlığını "2.1 trilyon dolarlık kayıp" gibi teyide muhtaç afaki rakamlarla savunmaya çalışırken, halkın neden temel gıdaya bile muhtaç hale geldiği sorusunun yanıtı yine "dış güçler" oldu.
SEFALETTE EŞİTLİK ÖVÜLDÜ!
Toplantının en dikkat çeken anlarından biri ise TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın açıklamaları oldu. Dünyada refah ve özgürlük endekslerinde son sıralarda yer alan Küba için "Eşitlik kriterlerinin tamamında dünya birincisi" ifadesini kullanan Okuyan, Küba halkının "yoksullukta eşitlendiği" gerçeğini ise "ahlaki ve moral değerler" kılıfıyla örtmeye çalıştı.
Okuyan’ın, insan hakları ihlalleri ve muhaliflere yönelik baskılarıyla bilinen Fidel Castro için "Ahlak ve moral değerlere önem veren son liderdi" şeklindeki güzellemesi, demokrasi hassasiyeti olan kesimlerde şaşkınlık yarattı.
'KÜBA BİZİM DAVAMIZ' İTİRAFI
Türkiye’nin kendi meseleleri dururken, binlerce kilometre ötedeki bir rejimin propagandasını "Küba bizim davamız" sözleriyle savunan Okuyan, Türkiye’deki rejim değişikliği hayallerini de gizlemedi. Okuyan, "Bizim Küba Devrimi’ne en büyük katkımız kendi ülkemizde toplumsal sistemi değiştirmektir" diyerek asıl hedeflerinin Türkiye’deki mevcut anayasal düzeni değiştirmek olduğunu bir kez daha ilan etmiş oldu.
GERÇEKLER SALONDAKİ SLOGANLARA UYMADI
Etkinlikte "Latin Amerika tehdit altında" denilerek Venezuela ve Nikaragua gibi otoriter rejimlere de selam gönderildi. Küba Komünist Partisi yetkilisi Emilio Lozada García’nın "sosyal medyanın Küba halkını zehirlediği" yönündeki şikayeti ise, rejimin bilgiye erişimden ve şeffaflıktan ne kadar rahatsız olduğunu gözler önüne serdi.
İstanbul’un göbeğinde konforlu salonlarda "romantik devrimcilik" oynanırken, Küba sokaklarında halkın özgürlük ve ekmek talebiyle verdiği yaşam mücadelesi ise propaganda konuşmalarının gölgesinde kaldı.

Haber: GARABEY
Yorumlar
Kalan Karakter: