Kronik ağrıların yalnızca yaşam kalitesini düşüren bir yakınma olmadığı, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına da zemin hazırlayabileceği belirtiliyor. Atabay Medikal Direktörü Uzman Dr. Murat Yaycı, kronik ağrı ile hipertansiyon arasında anlamlı bir ilişki bulunduğuna işaret eden güncel bilimsel çalışmaları değerlendirdi.
Hipertansiyon dergisinde yayımlanan ve yaklaşık 207 bin yetişkin bireyin uzun süreli verilerinin incelendiği “Kronik Ağrı, Hipertansiyonun Potansiyel Bir Nedeni” başlıklı çalışmada, kronik ağrının yüksek tansiyon gelişiminde bağımsız bir risk faktörü olabileceği ortaya kondu.
Kronik ağrı, diğer risklerden bağımsız etkili
Araştırmada yaş, cinsiyet, sigara ve alkol kullanımı, kolesterol ve kan şekeri düzeyleri ile bazı ilaç kullanımları gibi bilinen risk faktörleri dikkate alındı. Yapılan analizler sonucunda, kronik ağrının bu değişkenlerden bağımsız olarak hipertansiyon riskini artırdığı belirlendi.
Uzman Dr. Murat Yaycı, çalışmanın sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Ağrının süresi uzadıkça ve vücutta etkilediği alan sayısı arttıkça, hipertansiyon gelişme riskinin de anlamlı şekilde yükseldiği görülüyor” ifadelerini kullandı.
Şiddetli ve yaygın ağrılarda risk daha yüksek
Araştırma bulgularına göre; kısa süreli ağrısı olan bireylerde risk daha sınırlı kalırken, vücudun birden fazla bölgesini etkileyen, yaygın ve şiddetli seyreden kronik ağrılarda hipertansiyon gelişme olasılığı belirgin biçimde artıyor. Kronik ağrının vücutta yayılımı arttıkça tansiyon riskinin de yükselmesi, araştırmacılar tarafından “doz–yanıt ilişkisi” olarak tanımlanıyor.
Depresyon önemli bir aracı faktör
Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise depresyonun rolü oldu. Analizler, kronik ağrı ile hipertansiyon arasındaki ilişkinin yaklaşık yüzde 11,7’sinin depresyon aracılığıyla ortaya çıktığını gösterdi. Dr. Yaycı, “Kronik ağrı yaşayan bireylerde depresyonun sık görülmesi, bu iki sağlık sorunu arasındaki ilişkinin anlaşılmasında kritik bir faktör olarak öne çıkıyor” dedi.
Çift yönlü bir etkileşim söz konusu olabilir
Uzman yorumlarında, bazı kronik ağrı türlerinin sempatik sinir sistemini aktive ederek kan basıncını artırabileceği belirtiliyor. Öte yandan hipertansiyonun da uyku bozuklukları ve psikiyatrik sorunlarla ilişkili olduğu, bu durumların kronik ağrıyla çift yönlü bir etkileşim içinde olabileceği ifade ediliyor.
Bilimsel veriler, kronik ağrının geçici bir şikâyet olarak görülmemesi gerektiğini ve uzun vadede hipertansiyon gelişimi açısından önemli bir risk unsuru olabileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, kronik ağrı yaşayan bireylerin tansiyon takibini ihmal etmemesi ve gerekli durumlarda uzman desteği alması gerektiğine dikkat çekiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: