Alexa

Ülkü Ocakları Tarihi ve Öncü İsimler

Türk gençliğinin milli ülküler etrafında toplanması için her devirde teşkilatlar kurulmuştur. Ülkü Ocakları son elli yıllık tarihimizde önemli bir yer tutmaktadır. Piki Ülkü ocakları nedir? Ülkü Ocakları ne zaman kuruldu, fikir adamları ve öncü isimleri kimlerdir?

Ülkü Ocakları Tarihi ve Öncü İsimler

Ülkü Ocakları Tarihi ve bugüne kadar ki süreci hep merak edilmiştir. Ülkücülüğün ne olduğu , Ülkü Ocaklarının ne zaman kurulduğu, Ülkü Ocaklarının gayesinin ne olduğu hep merak edilmiştir.

Türk gençliğinin milli ülküler etrafında toplanması için her devirde teşkilatlar kuruldu. Toplumların gelecek idealini sürekli olarak yeniden inşa eden gençlik, yeni ufuklara doğru ilerlemek amacıyla milli ülküler edinmesi ile toplumun geleceğini garanti altına aldı. Türk gençliğinin milli ülküleri benimsemesini sağlayan ve Türk milletini maziden atiye götüren oluşumlar daim var oldu. Türk gençliğinin milli ülküler etrafında toplanması için her devirde teşkilatlar kurulmuş ve eğitimler verildi. Türk tarihinin son yüzyılında Türk milliyetçiliği fikrinin önder isimleri tarihten bu yana gelen milli şuurun yeniden canlanması amacıyla farklı yapılanmalara ve dernekleşme faaliyetlerinde bulunmuşlardır.

Türkçülük fikrine sahip aydınlar ilk sivil toplum kuruluşu olan Türk Derneği’ni 25 Aralık 1908’de kurdular. Temeli Askerî Tıbbiye öğrencileri tarafından atılan Türk Ocakları Derneği,Yusuf Akçura, Mehmed Emin Yurdakul, Ahmed Ferit Tek, Ahmet Ağaoğlu gibi dönemin Türkçü aydınlarınca 25 Mart 1912’de resmen kuruldu. Mustafa Kemal Atatürk Türk Ocaklarına büyük ilgi göstererek her gittiği yerde tek tek ziyaret etmiş ve daha sonrasında Türk Ocakları fahri reisliğine seçilmiştir.

4 Aralık 1916’da Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) kurulmuştur. Milli Türk Talebe Birliği milli mücadelede etkin şekilde yer alan tek gençlik teşkilatı olmuştur.

3 Mayıs 1944’de Türkçülük-Turancılık davası adı altında Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Nejdet Sancar, Muzaffer Eriş, Zeki Velidi Togan, Reha Oğuz Türkkan, Osman Yüksel Serdengeçti gibi dönemin Türkçüleri tabutluklara konarak işkencelere maruz bırakılmıştır. 3 Mayıs 1944 günü Nihal Atsız ve arkadaşlarının tutuklanmasını protesto eden, binlerce gençten oluşan büyük bir grup, Ankara adliyesinden Ulus meydanına kadar yürümüştür. 

Alparslan Türkeş’in 1965 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi genel başkanı olmasıyla beraber gençlik faaliyetlerine ağırlık verildi.CKMP Gençlik Kolları’nın teşkilatlanmasını hızlandırıldı. 4 Ocak 1968’de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi ve CKMP Gençlik Kolları üyesi olan Ruhi Kılıçkıran, orucunu açtıktan sonra Siteler Yurdu’nda marksistler tarafından vurularak şehit edildi. Ruhi Kılıçkıran Ülkücü Hareket’in şehitler kervanının yolbaşçısı oldu. Gençlik yapılanması olarak ilk kez ‘ülkücü’ adıyla Genç Ülkücüler Teşkilatı 29 Şubat 1968’de kuruldu. 

GENÇ ÜLKÜCÜLERİN FAALİYETLERİ

Genç Ülkücüler Teşkilatı genel olarak ortaöğretim gençliğine yönelik faaliyetlerde bulundu. Genç Ülkücüler Teşkilatı’nın  üyesi olan Bahattin Dedeşan ve Mustafa Kahraman 1969’da şehit edildi. Yurdun birçok yerinde teşkilat kuran Genç Ülkücüler Teşkilatı, Süleyman Özmen ve Yusuf İmamoğlu’nun cenaze törenine katılmış ve dağıttıkları bildiriler ile komünizmi lanetlemiştir. 12 Mart 1971 ihtilalinden sonrasında dernek, genel merkezini de Ankara’dan Yozgat’a taşımış ve çalışmalarına askıya alarak kendini feshetmiştir.

Ülkücü Hareketin efsanevi gençlik teşkilatı Ülkü Ocakları, “Ülkü Ocağı” adıyla ilk kez Ankara Üniversitesi Hukuk, Dil, Tarih ve Coğrafya ve Ziraat Fakültelerinde milliyetçi gençler tarafından fikir kulübü olarak kuruldu. İlk Ülkü Ocağı, Ankara’da Çanakkale Zaferinin yıldönümüne rastlayan 18 Mart 1966’da CKMP Gençlik Kolları tarafından kamuoyuna açıklandı.1968 yılından itibaren her üniversitede bir Ülkü Ocağı şubesi kurulmaya başlandı. CKMP Genel Başkan Yardımcısı Dündar Taşer, Ülkü Ocaklarının kurulması ve teşkilatlanması ile bizzat ilgilendi. 

Ülkü Ocakları ilk yürüyüşü “Milli Hareket Yürüyüşü”nü Ankara’da 1 Haziran 1968’de gerçekleştirdi. 1969 Mayıs’ından itibaren Ülkü Ocakları’nı Ülkü Ocakları Birliği’ne dönüştürme çalışmalarına başladı. Ankara Ülkü Ocakları Birliği kuruldu. Yine aynı şekilde İstanbul’daki ülkücüler İstanbul Ülkü Ocakları Birliği’ni ve İzmir’deki ülkücüler de İzmir Ülkü Ocakları Birliği’ni kurdular.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencisi Süleyman Özmen, solcular tarafından 72 saat mahsur bırakılan arkadaşlarını kurtarmak için geldiği Yüksek Öğretmen Okulu’nda silahla vurularak şehit edildi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Ülkücü Yusuf İmamoğlu, 8 Haziran 1970’te komünist militanlarca şehit edildi. Bunun üzerine Marmara Öğrenci Lokali’nde bir konferans veren Başbuğ Alparslan Türkeş, “Yusuf İmamoğlu Türk-İslam davasının ne ilk, ne de son şehididir. Aziz şehidimiz Yusuf İmamoğlu’nun ve diğer şehitlerimizin hesabı bir gün sorulacaktır” dedi. Ülkü Ocakları Birliği üyesi olan Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi Dursun Önkuzu 23 Kasım 1970’de komünist militanlarca şehit edildi. 

Ülkü Ocakları Birliği bu atmosferde gerçekleşen 12 Mart 1971 muhtarısını açıkça desteklemesine rağmen sıkıyönetim mahkemesi tarafından sol örgütlerle bir tutularak kapatıldı. Ülkücüler 26 Ağustos 1971 günü Malazgirt’te, Malazgirt Zaferi’nin 900. yılı kutlamalarına katılarak derneğin kapatılamadan önce son büyük gövde gösterisini gerçekleştirdi.

12 Mart 1971 muhtırası ile Ülkü Ocakları Birliği’nin ve Genç Ülkücüler Teşkilatı’nın kapatılmasından dolayı yeniden yapılanmaya gidilerek 15 Şubat 1972’de Çankırı’da Türk Ülkücüler Teşkilatı kuruldu.

23 Aralık 1973’te Ülkü Ocakları Derneği kurulması üzerine bu dernek faaliyetlerine son vererek bütün şubeleri ile Ülkü Ocakları Derneği’ne katıldı.

12 Mart sonrasında Ülkücü teşkilatlanmayı yeniden sağlamak amacıyla 12 Mart öncesinde ortaöğretim gençlerine yönelik faaliyet yapan Genç Ülkücüler Teşkilatı’nın yerine Büyük Ülkü Derneği (BÜD) kuruldu. Büyük Ülkü Derneği 22 Aralık 1972’de Kayseri’de kurulmuştur. 

1977’den itibaren “Kur’an-ı Kerim Ders Olarak Okutulmalıdır” kampanyası başlatan BÜD, “Büyük Ülkü” adında bir de dergi yayınlamaya başladı. 14-15 Nisan 1978’de Kahramanmaraş’ta ETKO, TİTKO gibi hayali örgüt suçlamaları ve komplolarıyla karşı karşıya kalan BÜD’ün birçok şubeleri İçişleri Bakanlığı tarafından kapatıldı. BÜD’ün Dördüncü Olağan Kurultayı 13 Ağustos 1978’de gerçekleşmiştir. Bu kurultayda genel merkezini Kayseri’den Ankara’ya taşıyan Büyük Ülkü Derneği, daha sonra sonra kendisini feshetmiştir.

Ülkü Ocakları Birliği’nin 12 Mart muhtırası ile kapatılmasının ardından Ülkü Ocaklarının ilk şubesi, Başbuğ Alparslan Türkeş’in yönlendirmesi ile 15 Eylül 1973’te Bursa’da yeniden açıldı.

23 Aralık 1973’te Bursa’da düzenlenen kurultayda Ülkü Ocakları Derneği’ne dönüştürülen derneğin başkanlığına Muharrem Şemsek getirildi. Genel merkezi Ankara’ya taşınan Ülkü Ocakları Derneği, ülke genelinde şubeler açarak teşkilatlanmaya başladı. Ülkü Ocakları Genel Başkanı Muharrem Şemsek, Türk Ülkücüler Teşkilatı Genel Başkanı Şevket Barutçu ve Başkent İTİA araştırma görevlisi Devlet Bahçeli ile tüm yurdu dolaşarak kısa sürede büyük bir teşkilatlanma sağladı. 

Ülkü Ocakları ülke genelinde 400 şubeye ulaştı.Ülkü Ocakları Derneği Genel Merkezi’nin periyodik olarak düzenlediği konferanslara konuşmacı olarak katılan Başbuğ Alparslan Türkeş, Ülkücülere yeni yüzyılı inşa edecek hedefleri anlatıyordu. Bu arada Marksist militanlar ülkücülere yönelik saldırılarına devam ediyor, provokatif eylemlere girişiyorlardı.

1976 yılı içerisinde 35 ülkücü genç, komünistler tarafından şehit edildi.

Ülkeyi saran kızıl terör, her yeri kana bulayarak her gün birkaç ülkücüyü şehit ediyordu. Ülkü Ocakları hakkında 1977 Mayıs’ında açılan ve Ankara’da devam eden dava, CHP’nin Ankara Valisi Tekin Alp’in açtığı yeni bir dava ile hızlandırılmıştır. Bunun üzerine Konya’da kurulu bulunan Ülkücü Gençler Derneği’ni, Ülkü Ocakları’nın yerine yapılandırma çalışmaları başlamıştır. Ülkü Ocakları Derneği Aralık 1978’de kapanmıştır.

15 Haziran 1977’de Konya’da kurulan Ülkücü Gençler Derneği’nin adı, 25 Mayıs 1978’de yapılan kongre ile Ülkücü Gençlik Derneği olarak değiştirilmiş ve genel merkezi de Konya’dan Ankara’ya taşındı. Ülkü Ocakları’nın kapatılması üzerine Türkiye’deki 1250 Ülkü Ocakları şubesi Ülkücü Gençlik Derneği şubesine dönüştürüldü.

Ülkücü Gençlik Derneği’nin 18 Mart 1979’da Ankara’da düzenlenen 3. Büyük Kurultayına katılan Başbuğ Alparslan Türkeş, bir konuşma yaparak Ülkücü gençliği “Türk milletinin yaşama iradesi” olarak tarif etmiştir. 

CHP iktidarının korumasındaki Pol-Der’li çeteler, bir yandan Ülkücüleri işkencelerden geçirirken, öte yandan  sürekli olarak provokasyonlar yapılmıştır. Terör olaylarının iyice tırmanması üzerine 19 ilde sıkıyönetim ilan edilmiştir. ÜGD’nin genel merkezi ilk kurulduğu yer olan Konya’ya geri taşınmıştır. Ancak ÜGD’ye yönelik baskılar artarak devam edince, Nevşehir’de daha önce kurulmuş olan Ulu Ülkü Derneği’nin adı, 2 Mart 1980’de gerçekleştirilen kurultayda yapılan tüzük değişikliğiyle Ülkü Yolu Derneği’ne dönüştürülmüştür. Merkezi Nevşehir’de olan Ülkü Yolu Derneği, 12 Eylül’e kadar geçen sürede Ülkücü Hareket’in sözcülüğünü yapmıştır.

 Ülkü Ocakları’nın düzenlediği konferans, seminer, panel ve sohbetlerle gençler milli şuuru sahibi olarak, vatanını ve milletini yıkıcı fikirlere karşı korumak için mücadele veriyordu. Başbuğ Türkeş’in ve Dündar Taşer’in öncülüğünde kurulan ocaklar teşkilatlanmada ilim, iman, ahlak ve ülkü temelinde hareket ederek Hoca Ahmet Yesevi hazretlerinin mayasını attığı Ocaklar olma gayesindeydi.

Başbuğ Türkeş’in önderliğindeki Ülkücüler, gençliği teşkilatlandırarak Türk milletinde milli heyecanı tekrar canlandırmak için “Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslümanız” sloganı ile Anadoluda dalga dalga yayılmışlardır. Seyyid Ahmet Arvasi ve Dündar Taşer gibi ideologların girişimleriyle “Türk-İslam Ülküsü” ideolojisi şekillenmiştir. Dündar Taşer’in düzenlediği sohbetlere Ülkücü gençler yoğun katılım sağlayarak geceler boyu onu dinlemişlerdir. 

1970’li yılların ikinci yarısında Ülkü Ocakları Derneği mensubu gençler “Türk-İslam Ülküsü” doğrultusunda milliyetçi gençliği teşkilandırmıştır. Galip Erdem’de bu dönemde gençliğin yetişmesi için ocaklardaki özel eğitimlere katıldı

Gençliğin fikir babalığını yapan Galip Erdem, Seyyid Ahmet Arvasi, Dündar Taşer, Erol Güngör gibi daha birçok aydın şahıslar Ülkücülüğü tam anlamıyla özümsemelerini sağlamışlardır. 

12 Eylül 1980’de yapılan ihtilal neticesinde Ülkücüler zindanlara kapatılarak ve 12 Eylül öncesi kızıl kurşunlarla şehit edilerek ülkeyi daha ileri ufuklara götürecek nesiller yok edilmiştir.

12 Eylül işkencelerinde 9 yiğidini idama uğurladı.

KAPSAMHABER

Güncelleme Tarihi: 25 Kasım 2019, 18:31
YORUM EKLE