Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ve geleneksel hâle getirilmesi hedeflenen “Çocuk Sempozyumu”, “Çocuk ve Gençlerin Dünyasında Bağımlılık: Riskler ve Koruyucu Yaklaşımlar” temasıyla Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Mavi Salon’da gerçekleştirildi.
Bilimsel ve disiplinler arası bir perspektifle gerçekleştirilen sempozyumda; madde bağımlılığı, teknoloji kullanımı, sosyal medya ve dijital oyunlar gibi davranışsal bağımlılıklar masaya yatırıldı. Uzmanlar, bu tür bağımlılıkların çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerine, sosyal hizmet müdahalelerine ve önleyici modellerin etkinliğine dikkat çekti.
‘Bağımlılık çok boyutlu bir toplumsal meseledir’
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mahmut Yaran, bağımlılık olgusunun yalnızca birey temelli değil, toplumsal boyutları olan karmaşık bir sorun olduğuna işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
‘Bağımlılık, yalnızca bireyin değil; ailenin, çevrenin ve toplumun da içinde yer aldığı çok boyutlu bir sosyal sorundur. Sosyal hizmet disiplini bu konuda hem önleyici hem destekleyici rol üstlenmekte ve toplumun en kırılgan kesimlerini korumaya yönelik çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca öğrencilerimizin geliştirdiği “Sosyal Hizmette Dijital Empati” projesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenmeye değer bulunmuştur. Bu tür projeler, çocukların sağlıklı gelişimine katkı sunmakla birlikte akademik çalışmaların sahaya aktarımında da büyük öneme sahiptir.’
‘Bağımlılık artık sadece maddeyle sınırlı değil’
Sempozyumda konuşan OMÜ Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ercümend Ersanlı ise, bağımlılık kavramının günümüzde çok yönlü bir yapıya evrildiğini belirterek şunları söyledi:
‘Bugün burada sadece bir akademik etkinlik gerçekleştirmiyoruz; çocukların ve gençlerin hayatlarına dokunabilecek, onların geleceğini daha güvenli ve sağlıklı kılabilecek fikirleri birlikte üretmek için bir aradayız. Artık bağımlılık dediğimizde yalnızca madde kullanımı değil; teknoloji, oyun, sosyal medya gibi davranışsal bağımlılıklar da gündemimize giriyor. Çocuklar, kimi zaman bir ekrana sığınarak yalnızlığını unutmaya, kimi zaman bir maddeyle acısını bastırmaya çalışıyor. Bu da bize gösteriyor ki; bağımlılıkla mücadele yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda sosyal bir sorumluluk ve çocuk hakları meselesidir.’
Prof. Dr. Ersanlı, bağımlılık riskinin azaltılması için güvenli aile ortamı, destekleyici okul sistemleri ve erişilebilir sosyal hizmetlerin önemine vurgu yaptı.
Yeni kuşaklar için koruyucu ve kapsayıcı bir yaklaşım çağrısı
Sempozyum kapsamında, çocukların yalnız olmadıklarını hissettiren okul-aile-devlet iş birliği modelinin önemi vurgulandı. Uzmanlar, çocukları bağımlılıklardan koruyacak sosyal destek sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Katılımcılar, sempozyum sonunda çözüm önerilerini ve saha deneyimlerini paylaşarak ortak bir deklarasyon hazırlığına da katkı sundu.

Etkinlik, çocukların psikososyal gelişimini destekleyecek yeni projelerin temelini oluşturması yönünde önemli bir adım olarak değerlendirildi.
İsterseniz bu haberi kurumsal kimlik görselleriyle birlikte yayımlanabilir hale getirebilirim. Ayrıca bu haberle ilgili görsel metin düzenlemesi (sosyal medya için) veya afiş ihtiyacınız olursa hemen oluşturabilirim. Devam edelim mi Çağlar Bey?
Yorumlar
Kalan Karakter: