Sekizinci Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin uzlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, 4 milyon kamu çalışanı ile 2,5 milyon emeklinin 2026–2027 dönemindeki mali haklarını belirleyecek sürecin “sonuç alıcı ve şeffaf” yürütülmesi gerektiğini söyledi. Kahveci, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu (KGHK) ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yetkilerinin birbirini dışlamadığını belirterek, diyalog ve pazarlık kanallarının açık tutulması çağrısı yaptı.
Uzlaşmazlık sonrası mesaj: “Müzakere kanalları açık kalmalı”
Kahveci, yetkili konfederasyonun tutumunu eleştirirken, sendikal tartışmaların memur ve emekli aleyhine sonuçlar doğurmaması için sorumlu bir süreç yönetimine ihtiyaç olduğunu vurguladı. “Toplu sözleşme sürecinin en verimli şekilde geçmesi, kazanımların artırılması ve sorunların çözülmesi için bütün platformlar işletilmelidir.” değerlendirmesinde bulunan Kahveci, sahadaki eylemlerle kurumsal müzakerenin birlikte yürütüleceğini kaydetti.
Hakem Kurulu ve TBMM: “Paralel işleyiş mümkün”
KGHK kararlarının Meclis iradesinin önüne geçmediğini hatırlatan Kahveci, şu ifadeleri kullandı:
“Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun vereceği karar, hiçbir şekilde TBMM’nin kamu çalışanlarına ve emeklilere ilişkin yeni kararlar almasını engelleyecek nitelikte değildir.”
Geçmiş yıllarda refah payı ve ilave ödemelerin TBMM kararlarıyla hayata geçtiğini anımsatan Kahveci, bu dönemde de benzer mekanizmaların işletilebileceğini belirtti.
Kurul üyeliği ve yeter sayı tartışması
KGHK’nin toplanma yeter sayısının Türkiye Kamu-Sen’in üye gönderip göndermemesine bağlı olmadığını vurgulayan Kahveci, “Kanuna göre Türkiye Kamu-Sen’in Hakem Kurulu’na üye göndermesi, Kurulun toplanma yeter sayısına etki etmemektedir.” dedi. Bu çerçevede konfederasyonun, “zaten toplanmış Kurulda” kamu çalışanlarının beklentilerini bir kez daha anlatmak amacıyla temsilci görevlendirdiğini ifade etti.
Yetkili konfederasyona eleştiri ve sendikal tercih çağrısı
Uzlaşmazlık sonrasında izlenen çelişkili adımların belirsizlik ürettiğini belirten Kahveci, “süreç yönetimi” eleştirisini yineledi. Sendikal rekabetin, memur ve emeklinin hak mücadelesinin önüne geçmemesi gerektiğini söyleyen Kahveci, “Türk memurunun kurtuluşu, sendikal tercihini gözden geçirip iş bilmezliğin tekeline son vermekten geçmektedir.” dedi.
Eylem planı: Saha, siyaset, kurumsal diyalog
Kahveci, konfederasyonun üç ayaklı bir strateji izleyeceğini duyurdu:
-
Sahada örgütlenme ve eylem: Basın açıklamaları, açık alan toplantıları ve gerekirse iş bırakma.
-
Siyasi temas: Siyasi partilerle görüşmeler ve TBMM nezdinde girişimler.
-
Kurumsal müzakere: KGHK ve idari platformlarda teknik görüşmelerin sürdürülmesi.
“Çalışanlarımızın emeğinin ve alın terinin hakkını savunmak için yasal olan her platformun kullanılması gerektiğine inanıyoruz.” diyen Kahveci, masadaki tüm yöntemlerin tüketileceğini belirtti.
2026–2027 için beklenti başlıkları
Konfederasyon, toplu sözleşme çerçevesinde şu başlıklarda ilerleme bekliyor: enflasyon telafisi ve refah payı uygulamaları, ek ödeme ve sosyal haklar, gelir vergisi kaynaklı kayıpların azaltılması, yardımcı hizmetler sınıfı ve 4/B-4/C geçmişi bulunan personelin statü sorunlarının çözümü. Kahveci, “Amaç, kamu çalışanının alım gücünün korunması ve emeklilikte sürdürülebilir bir gelir güvencesinin sağlanmasıdır.” dedi.
Doğrudan alıntılar
-
“Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun vereceği karar, TBMM’nin yeni kararlar almasını engellemez.”
-
“Kanuna göre Türkiye Kamu-Sen’in Hakem Kurulu’na üye göndermesi, kurulun toplanma yeter sayısına etki etmemektedir.”
-
“Yasal olan her platformun kullanılması gerektiğine inanıyoruz.”
-
“Türkiye Kamu-Sen anlık kararlar vermez; kamu çalışanları ve emeklilerinin aleyhine hiçbir kararın altına imza atmaz. Türkiye Kamu-Sen, Türk memurunun teminatıdır.”
Ne Anlama Geliyor?
-
Kurumsal denge: KGHK–TBMM vurgusu, toplu sözleşme tıkanmalarında alternatif kanalların eşzamanlı işletileceği mesajını güçlendiriyor.
-
Temsil tartışması: Yeter sayı ve kurul üyeliği açıklaması, “Kurula katılmalı mı?” ikileminde Türkiye Kamu-Sen’in “sorumlu katılım” pozisyonunu somutlaştırıyor.
-
Politika odağı: 2026–2027 döneminde refah payı, ek ödeme ve vergi düzenlemeleri gibi kalemler, memur gelirinin reel korunması açısından kritik başlıklar olarak öne çıkıyor.
-
Sendikal rekabet: “Sendikal tercihi gözden geçirme” çağrısı, yetki tablosunda olası bir yeniden dizilişin sinyali olarak okunuyor.
Önceki Gelişmeler
-
Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri hizmet kolları ve genel bölümde uzlaşma sağlayamadı; süreç, 4688 sayılı Kanun uyarınca KGHK gündemine taşındı. Memur-Sen’e bağlı yetkili sendikaların ön müzakerelerini tamamlaması sonrasında, ücret artışı, refah payı ve sosyal haklar başlıklarında görüş ayrılıkları sürdü. Türkiye Kamu-Sen ise hem sahada hem kurullarda sürecin “sonuç alıcı biçimde” yürütülmesi için girişimlerini artıracağını açıkladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: