Yeşilay’ın uluslararası hakemli dergisi Addicta’da yayımlanan araştırma, oyun oynama bozukluğunun yalnızca çocukları değil, yetişkinleri de ciddi biçimde etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koydu.
Oyun oynama bozukluğu, uzun süredir çocuklar ve ergenlerle ilişkilendirilen bir sorun olarak bilinse de, son veriler bu tablonun yetişkinler için de giderek ağırlaştığını gösteriyor. Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine (YEDAM) başvuran yetişkinler üzerinde yürütülen kapsamlı araştırma, oyun bağımlılığının yetişkin bireylerde de ciddi psikolojik ve sosyal sonuçlar doğurduğunu gözler önüne serdi.
Başvuruların büyük bölümü erkeklerden oluşuyor
2020–2024 yılları arasında Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki 105 YEDAM merkezine başvuran 18 yaş ve üzeri bireylerin verilerinin incelendiği çalışmada, değerlendirme formlarını eksiksiz dolduran 250 yetişkinin bulguları analiz edildi. Klinik psikologlar tarafından yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda, başvuruların yüzde 91’inin erkeklerden oluştuğu tespit edildi.
Araştırmada, başvuranların büyük bölümünün genç yetişkin erkekler olduğu görülürken, son yıllarda kadın başvurularında da artış yaşandığına dikkat çekildi. Bulgular, oyun oynama bozukluğu yaşayan bireylerde depresyon, anksiyete ve riskli davranışların daha yaygın olduğunu ortaya koydu.
Günde 6 saatten fazla oyun oynayanların oranı dikkat çekti
Araştırmaya katılanların önemli bir kısmı, günde 6 saatten fazla oyun oynadığını ve bu durumun günlük yaşamlarını ciddi şekilde etkilediğini ifade etti. Özellikle interneti ağırlıklı olarak oyun oynamak amacıyla kullanan bireylerde oyun oynama bozukluğu riskinin daha yüksek olduğu belirlendi.
Oyun türlerine bakıldığında, katılımcıların yüzde 46’sının en çok strateji oyunlarına bağımlı olduğu görüldü. Savaş oyunları ise yüzde 43’lük oranla ikinci sırada yer aldı.
Psikososyal destek sürede belirgin düşüş sağladı
Araştırmanın üç aylık takip sonuçları, YEDAM tarafından sunulan psikososyal destek hizmetlerinin etkisini de ortaya koydu. Başvuru sırasında “günde 6 saatten fazla oyun oynuyorum” diyenlerin oranı yüzde 76 iken, üç ay sonunda bu oran yüzde 13’e kadar geriledi. Bu düşüş, verilen desteğin oyun süresi üzerinde anlamlı bir etki yarattığını gösterdi.
‘Yetişkinlerde de ciddi işlev kaybına yol açıyor’
Çalışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Coşkunol, elde edilen bulguların önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
‘Bu araştırma, oyun oynama bozukluğunun yetişkinlerde de ciddi işlev kayıplarına yol açabildiğini net biçimde ortaya koyuyor. YEDAM’da sunduğumuz bilimsel ve ücretsiz psikososyal desteklerin, bireylerin yaşamlarını yeniden dengelemelerinde etkili olduğunu görmek son derece kıymetli.’
Araştırma, oyun oynama bozukluğunun yaşla sınırlı bir sorun olmadığını ve yetişkinler için de erken müdahalenin büyük önem taşıdığını ortaya koyuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: