İklim Kanunu’nun yalnızca çevre hedefleriyle sınırlı kalmadığını, tarım politikalarını ve üretim modellerini de köklü biçimde etkileyeceğini belirten Recep Mutlutürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Tarım yasaklanacak” tepkilerini “şuursuzluk” olarak nitelemesine karşı çıktı. “Toprağın bereketine hükmeden değil, toprağın sesine kulak veren bir yönetim anlayışı şarttır” diyen Mutlutürk, çiftçilerin kaygılarının görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
‘Küresel baskılar milli üretimi zayıflatır’
Mutlutürk, İklim Kanunu’nun küresel anlaşmaların etkisiyle hazırlanmasının Türkiye’nin bağımsız tarım politikaları açısından risk oluşturduğunu savundu. “Üretim planlamasında yerli çiftçinin gerçekliği dikkate alınmadı. Küresel baskılarla şekillenen her yasal düzenleme, yerli üretimi zayıflatır. Tarımı dolaylı şekilde sınırlandıran hiçbir düzenleme milli olamaz” ifadelerini kullandı.
‘Çiftçinin alın teri göz ardı edilemez’
Açıklamasında hükümete de çağrı yapan Mutlutürk, İklim Kanunu’nun yeniden gözden geçirilmesini, yerli üreticiyi önceleyen şeffaf ve katılımcı bir süreç başlatılmasını istedi. “Milletin sesi susturularak doğa korunamaz. Çiftçinin alın terini dikkate almayan her adım, hem üretimi hem de ülkenin geleceğini tehdit eder” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.
Yorumlar 1
Kalan Karakter: