Mülâkat: RAMAZAN ÇAĞLAR
Türkiye’miz, dünyanın hem en eski yerleşim yerlerinden biri ve hem de, tarihî eserlerinin çokluğu bakımlarından dünyanın en başta gelen ülkelerindendir. Bu sebeple; hem tarihî eserlerinin korunması ve hem de, tabiatının yâni ormanlarının ve ziraat sahalarının korunması ve kullanılması hususunda çok dikkatli olmamız gerekir.
Samsun’umuz; tarihî eser bakımından, Türkiye’nin birçok şehrine nazaran zengin sayılmaz. Ve maalesef; eldeki mevcut tarihi eserlerimizin korunması hususunda da dikkatli olduğumuzu söyleyemeyiz.
Bu konuda, 1509 tarihinde vakfedilen Samsun Taşhan’ın bugünki durumunu, OMÜ E. Öğretim Görevlisi Şâir ve Yazar M. Halistin Kukul ile istişâre yapmak istedim.
ÇAĞLAR-Sayın Hocam, bilebildiğim kadar, Saathâne Maydanı-Buğdaypazarı arasında bulunan Taşhan’ın durumunu, ilk olarak dile getiren kişi, sizsiniz. Bunu biraz anlatır mısınız? Nereden icap etti, nasıl oldu?
KUKUL-Doğrudur…TAŞHAN’dan, ilk olarak, “Vakıflarımız Sahipsiz”başlıklı yazımda, Ankara’da yayınlanan Gündüz Gazetesi’nin 19-20 Haziran 1997 tarihli nüshasının 2. Sayfasında söz ettim. Aynı yazım; Ahmet Şenol tarafından yayınlanan Sektörel Karadeniz Gazetesi’nin Kasım 1998 tarihli nüshasının 18 ve 19 sayfalarında da yayınlandı. Samsun Taşhan, o kadar derbeder bir vaziyette idi ki, üzülmemek elde değildi.
Uzun mesele...Daha sonraları, o zamanın Vakıflar Bölge Müdürü’ne bir heyet olarak da gittik. Hep, boşa çıktı..Sonra, buranın Vakfiyesini aldım, hakkında defalarca yazdım ve o zaman Samsun’daki televizyonlarda da önemini izaha çalıştım... Kayıtlarda, Mahmut bin Ali Paşa Vakfiyesi olarak geçiyor. 1509’larda vakfedimiş. Yapılış tarihini hâlâ kimse bilmiyor…Birçok resmî kayıtta 16. yüzyıl eseri olarak geçiyor. Elbette 16. yüzyıl ama tam tarih biliniyor…Niçin yuvarlak bir rakamla (16) deniliyor… Düşününüz; 1509 tarihi ile, 1600 tarihi arasında (91) doksanbir sene var!..Böyle tarih hesabı yapılır mı? Tarihî derinlik gizlenir mi? Böyle, tarih sahiplenilmesi mi olur?
Dediğim gibi, yapılış tarihi bile hâlâ bilinmiyor…
ÇAĞLAR- Taşhan’ın, esas mes’ulü kimdir? Yâni hangi Devlet kuruluşu burayla ilgileniyor?
KUKUL-Tâmirata kadar, Kültür Bakanlığı’na bağlı Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ydü. Sonra, burayı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devretmişler…Niçinini ve nasılını elbette bilemem..Mesele, kime aitlik’ten ziyâde, ‘kafa meselesi’dir…Hepsi aynı Devlet’in, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşları.. Fakat gelinen noktada ‘müspet’ hiçbir şey yok!..Tutmuş, esas doku’yu yâni ‘târihî dokuyu’ bozmuşsunuz…O, bozmuş; bu, bozmuş ne kıymeti var? Daha ne olsun!?
ÇAĞLAR-Ne yapmalıyız, peki?
KUKUL- İş, “Ne yapmalıyız?”dan çıktı..Bakınız, yine bir haziran ayındayız. Yirmi dokuz senenin bittiği bir haziran ayında…Bura hakkında ilk yazımı yazdığım 1997 Haziranı nerede, 2026’nın Haziranı nerede? Kimin işi oluşunun hiç de önemi yok!..Hangi birimi’nin mes’uliyetindedir, onun da, önemi yok…
ÇAĞLAR-Bir çözüm arıyorsak, onu nerede ve nasıl bulacağız? Sizce ne yapılmalı?
KUKUL-Aziz kardeşim; siz, bu işleri bilen yâni kültürden anlayan bir insansınız…Bugüne kadar, Taşhan hakkında yazı yazdım…Bir defa, seneler önce, o zamanların Vali Yardımcılarından biri olan Mesut Taner Genç Bey aradı. Ne oldu yiyeceksiniz. Sâdece gönül aldı…Buraya, dile kolay, tam ‘ALTI MİLYON TÜRK LİRASI” harcanmış…Hiç kimse, “Harcanmış da ne olmuş, diyemez!..” Milletin parası, bu!..Yazık, günah değil mi? Bu parayla, bir okul yaparsınız, bir tıp fakültesi kurarsınız!…
F(ı)ransa’da 1867’de icat edilen “asansör”, bizim, 1509’da vakfedilen tarihi eserimize konulmuş/yerleştirilmiş…İnanın ki, aklım almıyor!..Tarihî doku tamamen silinmiş yâni..Bunu; yine sizinle yaptığım bir sohbette söylemiştim…”Samsun’da Asansörlü Taşhan” diye bir başlıkla, yayınlanmıştı…Peki, şimdi ne oldu biliyor musunuz?

ÇAĞLAR-Ne oldu, Hocam?
KUKUL-Üzülerek söylüyorum: “ASMALI KİLİTLİ ASANSÖRLÜ TAŞHAN” oldu..İyi mi? Şaka gibi!..Fakat, t(ı)rajik bir durum!..Şu anda, bunca masraf yapılan TAŞHAN’ın kapısında, kocaman bir asmalı kilit var!..
ÇAĞLAR-Anlıyorum, Hocam..Gerçekten üzülecek bir husus..Ben de, KAPSAMHABER olarak bir haberimde, buna temas etmiş ve çâre aramaya çalışmıştım…Şimdi, size, tekrar sormak istiyorum: ” Ne yapmalıyız? Zihninizde bir şeyler var mı?”
KUKUL-Burayı her kim işletirse işletsin; buranın, tamamen Devlet’in yâni Kültür Bakanlığı’nın veya Belediye’nin ilgili biriminin himâyesinde/denetiminde olması lâzımdır, şarttır.
Böyle tarih fışkıran bir mekânın Samsun’a yakışır, Samsun’a lâyık, bir “KÜLTÜREVİ” olmasını çok arzularım. Bu defa, inşâAllah, temennim gerçekleşir!..Zihnimdeki, “Ne yapmalıyız’ın cevabı, budur

Yorumlar
Kalan Karakter: