Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen kanun teklifi sırasında yaptığı konuşmada, İstanbul Finans Merkezi’ne sağlanan vergi avantajları ile Samsun’un Havza ilçesinde selden zarar gören esnafa yönelik uygulamalar arasındaki farkı eleştirdi.
Karaman, sel felaketinden etkilenen Havza esnafının yalnızca vergi ertelemesiyle değil, doğrudan vergi affıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
“Sel Mağduru Esnafın Vergileri Silinmeli”
TBMM kürsüsünden hükümete seslenen Karaman, İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kuruluşlara uzun yıllar vergi indirimi sağlandığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyette bulunan kuruluşlara 2047’ye kadar yüzde 100 vergi indirimi uygulamayı kanunlaştırırken, sel bölgesi olan Samsun’un Havza ilçesinde vergisini düzenli ödeyen esnaflarımızın vergilerini sadece üç ay ertelemeyi kararlaştırıyorsunuz. Sel mağduru Havza esnafının 2026 yılı vergilerinin tahsil edilmemesini, silinmesini teklif ediyorum.”
“Üretim ile İhracat Birbirinden Koparılamaz”
Kanun teklifinin 8’inci maddesi üzerine konuşan Karaman, üretim ve ihracat politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İlk düzenlemede imalatçı kurumların doğrudan ihracattan elde ettikleri kazançlara yüzde 9, diğer ihracatçı kurumlara ise yüzde 14 oranında kurumlar vergisi uygulanmasının planlandığını hatırlatan Karaman, komisyon sürecinde bu yapının değiştirildiğini belirtti.
Yeni düzenlemeyle yalnızca sanayi sicil belgesine sahip üreticiler ile zirai üretim yapanların yüzde 12,5 oranında vergilendirileceğini söyleyen Karaman, ihracat yapan firmaların sistem dışında bırakılmasını eleştirdi.
Karaman, “Üretim ile ihracat birbirinden koparılamaz. İhracat yapan firmalar sadece üretim maliyetleriyle değil; kur dalgalanmaları, finansman giderleri, lojistik maliyetleri ve küresel rekabet baskısıyla da mücadele ediyor” dedi.
“Yüzde 25 Vergi Rekabet Eşitsizliği Oluşturuyor”
Vergi sistemindeki farklı oranların piyasada adaletsizlik oluşturduğunu savunan Karaman, üretim kapsamına girmeyen yerel işletmelerin, hizmet sektörünün ve KOBİ’lerin yüzde 25 kurumlar vergisiyle karşı karşıya bırakıldığını ifade etti.
Bu durumun küçük işletmeler açısından ciddi bir yük oluşturduğunu belirten Karaman, ekonominin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını söyledi.
“Vergi sistemi güçlüyü daha güçlü, zayıfı daha zayıf hâle getiriyorsa; küçük işletmeci, esnaf ve yerel sermaye yüksek vergi baskısı altında eziliyorsa orada adil düzenden söz edilemez.”
“Bütçe Açıklarının Bedeli Esnafa Yüklenmemeli”
Karaman, bütçe açıklarının sebebinin üretici ya da ihracatçı olmadığını belirterek, yıllardır uygulanan ekonomik politikaların ağır vergi yükünü artırdığını savundu.
Kamu kaynaklarının verimli kullanılmadığını ifade eden Karaman, yanlış ekonomi politikalarının bedelinin üreticilere yüklenemeyeceğini söyledi.
“Genel Kurumlar Vergisi Yüzde 10’a Düşürülmeli”
Saadet Partisi adına çözüm önerilerini de açıklayan Karaman, genel kurumlar vergisi oranının yüzde 10 seviyesine çekilmesi gerektiğini ifade etti.
Karaman, bu adımla birlikte hem üreticinin destekleneceğini hem de ihracatçının uluslararası rekabet gücünün korunacağını kaydetti.
“Ekonomi Adaletle Yönetilmeli”
Kanunların sektör temsilcileri, üreticiler ve ihracatçılarla birlikte hazırlanması gerektiğini belirten Karaman, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Ekonomi rantla değil üretimle, israfla değil bereketle, baskıyla değil adaletle yönetilmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı daha çok vergi değil; daha ahlaklı, daha adil ve daha üretken bir ekonomik düzendir.”
Yorumlar
Kalan Karakter: