Samsunlunun pazar kahvaltısının vazgeçilmezi, misafir ağırlamanın en garanti yolu, şehir dışına giden en kıymetli hediyesi... Samsun Pidesi, sadece bir yemek değil, bu şehrin kimliği. Ancak artan maliyetler ve denetim eksikliği, coğrafi işaretli bu efsane lezzeti tehdit ediyor. Vatandaş "O eski tadı alamıyoruz" derken, eski ustalar isyanda: "Gerçek pide tereyağıyla olur, margarinle değil!"
Samsun'da sokakta yürürken burnunuza çarpan o kızarmış hamur ve erimiş tereyağı kokusu, bu şehrin en karakteristik imzasıdır. İster Bafra'nın çıtır kapalısı olsun, ister Terme'nin bol malzemeli açığı; Samsun Pidesi, Türkiye'nin gastronomi haritasında tartışmasız bir zirve. Yıllar süren çabalarla alınan "Coğrafi İşaret" tescili de bu başarının nişanesi oldu.
Ancak son dönemde şehirde herkesin fısıltıyla konuştuğu, pidesini yerken içten içe hissettiği bir tehlike var: Samsun Pidesi, ekonomik zorlukların kurbanı mı oluyor?
Maliyet Kıskacındaki Lezzet: Hile Nerede Başlıyor?
Son bir yılda un, et ve özellikle "gerçek" tereyağı fiyatlarındaki rekor artışlar, pideci esnafını zorlu bir tercihle baş başa bıraktı: Ya fiyatı vatandaşın erişemeyeceği bir noktaya çekmek ya da "maliyet hesabı" yapmak.
Şehrin ara sokaklarında ve ne yazık ki bazı popüler noktalarda "merdiven altı" olarak tabir edilen üretim şeklinin arttığı iddia ediliyor. Peki, gerçek Samsun Pidesi'ni tehdit eden bu hileler neler?

-
Tereyağı Yerine Margarin/Nebaati Yağ: En büyük tehdit burada. Gerçek Samsun pidesinin alametifarikası olan o mis gibi tereyağı kokusu yerine, maliyeti düşürmek için endüstriyel margarinler veya nebatî yağ karışımları kullanılıyor. Bu, pidenin hem tadını hem de o meşhur "gevrek" yapısını bozuyor.
-
Et ve Peynirde Kalite Düşüşü: Kıymalı pidede dana etinin en iyi yerleri yerine sinirli bölgelerin veya daha düşük kaliteli karışımların kullanılması, peynirlide ise yöresel peynirler yerine erime özelliği yüksek ama lezzeti zayıf endüstriyel kaşarların tercih edilmesi.
-
Odun Ateşi mi, Elektrik mi?: Pidenin o isli, karakteristik tadını veren geleneksel taş ve odun fırınları, yerini daha pratik ve ucuz olan elektrikli veya doğalgazlı fırınlara bırakmaya başladı.
Eski Usta'nın İsyanı: "Bu Pide Değil, Hamur İşi!"
Konuyu, ömrünü bu mesleğe adamış, ismini vermek istemeyen 40 yıllık bir pide ustasına sorduk. Gözleri dolarak anlattı:
"Evladım, biz hamuru bebek gibi kundaklar, mayasını saatlerce beklerdik. Eti kendimiz seçerdik. Şimdi bakıyorum, 'Hızlı servis' adı altında hamuru dinlendirmeden fırına atıyorlar. İçine koydukları yağ, yağ değil. Vatandaş ucuza yemek istiyor, haklı. Esnaf dükkanı döndürmek istiyor, o da haklı. Ama ortaya çıkan şey Samsun Pidesi değil, sıradan bir hamur işi oluyor. Coğrafi işaret aldık diye sevindik ama içini boşaltıyoruz. Bu gidişle torunlarımız gerçek Samsun pidesinin tadını sadece bizim anlattığımız hikayelerden bilecek."
Vatandaş Ne Diyor? "Pazar Keyfimiz Kaçtı"
Atakum’da yaşayan ve her Pazar ailesiyle pide yemeyi gelenek haline getiren bankacı Selim K. (38) ise durumun vehametini tüketici gözüyle özetliyor:
"Eskiden pazar günlerini iple çekerdik. Şimdi sipariş verirken korkuyoruz. Fiyatlar zaten uçtu, ona bir şey demiyoruz artık. Ama bari verdiğimiz paranın karşılığını alalım. Geçen gün bilindik bir yerde yedik, o eski tereyağı kokusu yoktu, hamur kayış gibiydi. 'Bu hafta pide yemesek mi?' diye düşünmeye başladık. Samsunlu olarak bu durum ağırıma gidiyor."
Samsun'un Markasına Kim Sahip Çıkacak?
Samsun Pidesi (Bafra'sıyla, Terme'siyle, Çarşamba'sıyla) bu şehrin en büyük turizm elçisidir. Şehre gelen bir yabancının ilk sorduğu şey "En iyi pideyi nerede yerim?" sorusudur.
Gündem, artan maliyetler altında ezilen dürüst esnafı korumak ve "Samsun Pidesi" markasını üç kuruş daha fazla kazanmak uğruna bozanlara karşı harekete geçmek. Sadece tabelada "Meşhur Samsun Pidesi" yazması yetmiyor; o lezzetin, o emeğin ve o malzemenin hakkını vermek gerekiyor.
Samsun kamuoyu şimdi şu sorunun cevabını arıyor: Şehrimizin en büyük markasının göz göre göre erimesine seyirci mi kalacağız, yoksa damak tadımıza ve kültürümüze sahip mi çıkacağız?
Bu haber, Samsun'da yaşayanların ortak kaygısını dile getirmek ve yetkilileri denetim, esnafı ise özeleştiri konusunda harekete geçirmek amacıyla hazırlanmıştır.
Yorumlar
Kalan Karakter: