Türkiye iş dünyasında sürdürülebilirlik giderek daha belirleyici bir faktör haline geliyor. SKD Türkiye’nin son anketine katılan şirketlerin büyük çoğunluğu, sürdürülebilirliği sadece çevre hassasiyetiyle değil, aynı zamanda iş stratejilerinin temel parçası olarak konumlandırıyor. Ancak döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir finans gibi alanlarda hâlâ yol alınması gerektiği ortaya konuyor.
Şirketlerde sürdürülebilir başarıda sahiplenme artıyor
SKD Türkiye’nin 115 üye şirketle gerçekleştirdiği ankete göre, şirketlerin yüzde 84’ü iş stratejilerini sürdürülebilirlik odağında güncelliyor. Ayrıca, sürdürülebilirliğin üst düzey yöneticiler tarafından sahiplenilmesi de dikkat çekici şekilde artmış durumda. Katılımcıların yüzde 84,2’sinde sürdürülebilirlik, şirket yönetiminde üst düzeyde sahipleniliyor. Buna karşın, şirketlerin yüzde 38,7’sinin henüz bir iklim geçiş planı olmaması, fırsat ve riskleri beraberinde getiriyor. Uzmanlara göre, çevresel regülasyonlara erken uyum sağlamak, şirketlere önemli bir rekabet avantajı sunuyor.
Karbon yönetimi ve offset projeleri ön planda
Şirketlerin yüzde 79,6’sı karbon ayak izini ölçerken, yalnızca yüzde 23’ü karbon dengeleme (offset) projelerine dahil oluyor. Türkiye’de şirketlerin karbon emisyonlarını azaltmak ve çevreye katkı sağlamak için daha fazla offset projesine yönelmesi öneriliyor. Bu adım, hem çevresel sorumluluk hem de uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleri için kritik görülüyor.
Döngüsel ekonomi uygulamalarında gelişim ihtiyacı
Anketin öne çıkan bulgularından biri de döngüsel ekonomi uygulamalarının hâlâ istenen düzeye ulaşamaması. Şirketlerin sadece yüzde 8,3’ü döngüsel malzeme kullanımını artırırken, atıklarının bir kısmını geri dönüştürenlerin oranı yüzde 41,7’de kaldı. Döngüsel ekonomi, iş yapış biçimlerinde dönüşüm ve kaynak verimliliği açısından şirketler için büyük bir potansiyel barındırıyor.
Sürdürülebilir finansman kaynaklarında hareketlilik düşük
Şirketlerin yeşil finansman ve sürdürülebilir kredilere erişimi henüz yaygın değil. Anket sonuçlarına göre, firmaların yüzde 48,9’u sürdürülebilir finansman olanaklarını araştırırken, aktif olarak bu kaynakları kullananların oranı yüzde 37,2’de kaldı. Bu durum, sürdürülebilir finansman konusunda daha fazla adım atılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Toplumsal cinsiyet eşitliği öncelikli konular arasında
Şirketlerin yüzde 80’i toplumsal cinsiyet eşitliği konusuna öncelik verdiğini belirtirken, kadın istihdamını artırmak için somut hedefler koyanların oranı yüzde 62,8 olarak kaydedildi. Yönetim kurulu seviyesinde kadın temsilinin artırılması ise gelişime açık başlıklar arasında yer aldı.
ESG raporlamasında ilerleme kaydediliyor
Şirketlerin yüzde 77,6’sı sürdürülebilirlik performansını düzenli olarak raporlarken, raporlamaya başlamayı hedefleyen önemli bir kesim de bulunuyor. Bu raporlama faaliyetleri, şirketlerin şeffaflık ve hesap verebilirlik düzeyini yükseltiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: