Samsun Tabip Odası ev sahipliğinde 15 Kasım 2025’te düzenlenen Karadeniz Bölgesi Tabip Odaları Toplantısı’nda, kentte gündemde olan ‘Eti Bakır Yeni Dolgu Sahası ve Sağlığa Etkileri’ başlıklı panelde çevresel riskler değerlendirildi.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, Karadeniz Bölgesi Tabip Odaları ve Samsun’daki demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Samsun’da yapılması planlanan kimyasal depolama alanının halk sağlığı üzerindeki etkileri masaya yatırıldı.
‘Kimyasal depolama sahası geri dönüşü olmayan riskler taşıyor’
Türk Tabipleri Birliği ve bölge tabip odaları tarafından yapılan açıklamada, Eti Bakır İşletmesi’nin planladığı dolgu sahasının hem halk sağlığı hem de kent ekosistemi için ciddi tehdit oluşturduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
‘Depolanacağı belirtilen kimyasal maddeler; soluma, cilt teması ve su kaynakları üzerinden çevreye yayılma potansiyeline sahiptir. Solunum yolu hastalıklarında artış, ağır metal birikimine bağlı nörolojik sorunlar, uzun vadede kanserojen etkiler ve kronik hastalık riskleri kaçınılmaz hâle gelebilir.’
Depolama sahasının yerleşim yerlerine, içme suyu kaynaklarına ve tarım alanlarına yakın olmasının risk boyutunu daha da artırdığı; kimyasal buharlaşma ve sızıntıların bölge halkı için sürekli bir maruziyet kaynağına dönüşebileceği ifade edildi.
Su, toprak ve hava kirliliği riski
Açıklamada öne çıkan temel çevresel tehlikeler şöyle sıralandı:
Yeraltı suyuna sızıntı riski: Kimyasal depolama alanlarında en büyük tehdit, geçirimsizlik bariyerlerinin zarar görmesiyle kirleticilerin içme suyu ve tarımsal sulama kaynaklarına karışması.
Toprak kirliliği: Ağır metallerin toprakta uzun yıllar kalabilme ve gıda zinciri yoluyla insan sağlığına ulaşabilme riski.
Hava kalitesinin bozulması: Uçucu organik bileşiklerin hava kalitesini düşürerek özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar için ciddi risk oluşturması.
Ekosistem tahribatı: Bitki ve hayvan türlerinin zarar görmesi, su ekosistemlerinde biyolojik çeşitliliğin azalması.
‘Süreç bilimsel, şeffaf ve katılımcı yürütülmeli’
Tabip odaları, projenin yalnızca ekonomik getirilerle değil bilimsel risk değerlendirmesi ve halk sağlığı ilkeleriyle ele alınması gerektiğini belirterek şu çağrılarda bulundu:
• Bağımsız ve şeffaf bir Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci yürütülmeli.
• Halk sağlığı uzmanları, çevre bilimciler ve meslek odaları sürece dahil edilmeli.
• Depolanacak kimyasalların türü, miktarı ve acil durum senaryoları kamuoyuna açıkça paylaşılmalı.
• Su, toprak ve hava kalitesini sürekli izleyen bağımsız bir izleme sistemi kurulmalı.
• Bölge halkının görüşü alınmadan ve sağlık riskleri giderilmeden projenin hayata geçirilmemesi sağlanmalı.
‘Toplum sağlığını tehdit eden hiçbir proje kabul edilemez’
Açıklamada, Samsun’un geleceği ve halkın yaşam kalitesinin kısa vadeli endüstriyel kazançların üzerinde tutulması gerektiği vurgulandı. Tabip odaları, ‘Toplumun sağlığını tehdit eden hiçbir proje kabul edilemez’ ifadeleriyle kamuoyuna çağrıda bulundu.

Garabey
Yorumlar
Kalan Karakter: