KAPSAMHABER— Modern iş yaşamının baskıları çalışanları uçuruma sürüklüyor. Ekonomik belirsizlikler, savaşlar ve “yerimi robot alacak” kaygısı tükenmişliği körüklerken; beyaz yakalılar arasında ‘sanal kumar’ bağımlılığı sessizce yayılıyor. Uzmanlar ise şirketlere net bir çıkış yolu gösteriyor: “Çalışanın ruh sağlığına yapılan harcama gider değil, 30 kata varan bir yatırımdır.”
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi ev sahipliğinde düzenlenen OnlyHR 3. İstanbul Sempozyumu, iş dünyasının halı altına süpürdüğü gerçekleri gün yüzüne çıkardı. "İş ve Ruh Sağlığı" temasının masaya yatırıldığı zirvede konuşan Prof. Dr. Kültegin Ögel ve Prof. Dr. Bedirhan Üstün, şirketlerin sürdürülebilirliği için hayati uyarılarda bulundu.
GİZLİ İŞ GÜCÜ KAYBI: ÇALIŞANLAR "ROBOTLAŞMA" SENDROMUNDA
Sempozyuma damgasını vuran en çarpıcı veri, iş yerlerindeki gizli depresyon salgını oldu. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Bilim ve Etik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bedirhan Üstün, her 100 çalışandan en az 20’sinin depresyona aday olduğunu açıkladı.
Çalışanların kendilerini birer "iş beygiri" veya "robot" gibi hissetmeye başladığını vurgulayan Üstün, tehlikenin boyutunu şu sözlerle özetledi:
“Toplumlarda yoksulluk ve yaşam zorlukları insanları zaten aşağı çekiyor. Buna iş yerindeki baskı ve ‘robotlar yerimizi alacak’ güvensizliği eklenince çalışanlar depresyonun eşiğine geliyor. Mutsuz çalışan demek; üretimde aksama, hata ve verim kaybı demektir. Bu, şirketler için devasa bir gizli iş gücü kaybıdır.”
HARVARD VERİSİ: 1 KOYUP 4 ALMA DÖNEMİ
Şirketlerin ruh sağlığı harcamalarını bir "maliyet kalemi" olarak görmesini eleştiren uzmanlar, Harvard Üniversitesi kaynaklı çarpıcı bir veriyi paylaştı. Buna göre; depresyon ortaya çıkmadan sağlanan erken tanı ve psikolojik destek, şirkete en az 4 kat kazanç olarak geri dönüyor. Görünmeyen kazançlar (bağlılık, inovasyon, hata azalması) hesaba katıldığında ise bu oran 30 kata kadar çıkabiliyor.
BEYAZ YAKALIDA YENİ TEHLİKE: SANAL KUMAR
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel ise sahada gözlemledikleri yeni ve tehlikeli bir trende dikkat çekti: Sanal Kumar Bağımlılığı.
Özellikle beyaz yakalı çalışanlar arasında bu bağımlılığın hızla yükseldiğini belirten Ögel; kaygı, performans baskısı ve şehir stresinin yönetilememesi durumunda çalışanların kaçış yolları aradığını belirtti. Ögel, "İş hayatında stres kaçınılmazdır ancak yönetilemezse tükenmişlik kaçınılmaz olur. Sanal kumar hem iş performansını hem aile yapısını çökertiyor" diyerek tehlike çanlarını çaldı.
"DAMGALAMAYI BIRAKIN, DESTEĞİ STANDARTLAŞTIRIN"
Sempozyumun sonuç bildirgesinde şirketlere şu kritik çağrıda bulunuldu:
-
Kültürü Değiştirin: Depresyonu bir zayıflık değil, kol kırılması gibi tıbbi bir durum olarak görün.
-
Önleyici Olun: Sorun krize dönüşmeden müdahale edin.
-
İnsana Dokunun: Adalet, saygı ve eşitliğin olmadığı yerde en yüksek maaş bile tükenmişliği önleyemez.
Yorumlar
Kalan Karakter: