Türkiye Suistimal Araştırması 2026'ya göre şirketlerin yüzde 85'i son iki yılda en az bir suistimal vakası yaşadı. Araştırma, milyonlarca liralık kayıpların yanı sıra erken tespitin ve güçlü denetim mekanizmalarının önemini gözler önüne serdi.
Araştırma Ortaya Koydu: Şirketlerin %85'i Son İki Yılda Suistimalle Karşılaştı
PwC Türkiye ile Etik ve İtibar Derneği (TEİD) iş birliğiyle hazırlanan Türkiye Suistimal Araştırması 2026, şirketlerde suistimal vakalarının artık istisnai değil, kurumsal risk yönetiminin temel başlıklarından biri haline geldiğini ortaya koydu.
Araştırmaya göre Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerin yüzde 85'i son iki yıl içerisinde en az bir suistimal vakasıyla karşılaştı. Bulgular, yalnızca suistimalin yaygınlığını değil, şirketlere verdiği mali zararın da ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor.
Milyonlarca Liralık Kayıplar Yaşanıyor
Araştırmada yer alan verilere göre şirketlerin yaklaşık yüzde 40'ı suistimal nedeniyle yıllık 5 milyon TL'nin üzerinde kayıp yaşadı. Katılımcıların yüzde 16'sında ise toplam zarar 25 milyon TL'yi aştı.
Her iki suistimal vakasından birinin ancak bir yıldan uzun sürede ortaya çıkarılabilmesi, erken tespit mekanizmalarının yetersiz kaldığını da gösteriyor.
Vakaların Büyük Bölümü Çalışan Kaynaklı
Araştırmaya göre suistimal vakalarının;
-
%64'ü çalışanlardan,
-
%15'i yönetimden,
-
%10'u ise müşterilerden kaynaklanıyor.
Ancak dikkat çeken nokta, yönetim kaynaklı suistimallerin finansal etkisinin çok daha yüksek olması. Yönetim kademesinden kaynaklanan olaylarda 25 milyon TL'nin üzerindeki zarar oranı yüzde 33,3'e ulaşıyor.
Etik İhbar Hatları Erken Tespiti Hızlandırıyor
Araştırma sonuçları, çalışanların güven duyduğu etik ihbar sistemlerinin suistimallerin erken ortaya çıkarılmasında kritik rol oynadığını gösteriyor.
Etik hattının etkin çalıştığına inanan şirketlerde vakaların yüzde 73,6'sı ilk 12 ay içinde tespit edilirken, güven düzeyinin düşük olduğu şirketlerde bu oran belirgin şekilde geriliyor.
Risk En Çok Hangi Birimlerde?
Araştırmada suistimal riskinin özellikle işlem yoğun bölümlerde yoğunlaştığı belirtildi.
Riskin en yüksek olduğu alanlar şu şekilde sıralandı:
-
Satın alma
-
Satış
-
Operasyon
-
Depo ve stok yönetimi
-
Finans
-
Muhasebe
Bu birimlerde görev ayrılığı, onay süreçleri ve sürekli denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
"Suistimal Artık Yönetilmesi Gereken Sürekli Bir Risk"
PwC Türkiye Finansal Suçlar, Suistimal ve Uyum Riskleri Danışmanlığı Lideri Dr. Gökhan Yılmaz, araştırmanın şirketler açısından önemli uyarılar içerdiğini belirtti.
Yılmaz, şirketleri birbirinden ayıran unsurun suistimal yaşayıp yaşamamaları değil, bu riskleri ne kadar erken tespit edip sistematik şekilde yönetebildikleri olduğunu ifade etti.
Güçlü etik kültürü, bağımsız iç denetim, güvenilir ihbar mekanizmaları, düzenli risk değerlendirmesi ve veri analitiğinin artık suistimalle mücadelede temel unsurlar haline geldiğini belirten Yılmaz, zarar oluştuktan sonra kayıpların geri kazanılmasının oldukça sınırlı kaldığına dikkat çekti.
Düzenli Risk Analizi Yapan Şirket Sayısı Düşük
Araştırmanın dikkat çeken bir başka sonucu ise şirketlerin yalnızca yüzde 35'inin düzenli ve sistematik suistimal risk değerlendirmesi yapıyor olması.
Uzmanlar, özellikle büyük ölçekli şirketlerde veri analitiği, sürekli izleme sistemleri ve otomatik uyarı mekanizmalarının yaygınlaştırılmasının finansal kayıpların önlenmesinde önemli rol oynayacağını belirtiyor.
Kapsamhaber
Yorumlar
Kalan Karakter: