Market fiyatlarındaki artış hız kesmiyor. Gıda ürünlerinde yıllık enflasyon %36’ya yaklaşırken, vatandaşların alım gücü her geçen gün biraz daha azalıyor.
Artık her alışveriş, bir hesap makinesiyle yapılıyor. Mutfak masrafları üç ay üst üste artış gösterirken, sofraya konan her ürünün fiyatı değişiyor. Vatandaşlar, ‘bugün aldığımı yarın aynı fiyata bulamayacağım’ endişesiyle hareket ediyor.
Uzmanlar, gıda enflasyonundaki yükselişin geçici bir dalgalanma değil, kalıcı bir tabloya dönüştüğüne dikkat çekiyor. Üretim maliyetlerinin, enerji giderlerinin ve döviz kurunun etkisiyle fiyatların hızla yukarı tırmandığı ifade ediliyor. Tarım sektöründe yaşanan girdi maliyetleri artışı da zincirleme şekilde raflara yansıyor.
Özellikle dar gelirli aileler, artan kira ve fatura yüküyle birlikte temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Birçok hane artık alışveriş listesini kısaltıyor, bazı ürünlerden tamamen vazgeçiyor. Emekliler ve asgari ücretliler, gelirlerinin büyük bölümünü yalnızca gıda ve barınmaya ayırmak zorunda kalıyor.
Tüketici dernekleri, son aylarda vatandaşların gıda harcamalarındaki payın toplam gelir içindeki oranının hızla yükseldiğini belirtiyor. Uzun vadede gıda fiyatlarının düşmesi beklenmiyor; aksine 2026 yılı içinde daha belirgin bir etkisinin olacağı öngörülüyor.
Yükselen fiyatlar yalnızca rakamlarda değil, sofralarda da hissediliyor. Ekmekten yağa, sebzeden meyveye kadar her kalemde yaşanan artış, Türkiye’deki en büyük gündem maddesi haline geldi.
Haber: Garabey
Yorumlar
Kalan Karakter: