KapsamHaber - Tarih, bazen acı tesadüflerle konuşur. Aralık ayı geldiğinde Anadolu’dan Doğu Türkistan’a uzanan coğrafyada hüzünlü bir rüzgar eser. Bu hafta, İslam ve Türk dünyasının "Kutup Yıldızları"nın kaydığı, geride ise büyük bir davanın miras kaldığı hafta olarak idrak ediliyor.
Yazar M. Halistin Kukul, Kapsam Haber'deki köşe yazısında bu hüzünlü takvimi ve Doğu Türkistan davasının unutulmaz lideri İsa Yusuf Alptekin'in mücadelesini, bugüne ışık tutan tarihi uyarılarla yıllar öncesinden gündeme taşıdı.
TARİHİN EN AĞIR VEDA TAKVİMİ
Aralık ayı, maneviyat dünyamızın köşe taşlarının birer birer çekildiği zaman dilimi olarak dikkat çekiyor. İşte o hüzünlü liste:
-
17 Aralık 1273: "Gel" çağrısıyla dünyayı aydınlatan Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî.
-
18 Aralık 1111: İslam düşünce tarihinin zirvesi İmâm-ı Gazâlî.
-
27 Aralık 1936: "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" diyen Mehmet Âkif Ersoy.
-
31 Aralık 1988: Türk-İslam Ülküsü'nün "Asrın Yesevisi" Seyyid Ahmet Arvâsî.
Ve bu manevi zincirin bir halkası olarak, ömrünü "Gökbayrak"ın özgürlüğüne adayan Doğu Türkistan eski Başbakanı İsa Yusuf Alptekin de 17 Aralık 1995’te, Mevlâna ile aynı vuslat gününde ebediyete irtihal etti.
"VATAN SEVGİSİ İMANDANDIR" DİYEREK GEÇEN 94 YIL
M. Halistin Kukul, yazısında İsa Yusuf Alptekin’in sadece siyasi bir lider olmadığını, mücadelesini ayet ve hadislerin gölgesinde sürdüren bir "dava adamı" olduğunu vurguluyor.
Nahl Suresi’ndeki adalet emri ve Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) "Kişi kavmini sevmekle suçlandırılamaz. Vatan sevgisi imandandır" hadis-i şerifi, Alptekin’in 94 yıllık ömrünün özeti oldu. O, kavmiyetçilik yapmadı; kavmine hizmet ederek "efendi" olma şerefine erişti.

ARVÂSİ HOCA’NIN HATIRLATTIĞI ACI GERÇEK VE YAZARIN HAYKIRIŞI
Haberin en can alıcı noktalarından biri, vefat yıl dönümü yaklaşan büyük mütefekkir Seyyid Ahmet Arvâsî’nin 1985 yılında yaptığı tarihi tespitlerin hatırlatılması oldu. Arvâsî Hoca, o dönemde Doğu Türkistan Cumhuriyeti'nin 1949'da Çin ve Rus işbirliğiyle nasıl yıkıldığını ve "Müslüman Türk çocuklarına yapılan akıl almaz işkenceleri" anlatıyordu.
Bu tarihi satırları köşesine taşıyan M. Halistin Kukul ise, Arvâsî'nin aktardığı bu vahim tablo ve Türk dünyasının sessizliği karşısında şu sarsıcı ifadelerle isyan ediyor:
"Düşünebiliyor musunuz? Türk’ü esir etmek için iki kızıl devlet (Çin ve Rusya) birleşiyor... Ama ne acıdır ki, aynı kandan, aynı candan, aynı dinden gelen bu şanlı milletin evlatları bir araya gelip dertlerine derman arayamıyorlar!"
BATI KONUŞUYOR, BİZ SUSUYORUZ!
M. Halistin Kukul makalesinde, bugünkü durumu acı bir reçete ile önümüze koyuyor. ABD’den Avustralya’ya, Norveç’ten Japonya’ya kadar birçok ülke BM kürsülerinden Çin zulmünü kınarken, Türk ve İslam dünyasındaki sessizlik ve dağınıklık "insanlık ayıbı" olarak nitelendiriliyor.
KURTULUŞ REÇETESİ: TÜRK BİRLİĞİ MERKEZİ
Bu tarihi makale sadece sorunu değil, çözümü de işaret ediyor. Yazar Kukul, İsa Yusuf Alptekin ve Arvâsî’nin fikirleri ışığında, devletlerin ötesinde, halkları birbirine bağlayacak bir "Türk Birliği Merkezi" kurulmasını öneriyor. Dilde, tarihte ve kültürde ortaklık sağlanmadan, siyasi birlikteliğin zor olduğu vurgulanıyor.
Haber, İsa Yusuf Alptekin’in vasiyet niteliğindeki şu sözüyle son buluyor:
"Gönlüm arzu eder ki, Türkistan meselesinin halledilmesi davasında öncülük şerefi, Türkiye’nin olsun!"
BU YAZIYI MUTLAKA OKUYUN
Aralık ayının manevi ağırlığını hissetmek, Doğu Türkistan davasının dününe ve bugününe şahitlik etmek için M. Halistin Kukul'un kaleminden çıkan bu muazzam analizi okumanızı tavsiye ediyoruz.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN:
Kapsam Haber - İsa Yusuf Alptekin ve Mücadelesi
Yorumlar
Kalan Karakter: