İYİ Parti Ekonomi ve Kalkınma Politikaları Başkanı ve Samsun Milletvekili Dr. Erhan Usta, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, hükümetin Meclis’e sunduğu 2026 yılı bütçesini sert bir dille eleştirdi. Usta, bütçenin vatandaşın sorunlarını çözmekten uzak olduğunu, gelir dağılımını daha da bozacağını ve ekonomik istikrarsızlığı kalıcı hale getireceğini ifade etti.
“Faiz giderleri 10 yılda 55 kat arttı”
Usta, konuşmasının en çarpıcı bölümünde faiz harcamalarına dikkat çekerek şu verileri paylaştı:
“2016 yılında 50 milyar lira olan faiz ödemeleri, 2026 yılında 2 trilyon 742 milyar liraya çıkıyor. Yani 10 yılda tam 55 katlık bir artış söz konusu. Milletin gelirindeki artış 3 ila 5 kat arasında kalırken faiz giderleri 55 kat artıyor. Üstelik bu, yalnızca bugün ödediklerimiz değil; önümüzdeki dönemde doğmuş ama henüz ödenmemiş faiz yükü de var. İç borç faizinde 7 trilyon 676 milyar lira, dış borç faizinde ise 1 trilyon 989 milyar liralık yükümlülük bulunuyor. Toplamda yaklaşık 10 trilyon liraya yakın faiz ödeyeceğiz. Bu tablo, Türkiye’nin artık üretimle değil borçla yönetildiğinin somut göstergesidir.”
Usta, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte kullandığı “turpun büyüğü heybede” ifadesine atıfta bulunarak “Evet, esas turpun büyüğü heybede. Bu faiz yükü, gelecek kuşakların sırtına yüklenmiş bir borç kamburudur” dedi.
“Bütçenin iddiası da, heyecanı da kalmadı”
Usta, bütçenin Meclis’e 17 Ekim’den önce verilmesine de değinerek şu eleştiriyi yöneltti:
“Anayasa’ya göre bütçenin Meclis’e sunulmasının son günü 17 Ekim’dir. Bugüne kadar hep son güne kadar çalışılırdı. Bu kez erken verdiler. Çünkü ortada iddialı bir bütçe yok. Ne ekonomi iyi, ne hazırlık titiz. Bütçeyi adeta ‘salıvermişler’. Çünkü hükümetin de vatandaşın da artık bütçeden bir beklentisi kalmadı.”
İktidarın 24. bütçesini hazırladığına dikkat çeken Usta, bu sürecin sonunda Türkiye’nin ekonomik göstergelerinin kötüleştiğini vurguladı:
“24. bütçede geldiğimiz nokta, yüzde 30 enflasyon, yüzde 30 işsizlik ve yüzde 3 büyümedir. Bu tablo, 2002’de devraldıkları ekonomik göstergelerin bile gerisine düşüldüğünü gösteriyor. Bugün Türkiye’de ne gelir artışı var, ne istihdamda ilerleme var.”
“Bütçe artık yönetim değil, borç döngüsüdür”
Usta’ya göre bütçe, iktidarın mali politika aracından çıkmış durumda:
“Bütçe, hükümetlerin ekonomiyi yönetmekte kullandığı en önemli araçtır. Para politikası Merkez Bankası’nındır, ama maliye politikası bütçeyle yürütülür. Şimdi ortada bir mali disiplin yok. Bütçeye bakınca ne tasarruf var, ne üretim hedefi, ne de sosyal denge. Yalnızca borcu çevirmeye, faiz ödemeye yönelik bir yapı görüyoruz.”
“Enflasyonla mücadele yok, gelir adaleti bozuluyor”
Usta, bütçede enflasyonla mücadeleye yönelik hiçbir somut tedbir bulunmadığını vurguladı:
“Bu bütçe bir dezenflasyon bütçesi değildir. Aksine, enflasyonu besleyen bir yapısı vardır. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir sistem sürüyor. Harcamalarda esneklik kalmamış, bütçe katılaşmış durumda. En büyük katılık faiz harcamalarında. Faiz giderleri ne artırılabiliyor ne azaltılabiliyor. Ekonomi yönetimi çaresiz.”
“Harcama kısıntısı yok, saltanat devam ediyor”
Usta, hükümetin gereksiz harcamalardan vazgeçmediğini belirterek sert ifadeler kullandı:
“Biz iktidardan enflasyonla mücadele için harcama kesintisi bekleriz. Ama bu bütçede böyle bir şey yok. Faiz ve vergi artışı dışında bir adım atılmadı. Harcamalar kısılmadı, tasarruf yapılmadı. Saltanatlarından ve şatafatlarından taviz vermediler. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diyen anlayış devam ediyor. Oysa en büyük tasarruf, itibarı halkın güveniyle korumaktır.”
“Kurumlar vergisinde ciddi sapma”
Kurumlar vergisinde yaşanan büyük sapmanın bütçe gelirlerini sarstığını söyleyen Usta, “2025 yılı için 1 trilyon 637 milyar lira olarak öngörülen kurumlar vergisi tahmini, 1 trilyon 189 milyar liraya gerilemiş. 448 milyar lira eksik. Bu, büyük kurumlarda tahsilat zafiyetine işaret ediyor. Devlet küçük esnafın, tüketicinin, memurun vergisini kuruşuna kadar toplarken, büyük şirketlere karşı aciz kalıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil.” diye konuştu.
“İhracatta geriye gidiş var”
Usta, hükümetin “rekor ihracat” söylemlerini de verilerle eleştirdi:
“2024 yılında ihracatın milli gelire oranı yüzde 19.3. 2025’te bu oran yüzde 17.5’e düşüyor. Yani 1.8 puanlık bir kayıp var. Bundan sonraki yıllarda da düşüş öngörülüyor. Hükümet bize ihracatsız bir büyüme modeli sunuyor. 2002’de bile ihracatın milli gelire oranı yüzde 15.5’ti. Bugün o seviyelere geriliyoruz.”
“Faizin bütçe içindeki payı rekor seviyeye çıktı”
Usta, bütçenin giderek faiz yüküne mahkum hale geldiğini belirtti:
“2026 yılında toplam bütçe harcamalarının yüzde 14,5’i faize gidiyor. Bu oran 2016’da yalnızca yüzde 8,6 idi. Hükümet bir dönem faizin bütçe içindeki payını düşürmekle övünüyordu ama o hikaye bitti. Vergi gelirlerinin yüzde 19,9’u da faize gidiyor. 10 yılda faiz ödemelerinde vergi gelirlerine oranla 10 puanlık artış yaşandı. Artık vergiler, hizmete değil faize çalışıyor.”
“2026 bütçesi tükenişin bütçesidir”
Konuşmasının sonunda sert bir değerlendirme yapan Usta, 2026 bütçesini “tükeniş bütçesi” olarak tanımladı: “Kepenk kapatan esnaf tükendi. Ay sonunu getiremeyen memur tükendi. Borçla yaşayan emekli, kiracı, çiftçi tükendi. Sanayici üretimden koptu. Bu bütçede ışık yok, umut yok. Çünkü iktidar tükendi. Biz İYİ Parti olarak bu bütçenin adını ‘tükeniş bütçesi’ koyduk.”
Usta, bütçenin artık vatandaşın refahını değil, sistemin çarklarını döndürmeye odaklandığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Bu bütçe, Türkiye’yi üretimle değil borçla yönetmeye devam eden anlayışın belgesidir. Faiz harcamaları bütçenin kalbini ele geçirmiştir. Ülkenin kaynakları üretime, istihdama, sanayiye değil; faize gitmektedir. Türkiye bu anlayışla ne kalkınabilir ne de refahı tabana yayabilir. Bu bütçe, borcun değil emeğin bütçesi olmalıydı.”
Haber: Garabey
Yorumlar
Kalan Karakter: