Üniversiteye geçişin en önemli adımlarından biri olan YKS tercih süreci başladı. Öğrenciler için sadece bir okul değil, aynı zamanda bir yaşam yönü seçimi anlamına gelen bu süreçte yapılacak tercihler, bireyin kariyer yolculuğunu, mesleki tatminini ve sosyal yaşamını doğrudan etkileyecek nitelikte.
Bu yıl YKS’de derece yapan öğrenciler arasında yer alan bazı kurumlar, tercih döneminde dikkat edilmesi gereken başlıkları sıralarken, gençlere ve ailelerine kritik uyarılarda bulunuyor.
Tercihler yalnızca puanla yapılmamalı
Uzmanlar, tercih yapılırken yalnızca puanlara değil, başarı sıralamalarına odaklanılması gerektiğini belirtiyor. Çünkü puanlar yıl bazında farklılık gösterebilirken, başarı sırası öğrencinin gerçek konumunu daha doğru yansıtıyor. ‘Puanım yetiyor ama sıralamam yetmiyor’ düşüncesinin riskli olduğu vurgulanıyor.
Adaylara, YÖK tarafından sunulan son 4 yılın başarı sıralamalarının incelenmesi ve bu veriler ışığında stratejik bir liste oluşturulması öneriliyor.
Her tercih, gerçekten istenilen bir bölüm olmalı
Bir başka önemli başlık ise tercih listesinde yer alan her bölümün, aday tarafından kazanıldığında gerçekten gidilmek istenen bir program olması gerektiği. “Nasıl olsa gelmez” diyerek yazılan bölümler, çoğu zaman sürpriz şekilde kazanılıyor ve beraberinde ciddi bir pişmanlığı getirebiliyor.
Listenin sadece sıralamaya göre değil, istek sırasına göre hazırlanması gerektiği vurgulanıyor. Öğrencilerin, “Bu liste beni yansıtıyor” diyebilecekleri bir tercih sıralaması yapmaları, süreci daha sağlıklı yönetmelerini sağlayacaktır.
Geniş ve dengeli liste, başarı ihtimalini artırır
Tercih listesinin ilk sıralarına hayal edilen bölümler, ortalara sıralamaya yakın programlar, son sıralara ise yerleşme ihtimali daha yüksek ama hâlâ istekle gidilebilecek bölümler yazılması tavsiye ediliyor.
Bu yıl TYT ile öğrenci alan ön lisans programlarında yaklaşık 140 bin kontenjan azaldığı için, adayların önceki yıllardan farklı sıralama değişimleriyle karşılaşabilecekleri, bu nedenle listelerini geniş tutmaları gerektiği belirtiliyor.
Üniversite, yalnızca akademik değil; aynı zamanda sosyal bir deneyim
Uzmanlar, sadece akademik verilerle değil, üniversitenin sosyal olanaklarıyla da tercihin şekillendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kulüpler, projeler, kampüs yaşamı, ulaşım, yurt olanakları gibi başlıkların da değerlendirme sürecine katılması gerektiği ifade ediliyor.
Yalnızca ‘yüksek sıralama’ ile alan bölümler cazip gelmemeli; kişinin yaşam tarzı, beklentisi ve gelişim alanlarıyla örtüşen bir üniversite tercih edilmeli.
2 yıllık programlara karşı ön yargı kırılmalı
4 yıllık bölümlere odaklanan pek çok adayın, bazı iki yıllık programların sunduğu güçlü kariyer fırsatlarını göz ardı ettiği görülüyor. Oysa bazı ön lisans programları, mezunlarına hem iş güvencesi hem de iyi bir yaşam standardı sunabiliyor.
Bu nedenle tercih sürecinde "kaç yıl süreceğinden" çok, "neye hizmet ettiğine" odaklanılması gerektiği hatırlatılıyor.
Ek yerleştirme süreci risklidir
Bazı öğrencilerin ilk tercih döneminde yüksek puanlı yerleri yazıp "nasıl olsa ek yerleştirme olur" anlayışıyla hareket etmesinin ciddi bir risk içerdiği belirtiliyor. Ek yerleştirme kontenjanlarının sınırlı olduğu ve başarı sırası daha yüksek öğrencilerin aynı programlara başvurabileceği unutulmamalı.
Aileler ve öğrenciler arasında anlayış şart
Üniversite tercihi, öğrencinin bireysel geleceğine yön veren bir adımdır. Bu süreçte ailelerin baskı yapması ya da kendi beklentilerini öne çıkarması, genç bireylerin motivasyonunu ve karar sürecini olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, bu dönemin sağlıklı bir iletişimle yönetilmesi gerektiğini, ailelerin çocuklarını bir birey olarak kabul etmesi gerektiğini belirtiyor.
Bilgi kirliliğine dikkat!
Tercih döneminde sosyal medyada dolaşan yorumlar, forumlar ya da 'robot' olarak adlandırılan sistemler, bazen yanıltıcı olabiliyor. Öğrencilere ve ailelerine, sadece yetkin rehberlik uzmanlarından destek almaları, resmi kaynaklardan yararlanmaları öneriliyor.
Ayrıca tercih listesini tamamladıktan sonra ÖSYM AİS sisteminde “tercih onayı” adımının tamamlanması gerektiği, aksi takdirde tercihin geçerli sayılmayacağı hatırlatılıyor.
Son gün: 13 Ağustos
YKS tercih süreci 13 Ağustos akşamına kadar devam edecek. Bu tarihe kadar başvurular ÖSYM AİS üzerinden yapılabilecek. Uzmanlar, bu sürecin yalnızca bir üniversite seçimi değil; geleceğe atılacak stratejik bir adım olduğunu hatırlatıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: