İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, Z kuşağına yönelik ‘genetik beyin gerilemesi’ iddialarının bilimsel dayanağı olmadığını belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Son dönemde kamuoyunda tartışılan ‘Z kuşağında genetik düzeyde beyin gerilemesi yaşanıyor’ iddialarına akademik çevrelerden net bir yanıt geldi. İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, söz konusu söylemlerin mevcut bilimsel literatürle örtüşmediğini vurguladı.
Prof. Dr. Şimşek, tek bir nesle kalıcı ve biyolojik temelli bir bilişsel gerileme atfetmenin bilimsel açıdan temkinle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
‘Kalıcı ve Genetik Bir Gerileme Varsayımı Desteklenmiyor’
Prof. Dr. Şimşek, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
‘Bilimsel veriler, tek bir nesle atfedilen kalıcı ve biyolojik temelli bir beyin gerilemesi varsayımını desteklemiyor. Bilişsel kapasite; yalnızca genetik faktörlerle değil, eğitim düzeyi, çevresel koşullar, teknolojik etkileşimler ve sosyoekonomik değişkenlerle birlikte şekillenen çok boyutlu bir süreçtir.’
Şimşek, indirgemeci ve genelleyici yaklaşımların bilimsel zeminden uzaklaşma riski taşıdığını belirtti.
‘Dijitalleşme Gerileme Değil, Dönüşüm’
Z kuşağının yoğun dijital teknoloji kullanımıyla büyüdüğünü hatırlatan Şimşek, dikkat ve bilgi işleme süreçlerinde değişim yaşanabileceğini ancak bunun tek yönlü bir ‘gerileme’ olarak tanımlanamayacağını söyledi.
‘Hızlı bilgi tüketimi ve çoklu görev alışkanlıkları odaklanma biçimlerinde farklılaşmaya yol açabiliyor. Ancak aynı zamanda dijital problem çözme, hızlı bilgi tarama ve görsel-işitsel uyaranlara uyum sağlama gibi yeni beceriler de gelişiyor. Burada söz konusu olan bir gerilemeden ziyade bilişsel örüntülerin dönüşümüdür.’
Pandemi Etkisi Göz Ardı Edilemez
Prof. Dr. Şimşek, özellikle pandemi döneminin eğitim ve öğrenme süreçleri üzerinde ciddi etkiler bıraktığını belirterek nesiller arası karşılaştırmalarda bu faktörlerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
‘Uzaktan eğitim, sosyal izolasyon ve değişen öğrenme ortamları bilişsel performansı hem etkiledi hem de ölçüm biçimlerini değiştirdi. Bu nedenle bağlamsal değişkenleri hesaba katmadan yapılan değerlendirmeler sağlıklı sonuç vermez.’
‘Gençleri Etiketlemek Yerine Desteklemek Gerekir’
Toplumsal tartışmalarda gençleri hedef alan genelleyici söylemlerin sakıncalı olduğuna dikkat çeken Şimşek, çözüm odaklı yaklaşım çağrısı yaptı:
‘Bilimsel temeli olmayan etiketleyici söylemler yerine genç bireylerin bilişsel gelişimini destekleyecek eğitim politikalarına odaklanmalıyız. Eleştirel düşünme, dikkat yönetimi, okuma alışkanlıkları ve dijital okuryazarlık alanında yapılacak çalışmalar bilişsel kapasiteyi güçlendirecektir.’
Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, genç nesillerin potansiyelinin doğru analiz edilmesi ve uygun stratejilerle desteklenmesinin toplumsal gelişim açısından kritik olduğunu vurgulayarak açıklamasını tamamladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: