Her yıl 26 Ekim, hasta hakları konusunda farkındalık oluşturmak ve sağlık hizmetlerinde saygı, güven ve etik ilkeleri hatırlatmak amacıyla “Hasta Hakları Günü” olarak kutlanıyor. Bu özel gün vesilesiyle açıklamalarda bulunan İSTAHED Bilim Komisyonu Üyesi Dr. Salih Bağdadioğlu, hasta haklarının tarihsel gelişiminden yasal çerçevesine, mahremiyet ve rıza kavramlarından sağlık çalışanlarına yönelik şiddete kadar birçok önemli noktaya değindi.
Hasta Haklarının Tarihsel Gelişimi
Dr. Bağdadioğlu, hasta haklarının dünyada 1970’li yıllardan itibaren gündeme geldiğini belirterek şunları söyledi:
“Hasta hakları ile ilgili ilk çalışmaların Amerika Birleşik Devletleri’nde başladığı kabul edilmektedir. 1972’de Amerika Hastaneler Birliği, ‘Hasta Hakları Bildirgesi’ni yayımlamıştır. Ülkemizde ise 1998 yılında Hasta Hakları Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. O tarihten bu yana hasta hakları, sağlık hizmetlerinin temel etik ilkeleri arasında yer almaktadır.”
“Herkes Eşit Şekilde Sağlık Hizmetlerinden Yararlanma Hakkına Sahiptir”
Bağdadioğlu, sağlıkta adalet ve eşitlik ilkesine dikkat çekerek, “Hasta, adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde ırk, dil, din, cinsiyet veya ekonomik durum farkı gözetilmeksizin sağlık hizmetlerinden eşit şekilde yararlanma hakkına sahiptir. Ancak acil durum, engellilik, gebelik veya yenidoğan gibi öncelikli hasta grupları unutulmamalı, bu önceliklere saygı gösterilmelidir” dedi.
“Bilgi Edinme Hakkı Sınırsız Değildir”
Dr. Bağdadioğlu, bilgi edinme hakkının da belirli sınırları olduğunu belirterek şu uyarıda bulundu:
“Hasta, sağlık durumu hakkında bilgi alma hakkına sahiptir. Fakat bu, hekimin tüm sağlık konularında sınırsız bir bilgi kaynağı olduğu anlamına gelmez. Hekimler diğer hastalara da zaman ayırmak zorundadır. Örneğin acil servise soğuk algınlığı şikâyetiyle gelen bir hastanın, hekime ‘magnezyumun etkileri’ hakkında uzun açıklamalar talep etmesi doğru değildir.”
“Tıbbi Müdahalelerde Rıza Esastır”
Tıbbi müdahalelerde hastanın rızasının yasal zorunluluk olduğuna dikkat çeken Bağdadioğlu, “18 yaşından küçük hastalarda velinin izni gerekir. Velisi yanında olmayan bir çocuk, hayati tehlike durumu dışında muayene edilmemelidir. Her durumda, müdahale öncesinde hastaya yapılacak işlemin nedeni ve etkileri anlaşılır biçimde anlatılmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Sağlık Kuruluşunu Seçme Hakkı Sınırsız Değildir”
Bağdadioğlu, sağlık kurumunu seçme hakkının da belli sınırları bulunduğunu belirterek, “Ülkemizde hasta başına düşen hekim sayısı OECD ortalamasının yarısıdır. Bu nedenle sık sık hekim değiştirmek mümkün değildir. Ayrıca sürekli hekim değiştirmek tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir” dedi.
“Mahremiyet Hakkı Her Koşulda Korunmalıdır”
Hasta haklarının en temel unsurlarından birinin mahremiyet olduğunu vurgulayan Bağdadioğlu, “Muayene, teşhis ve tedavi sırasında gizlilik esas olmalıdır. Hastanın bilgileri, mahkeme kararı olmadan üçüncü kişilerle paylaşılamaz. İdari talepler bile gizlilik ilkesini ihlal etmemelidir” açıklamasını yaptı.
“Tedaviyi Reddetme Hakkı Bilinçli Kullanılmalıdır”
Bağdadioğlu, hastaların tedaviyi reddetme haklarını bilinçli kullanmaları gerektiğini belirtti:
“Hasta, uygulanmakta olan tedaviyi durdurma veya reddetme hakkına sahiptir. Ancak bu durumda doğabilecek sonuçlar kendisine anlatılmalı ve bu bilgilendirme yazılı olarak belgelendirilmelidir. Hayati tehlike söz konusuysa savcılığa bilgi verilmesi gerekir.”
“Sağlıkta Saygı Karşılıklıdır”
Hasta ve sağlık çalışanı arasındaki karşılıklı saygı kültürünün önemine vurgu yapan Bağdadioğlu, “Hastalar, sağlık çalışanlarından nazik ve anlayışlı davranış bekleme hakkına sahiptir. Aynı şekilde sağlık çalışanları da hastalardan saygılı ve yapıcı davranış bekleme hakkına sahiptir. Bu hak, yalnızca hasta hakları değil, insan hakları kapsamındadır” dedi.
“Hastalar Dini Vecibelerini Yerine Getirebilir”
Dr. Bağdadioğlu, dini inançların sağlık sürecine uygun biçimde yerine getirilebileceğini hatırlatarak, “Tıbbi gerekliliklere engel olmadığı sürece hastalar, sağlık tesisinin imkânları çerçevesinde dini vecibelerini yerine getirebilirler” dedi.
“Hakların Yanında Sorumluluklar da Vardır”
Hasta hakları kadar hasta sorumluluklarının da bulunduğunu belirten Bağdadioğlu, “Hastalar sağlık kuruluşlarının kurallarına uymalı, hekimlere doğru bilgi vermeli, randevu ve kontrol süreçlerine sadık kalmalıdır. Hekimlerin önerilerine uymamak, yanlış bilgi vermek hem kişinin sağlığını hem de hizmet kalitesini olumsuz etkiler” ifadelerini kullandı.
Bağdadioğlu, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, “Sağlık hizmeti bir ekip işidir. Hekimden hemşireye, eczacıdan temizlik personeline kadar herkesin emeği değerlidir. Gerçek hasta hakları anlayışı, saygı ve empatiye dayalı bir iletişimden doğar” dedi.
“Hak, Sorumlulukla Anlam Kazanır”
Dr. Bağdadioğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Hasta olmak yalnızca haklara sahip olmak değildir; bu hakları sorumlu bir biçimde kullanmak da aynı derecede önemlidir. Acil servisi gereksiz yere meşgul etmek, randevusuna gelmemek ya da yanlış bilgi vermek sadece kişinin değil toplumun sağlık hakkına zarar verir. Gerçek hasta hakları bilinci, saygı, anlayış ve sorumluluk temeli üzerinde yükselir.”
SORULAR VE CEVAPLAR
Hasta Hakları Günü ne zaman kutlanıyor?
Her yıl 26 Ekim tarihinde, sağlıkta farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanıyor.
Hasta haklarının amacı nedir?
Sağlık hizmetlerinde adalet, eşitlik, güven ve etik değerleri korumaktır.
Hastanın bilgi alma hakkı nasıl sınırlandırılır?
Hekimin süresi, sorumluluğu ve diğer hastalara hizmet verme yükümlülüğü dikkate alınmalıdır.
Tedavi reddetme hakkı nasıl kullanılır?
Hastaya tüm riskler anlatılmalı, onayı yazılı şekilde alınmalıdır. Hayati risk varsa savcılık bilgilendirilir.
Sağlıkta şiddet neden hasta hakkı ihlalidir?
Çünkü şiddet, hem hizmetin kalitesini hem de sağlık çalışanının yaşam hakkını ihlal eder.
Garabey
Yorumlar
Kalan Karakter: