Atakum Sağırlar Derneği, kamuoyuyla paylaştığı açıklamada sağır bireylerin yıllardır karşılaştığı önyargılara, iletişim engellerine ve hak kayıplarına dikkat çekti. Dernek, hak mücadelesini yalnızca söylemle değil, sahada aktif çalışmalarla sürdüreceklerini belirterek kamu kurumlarına ve yerel yönetimlere çağrıda bulundu.
"Sağır" Kimliğimizi Gururla Taşıyoruz
Dernek açıklamasında, "Sağır" kelimesinin toplumda zaman zaman hakaret amacıyla kullanılmasının kabul edilemez olduğu belirtilirken, bu kavramın kendileri için bir eksiklik değil, kimliklerinin önemli bir parçası olduğu vurgulandı.
Açıklamada, yıllardır ötekileştirilen bu kavramın bugün sahiplenilmesinin eleştirilmesinin toplumsal bir çelişki oluşturduğu ifade edildi.
"Bu Bir İnsan Hakları Meselesidir"
Atakum Sağırlar Derneği, sağırlığın tedavi edilmesi gereken bir durum değil, kendine özgü dili ve kültürü bulunan bir topluluğun yaşam biçimi olduğunu belirtti.
Türk İşaret Dili'nin sağır bireylerin ana dili olduğuna dikkat çekilen açıklamada, eğitimden sağlığa, adaletten istihdama kadar tüm kamu hizmetlerinde işaret dilinin erişilebilir olması gerektiği vurgulandı.
Dört Temel Talep Sıralandı
Dernek, kamuoyuna dört temel talebini açıkladı:
-
Sağır çocukların ana dillerinde nitelikli eğitim alabilmesi,
-
Sağlık hizmetlerinde güvenli ve eksiksiz iletişimin sağlanması,
-
Adli süreçlerde nitelikli işaret dili tercümanlarının görevlendirilmesi,
-
İş hayatında fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi.
Açıklamada bu hakların sosyal yardım değil, temel insan hakkı olduğu ifade edildi.
"İşaret Dili Tercümanlığı Uzmanlık Gerektirir"
Basın açıklamasında özellikle işaret dili tercümanlığı konusuna dikkat çekildi.
Kısa süreli kurslarla edinilen sertifikaların profesyonel tercümanlık için yeterli olmadığı belirtilerek, özellikle sağlık, hukuk ve eğitim gibi alanlarda yapılacak hatalı çevirilerin ciddi mağduriyetlere yol açabileceği ifade edildi.
Dernek, kamu kurumlarında yalnızca yetkinliği belgelenmiş, akredite işaret dili tercümanlarının görev yapması gerektiğini savundu.
"Tercüman Hakkı Bir Ayrıcalık Değil"
Açıklamada, sağır bireylerin tercüman talep etmesinin kimseye yük olmak anlamına gelmediği vurgulanarak, bunun erişilebilirlik hakkının doğal bir parçası olduğu belirtildi.
Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'nin de iletişime erişimi temel insan hakları arasında kabul ettiğine dikkat çekilen açıklamada, kamu kurumlarının bu konuda gerekli adımları atması istendi.
Kapsam Haber Analizi
Engelli hakları alanında son yıllarda önemli düzenlemeler yapılmasına rağmen, iletişim erişilebilirliği konusu hâlâ birçok kurumda çözüm bekleyen başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle işaret dili tercümanı eksikliği; sağlık hizmetleri, adli işlemler ve eğitim süreçlerinde sağır bireylerin haklarını doğrudan etkileyebiliyor.
Atakum Sağırlar Derneği'nin açıklaması da bu sorunun yalnızca bir iletişim meselesi olmadığını, eşit vatandaşlık ve insan hakları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: