Kapsam Haber Yazarı Av. Sefer Gök, Türkiye'de 9 yıldır uygulanan ve milyonlarca öğrenci ile çalışanı karanlıkta yollara düşüren "kalıcı yaz saati" uygulamasını hukuk ve mantık çerçevesinde eleştirdi. Gök, "Güneş kararnameyle erken doğmaz" diyerek uygulamanın anayasal haklarla çeliştiğine dikkat çekti.
Türkiye’de 2016 yılından bu yana uygulanan ve özellikle kış aylarında sabahların zifiri karanlıkta başlamasına neden olan "kalıcı yaz saati" uygulaması, tartışılmaya devam ediyor. Kapsam Haber yazarlarından Av. Sefer Gök, kaleme aldığı son makalesinde bu uygulamanın toplum üzerindeki ağır faturasını, hukuki ve biyolojik gerekçelerle gözler önüne serdi.
"Çocuklar Karanlıkta Öğrenmeye Hazırlanamaz"
Yazısında her sabah güneş doğmadan, sokak lambalarının solgun ışığında evden çıkan çocukların yaşadığı drama değinen Av. Sefer Gök, bu durumun 9 yıldır süregelen bir travma olduğunu belirtti. Gök, enerji tasarrufu gerekçesiyle başlatılan uygulamanın, aslında toplumun biyolojik dengesinden tasarruf ettiğini şu sözlerle ifade etti:
"İnsan, diğer tüm canlılar gibi, gün ışığına göre yaşayan bir varlıktır. Çocuk, karanlıkta öğrenmeye hazırlanamaz. Çünkü biyoloji, kararnameyle değişmez."
"Tasarruf Edilen Enerji Değil, Toplumun Ruh Sağlığı"
Av. Sefer Gök, makalesinde Batı bölgelerinde yaşayan milyonlarca insanın gece sayılabilecek saatlerde işe ve okula gitmek zorunda kaldığını hatırlattı. Sabahın erken saatlerinde devlet dairelerinde fiilen kimsenin bulunmamasının, bu düzenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunun bir itirafı olduğunu belirten Gök, "Bu kararı alanların çocukları da aynı karanlıkta mı yollara düşüyor?" sorusunu yöneltti.
Toplumun zihinsel ve bedensel direncinin yavaş yavaş aşındırıldığını savunan Gök, sabahları uykusuz, sinirli ve verimsiz bir toplum yapısının oluştuğuna, trafik kazalarının arttığına ve eğitim performansının düştüğüne dikkat çekti.
"Anayasa'nın 17. ve 42. Maddelerine Aykırı"
Konuyu bir hukukçu gözüyle de değerlendiren Av. Sefer Gök, uygulamanın hukuki dayanağını ve anayasal yükümlülükleri sorguladı. 2016'daki kararın bir kanun değil, Bakanlar Kurulu kararı olduğunu hatırlatan Gök, idarenin takdir yetkisinin dokunulmaz olmadığını vurguladı.
Anayasa’nın devlete, kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme ödevi yüklediğini belirten Gök, şu değerlendirmede bulundu:
"Anayasa’nın 17. maddesi kişinin maddi ve manevi varlığının korunmasını, 42. maddesi ise eğitim hakkını güvence altına alır. Karanlıkta yollara düşen çocuklar için eğitim hakkının güvenli koşullarda sağlandığını söylemek mümkün değildir. İdarenin 'enerji tasarrufu' gerekçesi, ortaya çıkan toplumsal zarar karşısında ölçülülük ilkesini ihlal etmektedir."
"Hatadan Dönmek Erdemdir"
Dokuz yıl boyunca aynı yanlışta ısrar edilmesinin, idarenin takdir yetkisini aştığını belirten Av. Sefer Gök, yazısını yetkililere seslenerek sonlandırdı. "Güneş kararnameyle erken doğmaz, çocukların biyolojisi yönetmelikle değişmez" diyen Gök, devlet aklının hatada ısrar etmekle değil, gerektiğinde geri adım atabilmekle büyüyeceğini ifade etti.
Gök, çocukların her sabah sorduğu o basit ama can yakıcı sorunun artık duyulması gerektiğini vurguladı: "Niye karanlıkta başlıyoruz hayata?"
MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ
Av. Sefer Gök'ün "Karanlıkta Başlayan Günler, Aydınlık Olmayan Bir Akil" başlıklı köşe yazısının tamamını okumak için buraya tıklayınız.
Haber Editörü Notu: Bu haberde yer alan görüşler, Kapsam Haber yazarı Av. Sefer Gök'ün ilgili makalesinden derlenmiştir.

Yorumlar
Kalan Karakter: